All posts tagged: #yazyemeği

Pilavdan Dönenin Kaşığı Kırılsın

Tüm dünyada buğdaydan sonra en çok ekimi yapılan ve ana vatanı Hindistan olan pirinç, Japonya’da kutsal sayılmış, İtalya’da bereketin sembolü olmuştur. Büyük İskender sayesinde Avrupa topraklarına adım atmış, Arapların İspanya’yı işgal etmesiyle tarımı yaygınlaşmıştır. Pirinç, başta pilav çeşitleri ile olmak üzere, mutfağımızda baskın bir yer edinmiştir. Mis gibi has tereyağı kokulu, tane tane dökülen, dişe gelir bir pirinç pilavına karşı koymak kimse için kolay değildir. Tabağa ilave edilen her kaşık, hiç bir zaman fazla gelmez. Ertesi güne kalmaz pilav, kalmamalıdır da. Hoş, zaten ustaca yapılmış bir pilavın tencerede bırakıldığı da pek görülmemiştir.  Tarifler ve yazının devamı için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/pilavdan-donenin-kasigi-kirilsin.aspx Reklamlar

”Oh Be Yaz” Şeftalisi

Benim için şeftali ‘’Oh be yaz’’ demek. Denizden çıkınca mesela, sulu sulu şeftali yemek gibisi yoktur. Yada buz gibi yoğurt üzerine doğradığım şeftalileri, azıcık da taze nane ile çeşnilendirdim mi, al bana nefis bir yaz tatlısı! Bugün de kendimi yormadım, en basitinden leziz bir kahvaltılık hazırladım. Reçel gibi ama sağlığından ödün vermeyen şeftaliler hazırladım. Eksik kalmamanızı dilerim 🙂 Öncelikle şeftalileri, kabukları üzerinde kalacak şekilde dilimledim. Dilimlediğim şeftalileri yeni demlediğim, hali hazırda sıcak olan güllü yeşil çayın içine koydum. İçine vanilya ve bir adet çili biberi ilave edip, iki saat beklettim. Güllü yeşil çayın aromasını iyice içine çeken şeftalileri, taze lorun üzerine dizdim. Şeftali ile çok yakışan taze ahududu ve yaban mersininden de bolca ilave ettim. En son üzerine azıcık bal döküp, taze yaz sabahının tadına tat kattım. Malzemeler: 100gr Taze Lor 2 adet Şeftali 100ml Güllü Yeşil Çay 1 adet Vanilya 1 adet Çili Biberi 2 çorba kaşığı Bal Yaban Mersini Ahududu Not: Yeşil çayın içine koyulacak gülleri aktarlarda bulabilirsiniz.

Pekmezli İncirli Lor Peyniri

Sıcak yaz günlerinin, uzun kahvaltılarına yaraşır kıymette, çarçabuk hazırlayıp afiyetle yiyebileceğiniz bir tarifim var: Pekmezli İncirli Lor Peyniri. İncirin en bol, en güzel olduğu bu günlerde, kendimi incir yemekten alıkoyamıyorum.Aydın’ı olsun, Kavak’ı olsun fark etmiyor, hepsi birbirinden kokulu ve lezzetli. Başlı başına çok sevdiğim bir meyve olmakla birlikte, farklı malzemeler ile kullanmayı da çok seviyorum. Özellikle de peynirlerle! Hele bir de keçi peyniri ise, of ki ne of… Bu kez peynirlerden en hafifini seçip, kaymak kokulu taze lor peyniri üzerine dilimledim. Üzerine de az miktarda, hiç şeker kullanılmadan yapılmış üzüm pekmezi gezdirdim. Yanında ceviz ve sade kahve. İşte o kadar… Not: Ben bu sefer lor peynirini hazır satın aldım. Ama ara sıra yaptığım çok kolay bir tarifim var; Süte tuz katıp tencereye alıyorum. Ocağın altını yakıp 80 dereceyi geçmeyecek şekilde (termometre kullanmak gerekiyor) ara ara karıştırarak ısıtıyorum. Sütün üzeri ince bir kaymak tabakası tutunca ocaktan alıyorum. İçine elma sirkesi ilave edip, 1 dakika kadar karıştırıyorum. Oda sıcaklığında 2.5 saat bekletiyorum. Daha sonra bir tel süzgeç içine tülbent yerleştirip, kesilen sütün parçalarını bu beze yerleştiriyorum. Bezin …

Zencefilli Bamya Turşusu

Bamya turşusu en sevdiğim turşulardandır. Kütür kütür, ekşimtrak bol lezzetli bu turşuyu yemeye doyamam. Özellikle içki yanında, kavrulmuş badem ile birlikte enfes olur. Bamyaların en güzel zamanları olan şu günlerde bolca alıp, kış için kurmak lazım. Önümüzdeki günlerde bununla ilgili çalışmaya başlayacağım. Ama öncesinde, iki günde hazır olacak yeni bir deneme yaptım. Karamelize soğanlı fırında bamya yemeği (https://sonmastori.com/2014/07/18/karamelize-bamya/ ) yapmak için aldığım bamyalar içinden en iri olanları seçtim.  İyice yıkayıp kenara koydum. Bir kavanoza; deniz tuzu, tane kişniş, rende taze zencefil, bal, elma sirkesi ve ılık su koyup, tuz eriyinceye kadar karıştırdım. İçine seçmiş olduğum iri bamyaları koyup, kavanozun kapağını kapattım. Kavanozu iyice çalkalayıp, 2 gün sonra görüşmek üzere buzdolabına kaldırdım. Malzemeler: 1 tatlı kaşığı tane kişniş 1 tatlı kaşığı taze zencefil (rende) 1 tatlı kaşığı bal 2 tatlı kaşığı tuz 4 tatlı kaşığı elma sirkesi 8 tatlı kaşığı ılık su 1 avuçtan biraz fazla bamya

Kayısılı Tart

Tatlı nadiren yediğim için, burada çok fazla tarifini paylaşmıyorum, işte böyle ara sıra… Yaptım mı da rafine şeker kullanmamaya dikkat ediyorum, tıpkı bugünki tarifimde olduğu gibi. Zaten kayısıların güzel zamanı, hepsi olmuş baldan tatlı… Hal böyle olunca, ilave şekere hiç gerek kalmadı. Öncelikle basit tart hamurunu hazırladım. Oda sıcaklığında yumuşattığım tereyağını krema kıvamına gelene kadar çırptım. İstediğim kıvama gelince çırpılmış yumurtayı ilave edip karıştırmaya devam ettim. Öte yanda tam buğday unu, bir tutam tuz ve keçiboynuzu tozunu karıştırdım. Tart hamurunun biraz tatlı olmasını istediğimden ve kayısılara çok yakışacağını düşündüğüm için bu tarife keçiboynuzu unu kattım. Daha sonra un karışımına çırpılmış tereyağ ve yumurta karışımını ilave edip, güzelce yoğurdum. Yoğurduğum hamuru, streç film ile sarıp bir saat buzdolabında dinlendirdim. Bir saatin sonunda hamuru buzdolabından çıkartıp, merdane yardımıyla yağlı pişirme kağıdına yaydım. Bu şekilde yaydığım hamurun ortasına dört parçaya ayırdığım kayısıları dizdim. Hamurun kenarlarını, gelişi güzel bohça gibi kapattım. Önceden ısıttığım 180 derecelik fırında, kayısılar güzelce karamelize olup, tart pişinceye kadar 35 dakika pişirdim. Pişen tartı fırından çıkartıp, soğuması için kenara aldım. Diğer tarafta yoğurt,bal ve ince …

Muhteşem Domates Sosu

Bugün aklımda başka bir tarif paylaşmak vardı, ama dün bir arkadaşım şahane bir domates sosu tarifi isteyince, ben de domates sosu yapmaya karar verdim. Garanti ediyorum bu kadar kolay yapılan ve bu kadar lezzetli bir domates sosu daha olamaz. Tabi her zaman olduğu gibi kullanılan malzemenin önemi büyük. Bu sosu kışın yapmaya kalkarsanız tatsız tuzsuz, renksiz ve lezzetsiz bir sos elde edersiniz. Kullandığınız domates ne kadar iyi olursa, sos da o kadar iyi olacaktır. Kötü domates ile iyi bir domates sosu yapmanın imkan ve ihtimali yoktur. Ben Çanakkale ve Gökçeada domateslerinin büyük hayranıyım, bunlar Türkiye’de yetişen en lezzetli domatesler kanımca. Özellikle pek bilinmese de Gökçeada’nınki bir başka lezetlidir. Bugün Gökçeada domatesi bulma ihtimalim olmadığı için Çanakkale kullandım. Öncelikle domateslerin kabuklarını soyup, bütün olarak sos tenceresine koydum. Üzerine tuz, karabiber, elma sirkesi, azıcık toz şeker koyup, güzelce ezdim. Ezdiğim domateslerin üzerine bol zeytinyağı, 1 dal taze biberiye, sarımsak ve sadece kabuğunu soyup, bütün olarak bıraktığım, kuru soğan koydum. Bu şekilde, yüksek ateşte bir kere fokurdattım. Sonra ocağın altını kısarak, azıcık su ilave ettim. Bu şekilde ara …

Fırında Yaz Kabağı

Bir yaz daha biterken etrafımdaki herkes, (ben dahil) bu yazdan birşey anlamadığından şikayet ediyor (her zamanki gibi). Ama nasıl ki tebdil-i mekanda ferahlık vardır, tebdil-i mevsimde de refah vardır, hele ki yılın en güzel ayı Eylül’e girerken… Mevsim ganimetlerinden sonuna kadar yararlanmakta fayda var. Güzel, yeşil, küçük yaz kabaklarını görünce hem kahvaltılık hem de hafif garnitürlük bir yemek yaptım. Öncelikle kabakları 1.5cm genişliğinde yuvarlak dilimledim. Az zeytinyağı ve sarımsak ile yaklaşık 6 dakika soteledim. Sotelediğim kabakları fırın tepsine yerleştirip tuz ve karabiber ilave ettim. Üzerine çeçil peyniri didikleyip, ılınması için beklettim. Diğer tarafta yumurtaları,yumurta beyazlarını ve sütü iyice çırptım. Muskat ve taze biberiyeleri ilave edip kabakların üzerine döktüm. Son olarak üzerine az tuzlu Manyas Peyniri rendeleyip 200derecelik fırında 35 dakika pişirdim. Malzemeler: 1kg kabak 3 yumurta 3 yumurta beyazı 100gr Çeçil Peyniri 90ml süt 50gr az tuzlu Manyas Peyniri 2 diş sarımsak 1 dal taze biberiye 1 tutam muskat Tuz & karabiber