All posts tagged: #şarap

Jean Luc Colin ile Şarap Atölyeleri

Bordeaux Önoloji Enstitüsü çalışmalarının temel alındığı bir şarap eğitimine katılmak ister misiniz? Anatolian Vineyards’ın düzenlediği şarap eğitimlerinin yeni dönemi; 1 Kasım Salı akşamı ‘’Duyuların Keşfi’’ programı ile, Park Hyatt Nişantaşı’nda başlıyor. Atölyelerin tamamı, uzun yıllardır Türkiye’de yaşayan ve Türkiye’nin önde gelen birçok şarap firmasına danışmanlık veren, Fransız Önolog Jean Luc Colin tarafından verildiğini belirtmemde fayda var. Eğitimler; şarap severlere ve de sadece profesyonellere yönelik olmak üzere ikiye ayrılıyor. Atölye tarihleri ve fiyat bilgileri ile ilgili detaylar için; http://www.anatolianvineyards.com  adresini ziyaret edebilirsiniz. Sağlıkla! Reklamlar

”Şimdi Hemen Bir Roze Aç”

Pamukkale Güney Bağları’nda Bir Cumartesi yazımın üzerinden 2 sene geçti https://sonmastori.com/2014/09/30/pamukkale-guney-baglarinda-bir-cumartesi/ ve ben yine, geçtiğimiz Cumartesi bu kez senenin ilk bağ bozumunu yapmak için, Pamukkale Şarapları Güney Bağları’na gittim. Geçtiğimiz 2 seneye bakıyorum da, o gün az çok tanıdığım Selda, kahkahası eksik olmasın çok sevdiğim dostum oldu. Ve Pamukkale Şarapları hala güzel şaraplar yapmaya, Türkiye’yi tanıtmaya ve bölgeyi kalkındırmaya devam ediyor. Güney’de hala yeni doğan 3 oğlan çocuğundan 1’ine Yasin ismi koyuluyor ve hala, en çok Ziraat Mühendisi yeğenler yoruluyor. Bu kez bizimle akşam yemeğine kalamayan Yasin Bey, hala çok güzel türkü söylüyor mu bilemem ama, kendisi hala şakaları ve hoş sohbetiyle etrafını eğlendirmeye devam ediyor. Hala kimse, Selda kadar güzel gülemiyor ve Güney’in susuz domatesleri hala çok ama çok lezzetli… Bu senenin ilk bağ bozumu biraz erken geldi ve 14 Ağustos Pazar günü, Sultaniye üzümleri ile ilk hasat yapıldı. Umarım ayağımız uğurlu gelir de bereketi bol, güzel bir sene olur Pamukkale Şarapları için. Ayrıca bu sene bir yenilik olarak Pamukkale Güney Bağları’nda benim de bir asmam oldu 🙂 aldık elimize tebeşirleri yazdık tahtalara isimlerimizi, …

Sen Çok Yaşa Bacchus!

Dünyada şarabın ve şarapçılığın kalbi olan şehirlerden biri Bordeaux’ya (Bordo) gitmek için bin bir neden sayabilirim. Ve bu nedenlerin başında elbette ki; şarap, üzüm, asma, doğa, şarap, şatolar, şarap, yemek, peynir ve şarap şarap şarap geliyor. Güneydoğu Fransa’nın Aquitaine-Limousin-Pouitou-Charantes bölgesinde yer alan Bordeaux, ’’Aquitaine’ın İncisi’’ ve ‘’Uyuyan Güzel’’ olarak adlandırılıyor. Bakmayın siz birilerinin ‘’Uyuyan Güzel’’ değine, zira burası gayet yaşayan bir şehir. Bordeaux ve çevresi hakkında yazacağım çok konu olmakla birlikte önceliği bayıldığım Bar a Vin’a vermek istiyorum. Bordo’da az zamanım var, şehir merkezinde tek bir yere gidebiliyorum nereye gideyim diye soran olursa, bir an bile düşünmeden Bar a Vin’a git derim. Ya da Bordo’ya geldim, çok heyecanlıyım nereden başlayayım diye düşünene cevabım yine aynı; Bar a Vin! Burası şehrin merkezinde, Bordo’yu anlamak ve tatmak için mükemmel bir yer. Uzun tavanlı, aydınlık, yerleri bastıkça gıcırdayan, modern dokunuşlarla klasik döşenmiş bir şarap barı. Tamamı Bordo şaraplarından oluşan geniş bir şarap seçkisine sahip. Bordo’da yer alan hemen hemen tüm apelasyonların şaraplarını, şişe ya da kadeh olarak tatmak mümkün. Yiyecek menüsünde şarküteri çeşitleri, Fransız peynir çeşitleri, kaz ciğeri …

Çiçek Açtıran Yer

Ne zamandır gitmek istiyor, bir türlü fırsat yaratamıyordum. Sonunda hadi dedik 24 saat yeter. Biletler alındı, bir sırt çantası ile atladık uçağa doğru İzmir’e; İsa Bey Bağları ve Bağ Evine… İzmir Adnan Menderes Havaalanın’dan araba ile sadece 10 dakika süren bir yol sonrası doğa ile iç içe geçmiş, asmalar, ağaçlar ve kuş sesleri ile cıvıldayan, bahardan daha bahar, insana çiçek açtıran bir yer burası. Türkiye’nin en eski ve köklü şarap firmalarından Sevilen Şaraplarına ait İsa Bey Bağları ve Bağ Evi, adını firmanın kurucusu olan İsa Güner’den alıyor.   Bulgaristan göçmeni olan İsa Bey, Sevilen Şaraplarını 1942 yılında İzmir’de kurmuş. Günümüzde Güner Ailesi’nin üçüncü kuşak üyeleri tarafından işletilen Sevilen Şaraplarında şarap yapımı, her iyi şaraphanede olduğu gibi bağda başlıyor. İzmir’deki bağlarının dışında, üzümlerin cinsine göre yapılan toprak analizleri neticesinde, Türkiye’de şaraplık üzüm açısından en verimli topraklara sahip Denizli’nin Güney ilçesinde de bağları bulunuyor. Şaraplar bağdan başlayıp şaraphanede yapımına, meşe fıçılarda dinlendirilip şişeleneceği tarihe kadar, Bordo bölgesi kökenli Fransız şarap uzmanı Florent Dumeau danışmanlığında yapılıyor. Sevilen Şarapları, özellikle İkon Serisi şarapları ile yalnızca ülkemizde değil, dünyadaki en …

Kapadokya Sonrası İki Yazı Arası

Geçen hafta Konya’dan İstanbul’a döner dönmez – adeta sadece bavulumu değiştirip -Kapadokya’ya gittim. Konya’da olduğu gibi, Kapadokya’ya da Let’sGoDergi için gittim. Üç gün durdurak bilmeden bölge lezzetlerinin peşine düştüm. Neredeyse kaybolup gidicek, tek tük kişinin yaptığı, öyle nefis lezzetler var ki, hepsini birbir yazacağım. Kapadokya büyülü bir yer, her gittiğimde aynı heyecana kapılıyorum. Coğrafyası, kayası bir yanda, renkleri kültürü öbür yanda. Fakat kaç kere gittiysem, hep iş için oldu. Bu kez kendime söz verdim, bir sonraki gidişim tatil için olacak… Ama önce Konya serisi var bitirmem gereken. Sanıyorum bu hafta Edirne yazıları da yayınlanmaya başlar. Tüm bu lezzetler serisi dışında, ben de her zamanki gibi tattıklarımdan, gördüklerimden ilham aldım, yepyeni tarifler geliştirdim aklımda. Çarşamba akşamı Son Mastori Pişirsin Biz Yiyelim’e katılacak olanlar bunlardan birini tadıcak; menüye koydum. Sonrasında her zamanki gibi ben buradan tariflerimi paylaşacağım. Bu arada Çarşamba akşamı için ördeklerim de geldi. O zaman, başlasın yarın hazırlıklar 🙂

Tanıştırayım; Konya Küflü Peyniri

Bildiğiniz ya da bilmediğiniz üzere, LetsGoDergi için Konya’dayım. Dün sabah erkenden geldim, birazdan İstanbul’a dönüyorum. Evet şu an havalimanından bildiriyorum. Konya’nın altını üstüne getirdim diyebilirim. Sille Köyü, Kilistra, Çatalhöyük, Hacı Şükrü, Somatçı, Kadınlar Pazarı bunlardan sadece bazıları. Tüm detayları, Konya Lezzetleri yazıları olarak, LetsEat köşemde okuyabileceksiniz. Ama Konya’nın bir lezzeti var ki, -bayılırım- Konya Küflü Peyniri; sadece okumakla yetinmeyip tadabilmeniz için yanımda getiriyorum! Haftaya 19 Kasım’da Göztepe Bağdat Caddesi, Vino Steak House’da yapacağım Son Mastori Pişirsin Biz Yiyelim yemeğinde, bu nefis lezzeti tadabileceksiniz. Hala bakmadıysanız, menü için linki tıklayabilirsiniz; https://sonmastori.com/2014/11/05/19-kasim-carsamba-son-mastori-pisirsin-biz-yiyelim/ Bir de az yerim kaldı, hatırlatırım. Sonra okumadım, duymadım demeyin 🙂