All posts tagged: #yaz

”Oh Be Yaz” Şeftalisi

Benim için şeftali ‘’Oh be yaz’’ demek. Denizden çıkınca mesela, sulu sulu şeftali yemek gibisi yoktur. Yada buz gibi yoğurt üzerine doğradığım şeftalileri, azıcık da taze nane ile çeşnilendirdim mi, al bana nefis bir yaz tatlısı! Bugün de kendimi yormadım, en basitinden leziz bir kahvaltılık hazırladım. Reçel gibi ama sağlığından ödün vermeyen şeftaliler hazırladım. Eksik kalmamanızı dilerim 🙂 Öncelikle şeftalileri, kabukları üzerinde kalacak şekilde dilimledim. Dilimlediğim şeftalileri yeni demlediğim, hali hazırda sıcak olan güllü yeşil çayın içine koydum. İçine vanilya ve bir adet çili biberi ilave edip, iki saat beklettim. Güllü yeşil çayın aromasını iyice içine çeken şeftalileri, taze lorun üzerine dizdim. Şeftali ile çok yakışan taze ahududu ve yaban mersininden de bolca ilave ettim. En son üzerine azıcık bal döküp, taze yaz sabahının tadına tat kattım. Malzemeler: 100gr Taze Lor 2 adet Şeftali 100ml Güllü Yeşil Çay 1 adet Vanilya 1 adet Çili Biberi 2 çorba kaşığı Bal Yaban Mersini Ahududu Not: Yeşil çayın içine koyulacak gülleri aktarlarda bulabilirsiniz. Reklamlar

Zencefilli Bamya Turşusu

Bamya turşusu en sevdiğim turşulardandır. Kütür kütür, ekşimtrak bol lezzetli bu turşuyu yemeye doyamam. Özellikle içki yanında, kavrulmuş badem ile birlikte enfes olur. Bamyaların en güzel zamanları olan şu günlerde bolca alıp, kış için kurmak lazım. Önümüzdeki günlerde bununla ilgili çalışmaya başlayacağım. Ama öncesinde, iki günde hazır olacak yeni bir deneme yaptım. Karamelize soğanlı fırında bamya yemeği (https://sonmastori.com/2014/07/18/karamelize-bamya/ ) yapmak için aldığım bamyalar içinden en iri olanları seçtim.  İyice yıkayıp kenara koydum. Bir kavanoza; deniz tuzu, tane kişniş, rende taze zencefil, bal, elma sirkesi ve ılık su koyup, tuz eriyinceye kadar karıştırdım. İçine seçmiş olduğum iri bamyaları koyup, kavanozun kapağını kapattım. Kavanozu iyice çalkalayıp, 2 gün sonra görüşmek üzere buzdolabına kaldırdım. Malzemeler: 1 tatlı kaşığı tane kişniş 1 tatlı kaşığı taze zencefil (rende) 1 tatlı kaşığı bal 2 tatlı kaşığı tuz 4 tatlı kaşığı elma sirkesi 8 tatlı kaşığı ılık su 1 avuçtan biraz fazla bamya

365 gün 6 saat ve 34 yıl

Bir haftadır yazamadım… Dört günlük kısa ama dopdolu bir Assos tatilinin ardından Salı akşamı şehre geri döndüm. Hem kendi doğumgünümü hem de sonmastori.com’un doğumgününü fırsat bilip İlke’yle yaz sezonunu kapattık. Geçtiğimiz Cumartesi, 13 Eylül benim, bir gün öncesi 12 Eylül de Son Mastori’nin doğumgünü idi… Ben 34, Son Mastori’m 1 yaşını doldurdu, şimdilerde yürümeye ve konuşmaya başladı… Geçen seneden bu zamana çok şey değişti tabi, ama hala en sevdiğim yemek torik lakerda. Tatlılardan da en çok bitter çikolatalı dondurmayı seviyorum ve hala yerken bütün suratımı dondurma yapıyorum. Astrolojik haritama göre burcum başak, yükselenim akrep, ay akrep, mars akrep, merkür terazi ve venüs aslan. Son bir senedir fuşya rengi ruja dadandım, oysa ki evvelden hiç ruj sevmezdim. Kendime söz verdim ama, sürücü ehliyetimi yine, bu sene de alamadım, zaten boşverdim, hem kaptan olmak daha havalı dedim. Denizi çok severim, doğum günümde çocukluğumdaki gibi denizden çıkmadım, akşam sofrada gözlerim kan çanağı yeni yaşıma kadeh kaldırdım. Dondurma varken doğumgünü pastasına ne gerek var, bu kez yaban mersinli ve balbademli yedim. Not: Yeni tarif yarın!

Meyvalı Buzlu Çay

Sıcak çay harareti alır derler, varsın alsın… Ben, yazın ortasında çayımı buz gibi içenlerdenim. Ama öyle hazır, içinde ne olduğu belli olmayan, tenekelerden değil. Sağlıklı, yapımı kolay, taze malzemeli, şekersiz, ev yapımı olanı içerim. Öncelikle demlik poşet çayların üzerine kaynar su döküp, çayın demlenmesini bekledim. Yaklaşık 20 dakika sonra, demlikten poşetleri çıkarttım. Çayı sürahiye koyup, soğuması için oda sıcaklığında beklettim. İyice soğuduktan sonra üzerine soğuk su ilave edip, buzdolabına kaldırdım. Limonları ve misket limonlarını dilimledim. Nane yapraklarını incecik doğradım. Kayısıların çekirdeklerini çıkartıp dilimledim. Bardağa limon, misket limonu, ince doğranmış ve doğranmamış nane yaprakları ile soğuk çayı koyup tatlandırmak için 2 çorba kaşığı kadar karadut suyu koydum. (Karadut suyunu en basit haliyle, dutları ezerek elde edebilirsiniz) Üzerine bol buz ve 1-2 adet kiraz ilave edip, en basit yoldan lezzetle serinledim.

Tereyağda Ahtapot, Oğlak Kol, Kuzu Sırt

Bu hafta biraz yoğundu, bir türlü fırsat bulup yazı yazamadım. Tam hadi dedim, bu sefer de yorgunluk ağır bastı, özürlerimi kabul edin. Geçtiğimiz Çarşamba özel bir davetin yemeklerini yapmak üzere, Salı akşamüzeri İstanbul’a geldim. Son yazımda da yazmıştım. Konukların içinde Rahmi Koç da vardı. Yemek sonrası, tanışma sırasında uzunca sohbet ettik. Rahmi Bey çok kibar, matrak, tam bir Beyefendi. Kendisine yemek yapmaktan ve tanımış olmaktan büyük memnuniyet duydum. Neler pişirdim diye merak ediyorsanız söylemem, ama menüden bir yemek bu haftanın tariflerinden biri olacak, söz. Çarşamba aynı zamanda eşimle evlilik yıldönümümüzdü. Henüz kutlayamadık ama bu hafta bir şampanya hakkımızdır:) Perşembe Ada’ya geri döndüm. Döner dönmez haftasonu için hazırlıkları yaptım. Tereyağda ahtapot, kuzu sırt, fırında oğlak kol, barbunya pilaki, ançuezli fava, patlıcanlı pilav bu hafta en çok tercih edilenler oldu. Hemen arkadaki tepeden taze kekikleri, nam-ı diğer eşek kekiklerini toplayıp, taptaze domateslerin üzerine serpiştirdim. Ada zeytinyağı ve deniz tuzu ile bence menünün en doyulmaz lezzeti idi. Kanımca özellikle yazın herşeyi basit ve yalın tutmalı, gösterişe gerek yok… Sabah İstanbul’a gidiyorum, hatta şu an feribottayım. Temmuz ayı böyle …