All posts tagged: #tarif

Kış Hazırlıklarının En Tatlı Hali: Reçeller

Eskilerin tabiri ile ‘’Limonata gibi havalar’’ yaşadığımız sonbaharın bu ilk günleri, kış hazırlıklarını tamamlamak için elimizdeki son fırsat. Meyve ve sebzelerin çeşit bakımından bol ve bereketli olduğu Eylül ayı, kanımca kış hazırlıklarının en tatlı hali olan, reçel yapımı için tam bir biçilmiş kaftan. Elbette her mevsim, sezonun taze meyveleri ile reçel yapmak mümkün ama en azından yaz meyvelerini kullanabileceğimiz son zamanlar olduğunu akılda tutmakta fayda var.  Yazının devamı; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/kis-hazirliklarinin-en-tatli-hali-receller.aspx Reklamlar

Ballı Künefe

Geleneksel tatlılar içinde en çok künefeyi severim. Doğrusu oturup da, tek başıma bir porsiyon bitirmişliğim yoktur ama, az şerbetli ve pişkin oldu mu tadından yenmez. Kırk yılın başı bir kaçamak yapıp, iki üç çatal yediğim künefeye alternatif, tüy gibi hafif bir tatlı yaptım bu sefer. Üstelik her zaman olduğu gibi, bu tatlıda da rafine şeker kullanmadım. Ve tüm işlem yalnızca 10 dakika sürdü. Öncelikle 10 cm.lik tavayı zeytinyağladım. Bir avuç aldığım taze tel kadayıfı, yağladığım tavaya yaydım. Üzerine tiftiklediğim dil peynirini koydum. Bir avuç daha tel kadayıf alıp, peynirlerin üzerini güzelce kapattım. Ocağın altını açıp, kadayıfı pişirmeye başladım. Bu esnada kıvamı tam tutturabilmek için ocağın altını zaman zaman açtım, zaman zaman da kıstım. Bir tarafı nar gibi kızarınca, diğer tarafı pişirdim. Çevirme işlemini bir kere daha tekrar edip, dil peynirinin iyice erimesine müsade ettim. Bu şekilde, her iki tarafı da kızaran kadayıfı servis tabağına aktardım. Üzerine bal döküp, bir ferahlık versin diye ince kıydığım nane yapraklarını da ilave ederek bekletmeden servis ettim. Malzemeler 2 avuç tel kadayıf 1 büyük dilim dil peyniri (100 gr kadar) …

Siyah Trüf Mantarlı Erişte

‘’Memleketin Yaban Ormanlarından’’ Siyah Trüflü Poşe Yumurta tarifimi okuyanlar (https://sonmastori.com/2016/06/23/memleketin-yaban-ormanlarindan-siyah-truflu-pose-yumurta/), Saklı Orman ( http://www.sakliorman.com ) ile çoktan tanıştı. Trüf siparişi veren oldu mu bilmiyorum ama, ben 9 günlük Bayram Tatilili rehavetini üzerimden atıp, yeni bir tarif yaptım bile. Üstelik bu sefer, hayatında eli tava tutmamış birinin bile yapabileceği kolaylıkta. Bulmuşum Saklı Orman’ı, sezonu geçmeden bol bol trüflü yemekler yapmaz mıyım?.. Geçen tarifte de söylediğim gibi trüf mantarı; yağlı, kremalı, sert peynirli, hamurlu birliktelikleri seviyor. Ayrıca yumurta, makarna, pirinç ile de çok yakışıyor. Trüf ile yemek yaparken unutulmaması gereken diğer önemli püf noktası ise; mantarın lezzetini bastıracak yoğunlukta malzemeden kaçınmak gerektiğidir. Bunları akılda tuttuktan sonra işiniz kolay; gelsin trüflü ziyafetler! Tabi kullanım alanı bu saydıklarım ile sınırlı değil; sebzelerden özellikle enginar ile, kümes hayvanları ile, tavşan ve keklik gibi av hayvanları ile hatta çikolata ve kakao ile kullanıp, fevkalade lezzetler yaratmak mümkün. Az rastlanır kullanımları ile ilgili daha detaylı bilgiyi, bir sonraki tarifimde bulabileceksiniz. Ama önce gelelim bugünkü Siyah Trüf Mantarlı Erişte tarifime. Geniş bir makarna tenceresini tuzlu su ile doldurup ocağın altını açtım. Su kaynayınca Erişteleri …

Ançuezli Kıtır Patates

Sicilya notlarımı ve fotoğraflarımı karıştırır oldum son günlerde. Sanırım özledim… Nasıl güzeldir; denizi, dağı tepesi, Etna’sı, şarabı, limonu… Fotoğraflara baktıkça tekrar gitmiş gibi oluyor, notlarımı okudukça, sahi ya bak bu da vardı diyorum. Hal böyle olunca, yeni tarifimi Sicilya’dan esinlenerek yaptım. Tarifin anahtar malzemeleri olan ançuez ve şam fıstığı, Sicilya Mutfağı’nın önemli malzemeleri arasında yer alıyor. Etna ve çevresi Ada’nın fıstık bahçesi konumunda. Volkanik toprak yapısının da etkisiyle Etna fıstıklarının oldukça kendine has bir lezzeti var. Ben bu tarifi, Antep Fıstığı kullanarak yaptım. Ançuezler de Gelibolu’dan 🙂 Patateslerin kabuklarını soyup küp küp doğradım. Doğradığım patatesleri az zeytinyağlı tavada, durmadan karıştırarak kızartmaya başladım. Üstleri hafifçe kızarınca ançuezleri ve kuru tarhun otunu ilave ettim. Bu şekilde patatesler iyicece kızarıp, kıtır kıvama gelene kadar devam ettim. Ançuezlerin eriyip, patateslerin içine işlediğini göreceksiniz. Daha sonra nar gibi kızaran patatesleri servis tabağına aktardım. Üzerine bolca toz ve tane Antep Fıstığı koydum. Azıcık da karabiber ilavesi ile yemeğimi tamamladım. Not: Ançuezli Kıtır Patates özellikle kuzu yemekleri ile birlikte nefis olacaktır. Malzemeler: 500gr patates 100gr ançuez 100gr toz Antep Fıstığı 100gr iç …

Kabak ve Keçi Peynirli Açık Börek

Hiç keyfimiz yok… Malum, diken üzerinde yaşar olduk… Yaşanan her katliam sonrası, her şeyin çabucak normale döner olması da ayrı garip geliyor. Yemek ve seyahat yazıları okuduğunuz burada, bu satırları yazmak istemezdim ama, ülkece gündemimiz pek karanlık… Tek isteğimiz huzurla, kendi seçimlerimiz ile, özgürce yaşamak. Gelelim bugünkü Kabak ve Keçi Peynirli Açık Börek tarifime. Aramızda börek sevmeyen olduğunu sanmıyorum. Elde açılmış incecik yufkalar arasına ister kıyma, ister peynir girsin, tereyağı ve kızgın fırın ile buluştu mu değmeyin lezzetine. Hele bir de çıtır çıtır oldu mu bir dilim, iki dilim derken bakmışsın tepsi yarılanmış. Hal böyle olunca, bu sefer tek yufkadan, olabilecek en hafif böreği yaptım. Adına da açık börek dedim. Öncelikle kabakları iyice yıkayıp, kabuklarını soymadan dikey olarak incecik kestim.Kabakları zeytinyağı, tuz ve karabiber ile ovalayıp döküm tavada ızgara yaptım. Öte yanda orta boy bir teflon tavaya zeytinyağı döküp içine yufkayı yerleştirdim. Yufkayı, altı üstü iyice çıtır olacak şekilde, döndüre döndüre pişirdim. Yufka istediğim kıvama gelince kenara aldım. Üzerine keçi labne peyniri sürüp, kabakları yerleştirdim. Dereotu ve frenk soğanı ile lezzetlendirip üzerine zeytinyağı gezdirdim. Son …

Karamelize Soğanlı Ilık Nohut

Bol zeytinyağı ve bol soğana ihtiyacımız var. Her zaman değil tabii, ama bu tarif için ikisinin de çokça olması gerek! Ana malzeme ise nohut. Malzeme az, işlem çok basit ve netice lezzetli mi lezzetli. (gene geldi Son Mastori sözü) Denemekten çekinmeyin, bol bol yapıp ister garnitür ister ana yemek olarak afiyetlenin. Öncelikle nohutları 8 saat soğuk suda beklettim. Suyunu süzüp bol suda, diri kalacak şekilde haşladım. Suyunu süzüp, kabuklarını soydum. Nohutlar haşlanırken kuru soğanları ince ince doğrayıp, zeytinyağında karamelize ettim. Fırın kabına nohutları ve karamelize soğanı koyup, üzerine zeytinyağı, deniz tuzu ve karabiber ilave ederek önceden ısıttığım 200 derecelik fırında 8 dakika pişirdim. Nohutları fırından çıkartmaya yakın, bir tavada dolmalık fıstıkları kavurdum. Nohutları fırından çıkartıp üzerine kavurduğum dolmalık fıstıkları koydum. Son olarak biberiye, taze tarhun otu ve sumak ilave ederek, ılık servis ettim. Not: Özellikle kuzu etleri ile mükemmel uyum sağlayacaktır. Malzemeler: 500 gr Nohut 3 Adet İri Boy Kuru Soğan 2 Dal Biberiye 1 Avuç Taze Tarhun Otu 45 gr Dolmalık Fıstık 1 Tatlı Kaşığı Sumak Deniz Tuzu & Karabiber Zeytinyağı

Armutlu Salatalık Salatası

Meyveleri salataların içinde kullanmaya bayılıyorum. Çilekle semizotu, körpe ıspanak ile portakal ve karpuz ilaveli klasik çoban salatası en çok yaptığım meyveli salataların başında yer alıyor. Bir önceki tarifim olan Limon ve Tarhun Otlu Tavuk ile birlikte servis ettiğim, Armutlu Salatalık salatası da meyveli salata çeşitleri içinde en sevdiklerimden biri. Üstelik hafif ekşimtrak tavuk yemekleri ile de mükemmel uyum sağlıyor. Ayrıca, yanına birşey yakıştırmaya gerek kalmadan da (özellikle sıcak öğlen saatleri için) başlı başına son derece leziz ve hafif bir öğün oluyor. Bence bir deneyin… Öncelikle salatalıkların kabuklarını soyup, küp küp doğradım. Armutları yıkayıp, kabukları ile birlikte ortadan ikiye kestim. Ortasından çekirdeklerini çıkartıp, salatalıklarla aynı ebatta olacak şekilde doğradım. Doğradığım salatalık ve armutları kaseye alıp, limon suyu ile güzelce karıştırdım. Öte yanda kestiğim taze soğanları kaseye ilave ettim. Siz taze soğan yerine, kırmızı soğan da kullanabilirsiniz. Gerek tat, gerekse renk açısından salatayı zenginleştirecektir. Ben o gün manavda kırmızı soğan bulamadığım için, taze soğan kullandım. Salataya bir kaç parça semizotu yaprağı ilave edip üzerine bolca sumak ekledim. Son olarak salatayı tuz, karabiber, zeytinyağı ve nar ekşisi ile …