All posts tagged: uludağpremiumblog

Dondurma Ciddi Bir İştir

Her çocuk gibi benim de küçükken en sevdiğim tatlı (hatta belki de yemek) dondurma idi. Yaz zamanı her gün 1 tane dondurma yeme hakkım olurdu ve ben bunu genellikle çikolatalı dondurma için kullanırdım. Benim için çikolatalı dondurma bir yana karadutlu, vişneli, kaymaklı, limonlu, fındıklı gibi çeşitler diğer yanaydı. Dondurmamı kornette ister, üzerine mutlaka ki sos (çikolata) ve bolca fındık fıstık koydurup bir köşeye oturur, usulca yerdim. O günlerden bu günlere çok zaman geçti, kocaman oldum ama dondurma konusunda hislerim pek değişmedi. Artık her gün bir dondurma yemiyorum ama kendisi hala en sevdiğim tatlı. Karşılaştığım tüm çeşitleri bir bir deniyorum ama hala bir numaralı tercihim çikolatalı. Ve elbette ki hala, dondurma yerken başka hiç bir şey yapmıyorum. Konuşmadan, yürümeden, kimseyi dinlemeden, etrafı izlemeden sadece dondurmamın keyfini çıkarıyorum. Çünkü dondurma yemek ciddi bir iştir. Yazının devamı ve nefis dondurma tarifi için 🙂 http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/dondurma-ciddi-bir-istir.aspx  Reklamlar

Pilavdan Dönenin Kaşığı Kırılsın

Tüm dünyada buğdaydan sonra en çok ekimi yapılan ve ana vatanı Hindistan olan pirinç, Japonya’da kutsal sayılmış, İtalya’da bereketin sembolü olmuştur. Büyük İskender sayesinde Avrupa topraklarına adım atmış, Arapların İspanya’yı işgal etmesiyle tarımı yaygınlaşmıştır. Pirinç, başta pilav çeşitleri ile olmak üzere, mutfağımızda baskın bir yer edinmiştir. Mis gibi has tereyağı kokulu, tane tane dökülen, dişe gelir bir pirinç pilavına karşı koymak kimse için kolay değildir. Tabağa ilave edilen her kaşık, hiç bir zaman fazla gelmez. Ertesi güne kalmaz pilav, kalmamalıdır da. Hoş, zaten ustaca yapılmış bir pilavın tencerede bırakıldığı da pek görülmemiştir.  Tarifler ve yazının devamı için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/pilavdan-donenin-kasigi-kirilsin.aspx

Elma Dersem Ye!

Sarı-kızıl, biraz ıslak, biraz serin ama rengarenk Ekim’i, elma yemeye doyamadığım ay olarak adlandırırsam hiç de abartmış olmam. Gülgiller familyasının bu nadide meyvesi, oldum olası en sevdiğim lezzetlerin başında yer almıştır. Anavatanı Güney Kafkaslar olarak bilinen elma, dünyaya Orta Asya’dan yayılmıştır. Yurdumuzda 500, Dünyada ise 6500 çeşidi bulunmaktadır. Türlerine göre değişiklik göstermekle birlikte Temmuz sonu başlayan elma hasadı, Ekim ayı sonuna kadar devam eder. Yine de en lezzetli, en sulu ve en aromatik türlerinin Ekim ayı boyunca toplandığını hatırlatmamda fayda var. Coğrafi işaretli Amasya elması, Starking Delicious, Fuji, Braeburn, Granny Smith gibi bu çok leziz türler hep Ekim elmalarıdır. Masallara, mitolojik hikayelere, kutsal metinlere elma kadar konu olmuş bir başka meyve daha yoktur. Cennetten kovduran bu ‘’yasak meyve’’, yerçekimi kanununun simgesi olmuştur. Pamuk Prenses’e zehir olmuş olsa da, gerçek hayatta şifa kaynağıdır. ‘’Her gün bir elma yiyenin evine doktor girmez’’ denir. Vitamin deposu, lif kaynağı, kalp dostudur. Marifetlerini say say bitmez canım elmaların. ( Devamı için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/elma-dersem-ye.aspx  )