All posts tagged: #turkey

Toplayın Eşyaları Yaylalara Gidiyoruz

Güzel bir sürprizim var; 9-12 Ağustos 2018 tarihlerinde, Doğu Karadeniz’de ‘’Yoga ve Yayla Tatili’’ için kolları sıvadık 🙂 Sabah ve akşam olmak üzere, günde 2 seans olacak olan yoga asana dersleri benden, nefis manzaraları ile Gito, Sal, Pokut, Elevit Yayları, Fırtına Vadisi ve Hemşin köyleri gezileri ise Türkiye’nin en iyi doğa rehberlerinden biri olan, profesyonel doğa ve dağ rehberi Ömer Bayraktutan tarafından gerçekleştirilecek. Kalacağımız otel işte böyle bir yer 🙂 http://www.nordicotel.com Turumuzun detayları için linke tıklamanız yeterli https://www.bukla.com/karadeniz-yoga-kampi3gece Bir de unutmadan, olur da gönlünüze yatar ve gelmek isterseniz kayıt yaptırmadan önce lütfen benimle irtibata geçin.  ***Turumuz kesin kalkışlı. Yerimiz sınırlı, az kişiyiz 🙂 Reklamlar

Her Peynirin Anlatacak Bir Masalı Vardır

Dünyada pek fazla bilinmese de, doğrusu memleketimiz bir peynir cennetidir. Anadolu’nun dört bir yanında binlerce yıllık geleneği sürdürerek yapılan onlarca çeşit peynir türü, tarihten günümüze sofralarımıza ulaşır. Üretildiği bölgenin havasını, suyunu, toprağını, çayırını, çimenini, böceğini, çiçeğini damağımıza fısıldayan, bir masal anlatıcısıdır peynir. Gözümüzü kapatıp tattığımızda, kulaklarımızda ineklerin çanını, tenimizde yaylaların havasını hissetmemiz mümkündür. Peynir sadece peynir değil, kültürel bir olgu ve dünyanın en eski besinlerinden biridir. Yerleşik hayata geçiş ile birlikte insanoğlu avcılıktan hayvan yetiştiriciliğine yöneldi. İlk evcilleştirilen hayvanlardan biri olan koyunun midesinden yapılan tulum içinde tesadüfen ekşiyen süt ile birlikte, peynir yapımı keşfedildi. Sonraki yıllarda bilinçli bir şekilde gerçekleştirilen bu süreç, zaman içinde farklı coğrafya ve kültürlerde yaygınlaştı. Yazının devamı ve tarif için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/turkiyenin-tulum-peynirleri.aspx   

Dalından Sofraya Kutsal Lezzet;Zeytin

Kişisel olarak, benim en sevdiğim ve dünyanın en sağlıklı meyvesi olarak bilinen zeytinin, hasat dönemi Ekim ayı itibari ile yurt genelinde başladı. Sayısız türü bulunan ve dört mevsim yeşil olan zeytin ağaçları, ilkbahar sonunda çiçeklenir. Daha sonra bu çiçekler zeytin olur ve bu zeytinlerin kimisi yemelik olur sofraları taçlandırır, kimisi de zeytinyağı yapımında kullanılır. (yazının devamı ve tarif için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/dalindan-sofraya-kutsal-lezzet-zeytin.aspx  

Tavşan Kanı

Sonunda ayaklandım ve iki gün önce, yılın ilk işi için Trabzon ve Rize-Çamlıhemşin’e gittim. Fotoğrafları kurgulayıp, yazıları yazmadan önce buradan ufak bir başlangıç olsun; şimdi herkese benden -demli- bir çay! Not 1: Fotoğrafa dikkatli bakarsan çayın kalbini göreceksin. Tüm yazı ve fotoğraflar yakında; http://www.letsgodergi.com adresinde, LetsEat köşemde olucak. Not 2: Çay ile ilgili müthiş bir site var biliyormusun? Bilmiyorsan muhakkak bak; http://www.caycek.com Son Mastori

Pamukkale Güney Bağları’nda Bir Cumartesi

Yediğim içtiğim benim olsun, bu kez size duygularımı anlatayım… Geçtiğimiz Cumartesi çok güzel insanlarla birlikte, sabah 6.30 uçağı ile Pamukkale’ye gittik. Ev sahibemiz dünya tatlısı, – gülmek sana çok yakışıyor kadın- Selda Tokat idi. Tokat ailesi Denizli’li, 1972 yılından beri şarap üreten bir aile. Geçtiğimiz Mayıs ayında kaybettikleri büyük Amca Fevzi Tokat firmanın kurucusu. Şu an Yasin Tokat önderliğinde, her yudumda bizleri mutlu etmeye devam ediyorlar. Yasin Bey 68 kuşağı, dürüst, açık sözlü, mert bir insan. Bunun yanında son derece kibar, kültürlü bir beyefendi. Bırakın yalamayı, mürekkep yutmuş bir Gıda Mühendisi. Ailesinden, topraklarından, bağlarından, emekçi çiftçilerinden bahsederken gözlerinin içi gülüyor. O anlattıkça ben gururlanıyorum, hem yaptıkları, hem kendileri bu ülkenin büyük kıymetleri. Tam olarak bilinemeyen değerleri de, beni bir o kadar hüzünlendiriyor… Başka yerde olsa diyorum… malumunuz, cümleyi siz tamamlayın. Onlarca insana emek kapısı açmış, her sene 50 üniversite öğrencisine burs veren, bölgeyi kalkındıran Tokat ailesi, eliyle, tırnağıyla, yüreğiyle bugünlere gelmiş, ilham veren bir aile. Denizli’de boşuna her 5 çocuktan birinin adı Yasin değil… “Yüreğimde rafting yapacak nehirler vardı” diye anlattı Yasin Bey işine olan …

365 gün 6 saat ve 34 yıl

Bir haftadır yazamadım… Dört günlük kısa ama dopdolu bir Assos tatilinin ardından Salı akşamı şehre geri döndüm. Hem kendi doğumgünümü hem de sonmastori.com’un doğumgününü fırsat bilip İlke’yle yaz sezonunu kapattık. Geçtiğimiz Cumartesi, 13 Eylül benim, bir gün öncesi 12 Eylül de Son Mastori’nin doğumgünü idi… Ben 34, Son Mastori’m 1 yaşını doldurdu, şimdilerde yürümeye ve konuşmaya başladı… Geçen seneden bu zamana çok şey değişti tabi, ama hala en sevdiğim yemek torik lakerda. Tatlılardan da en çok bitter çikolatalı dondurmayı seviyorum ve hala yerken bütün suratımı dondurma yapıyorum. Astrolojik haritama göre burcum başak, yükselenim akrep, ay akrep, mars akrep, merkür terazi ve venüs aslan. Son bir senedir fuşya rengi ruja dadandım, oysa ki evvelden hiç ruj sevmezdim. Kendime söz verdim ama, sürücü ehliyetimi yine, bu sene de alamadım, zaten boşverdim, hem kaptan olmak daha havalı dedim. Denizi çok severim, doğum günümde çocukluğumdaki gibi denizden çıkmadım, akşam sofrada gözlerim kan çanağı yeni yaşıma kadeh kaldırdım. Dondurma varken doğumgünü pastasına ne gerek var, bu kez yaban mersinli ve balbademli yedim. Not: Yeni tarif yarın!