All posts tagged: #sağlıklıtarif

Narenciyeli Somon Tartare

Her çeşit narenciyeyi yemeklerde kullanmayı çok seviyorum. Özellikle de deniz mahsullerinde. Portakal, mandalina ya da limon olsun, tüm narenciye çeşitlerini su ürünlerine çok yakıştırıyorum. Izgara edilmiş balık üzerine limon sıkmaktan söz etmiyorum elbette. Hatta kanımca pişmiş balık üzerine limon sıkmak, güzelim balığa yapılabilecek en kötü muamele olacaktır. Has dokunuş, narenciyeleri pişmeden evvel kullanmaktır. Zira narenciyelerin içindeki meyve asidi, özellikle yağlı deniz mahsulleri ile dengelenecek ve pişme esnasında hoş bir aroma bırakacaktır. Pişirme işlemi için illaki bir ısı kaynağına da ihtiyacınız yok; yalnızca tuz ve meyve asidi ile hem sağlıklı hem de leziz yemekler yapmak mümkün. Tıpkı az sonra paylaşacağım, Narenciyeli Somon Tartare tarifinde olduğu gibi. En yağlı balık çeşitlerinden biri olan somon balığı, neredeyse her türlü tarife yakışan son derece lezzetli bir balıktır. Köftesi, fümesi, basitçe ızgara yapılmış hali mi desem, yoksa fırında portakalla pişmişi mi?.. Hepsinin lezzeti ayrı güzel…Somon pişirirken dikkat edilmesi gereken en önemli kural balığı fazla pişirip, kurutmamaktır. Ben somon balığının en çok tartare halini seviyorum. Son derece basit ama bir o kadar zor yapılmış gibi duran bu yemeği, siz de davetlerinizde …

Soya Soslu Ballı Brüksel Lahanası

Brüksel lahanasını severim. Brüksel lahanası ile birçok değişik tarif yapmak mümkündür ve özellikle kümes hayvanlarının yanında çok iyi bir eşlikçidir. ‘’Nedense’’ diye sormama gerek yok, kendisi sebze çeşitlerinin en sevilenleri arasında yer almaz. Yer almaz, çünkü genellikle yanlış pişirilir. Düzgün pişirilmemiş brüksel lahanası (sevmeyenlere hak veriyorum) yenmese daha iyidir. Oysa ki basit birkaç püf noktası ile hem vakit almayan, hem de çok leziz tarifler yaratmak oldukça kolaydır. En akılda tutulması gereken püf noktası, bu minyon lahanaların çok pişirilmemesi gerektiğidir. Bunu bildikten sonra işiniz kolay, aklınıza gelen değişik varyasyonları deneyebilirsiniz. Ben bu sefer biraz Uzakdoğu vari bir tat yaptım. Öncelikle iyice temizlediğim brüksel lahanalarını kaynar, tuzlu suda 3 dakika haşladım. Haşladığım lahanaların suyunu süzüp, susam yağı koyduğum tavaya aktardım. Harlı ateşte alt üst 2 dakika pişirdim. Lahanalar pişerken bal ve soya sosunu karıştırdım. Ocağın altını kapatmadan hemen evvel, ballı soya sosunu lahanaların üzerine döktüm. Güzelce karıştırıp, bekletmeden tabaklara aktardım. Son olarak üzerine, önceden kavurduğum yer fıstıklarını koyup yemeği tamamladım. Malzemeler 500gr. Brüksel Lahanası 75 ml Soya Sosu 1 çorba kaşığı Bal 1 çorba kaşığı Susam Yağı …

Beyaz Peynir Ezme

Peynirden peynir yapmayı çok seviyorum. ‘’Ne demek şimdi bu’’ derseniz, kısaca birden fazla peyniri karıştırıp, çeşnilendirip yeni bir peynir elde etmek diyebilirim. Mesela bugün yapıp, ismine beyaz peynir ezmesi dediğim tarif gibi. Kavuna, karpuza, rakıya, çaya eşlik eden, simite, poğaçaya, börek içine itina ile yerleştirilen beyaz peynir, her daim bu ülkenin en sevilen peynirlerinin başında yer almıştır. Güzeli de hakikaten çok lezzetli olur. Ben en çok inek,koyun ve keçi sütü karışık, yarı sert, orta yağlı olanlarını seviyorum. Kireç gibi bembeyaz, yağsız, tuzsuz olanlarını isteyen alsın; aman ben almayayım! Beyaz peynir ayrıca, peynirden peynir yapmak için oldukça ideal bir peynir. Lor peyniri ya da krem peynir ile karıştığında nefis olur. Ben bu sefer krem peynirle yaptım. Beş dakikada hazır, farklı bir meze yapmak istiyorsanız, buyurun yapım aşamasına. Öncelikle beyaz peyniri iri parçalar halinde bölüp mutfak robotuna koydum. İçine krem peynir, limon suyu, limon kabuğu rendesi, ılık su ve zeytinyağı ilave edip robotu çalıştırdım. Karışım kremamsı bir hal alınca robottan çıkarttım. Servis kabına alıp üzerine kırık ceviz içi, zeytinyağı ve karabiber koydum. Yanına pita ekmekleri ya da …

Zencefilli Bamya Turşusu

Bamya turşusu en sevdiğim turşulardandır. Kütür kütür, ekşimtrak bol lezzetli bu turşuyu yemeye doyamam. Özellikle içki yanında, kavrulmuş badem ile birlikte enfes olur. Bamyaların en güzel zamanları olan şu günlerde bolca alıp, kış için kurmak lazım. Önümüzdeki günlerde bununla ilgili çalışmaya başlayacağım. Ama öncesinde, iki günde hazır olacak yeni bir deneme yaptım. Karamelize soğanlı fırında bamya yemeği (https://sonmastori.com/2014/07/18/karamelize-bamya/ ) yapmak için aldığım bamyalar içinden en iri olanları seçtim.  İyice yıkayıp kenara koydum. Bir kavanoza; deniz tuzu, tane kişniş, rende taze zencefil, bal, elma sirkesi ve ılık su koyup, tuz eriyinceye kadar karıştırdım. İçine seçmiş olduğum iri bamyaları koyup, kavanozun kapağını kapattım. Kavanozu iyice çalkalayıp, 2 gün sonra görüşmek üzere buzdolabına kaldırdım. Malzemeler: 1 tatlı kaşığı tane kişniş 1 tatlı kaşığı taze zencefil (rende) 1 tatlı kaşığı bal 2 tatlı kaşığı tuz 4 tatlı kaşığı elma sirkesi 8 tatlı kaşığı ılık su 1 avuçtan biraz fazla bamya

Şeftalili Yoğurt Dondurma

İster yaz olsun, ister kış yoğurttan dondurma yapmayı çok seviyorum. Mevsimine göre kullandığım meyveler, baharatlar ve otlar değişiyor olsa da, yöntemim hep aynı ve çok basit. Mümkün mertebe az malzeme ile kullandığım ana meyvenin tadını ön planda tutmaya çalışıyorum. Ayrıca hiç rafine şeker kullanmıyor, sadece az miktarda bal kullanıyorum. Hatta bazen hiç bal kullanmadığım, yalnızca meyvenin şekeri ile tatlandırdığım da oluyor. Hal böyleyken, dışarıda çok nadir dondurma yiyorum. ‘’Süt tozu mu kullanılmış, glikoz mu, yok içinde palmiye yağı mı var’’ gibi endişeler yaşamadan, gönül rahatlığı ile yiyorum yaptığım dondurmaları. Öncelikle belirtmeliyim ki; böylesi lezzetli ve tam kıvamında bir dondurma yapabilmeniz için, bir dondurma makinesine ihtiyacınız var. Bunun için basit, ev tipi, küçük bir makina yeterli olacaktır. Ben benimkini 5 sene evvel aldım ve çok da memnunum. Makine alamam diyorsanız, hazırlayıp buzluğa attığınız dondurma karışımını her saat başı karıştırmanız gerekli. Aksi halde donma işleminin homojen bir şekilde gerçekleşmesi mümkün olmayacaktır. Ama ben yine de bir makina almanızı tavsiye ederim, zira ne kadar karıştırırsanız karıştırın, makinenin kıvamına dolayısıyla da lezzetine erişmek mümkün değil. Bu seferki yoğurt dondurmamda …

Trüflü Tereyağı ve Trüflü Risotto

Saklı Orman’dan aldığım siyah trüf ile, yapılabilecek en klasik yemeklerden biri olan; Trüflü Risotto yapmasam olmazdı. Bol tereyağlı, kremamsı yapılı bu risotto; trüften gelen eşsiz aromalarla, her kaşıkta yemeğe doyulmaz bir lezzete dönüşüyor. Yapımı oldukça kolay ve zevkli olmakla birlikte, sadece biraz sabır, çok az da kol gücü gerektiriyor. Tarife öncelikle trüflü tereyağı yapmak ile başladım. Risotto yaparken bolca kullandığım tereyağını, bu kez lezzetini daha da güçlendirmek için trüflü olarak kullandım. Öncelikle fırça yardımı ile temizlediğim trüfü, küçük tırnak büyüklüğünde parçalar olacak şekilde doğradım. Oda sıcaklığında yumuşak kıvama gelen tereyağının içine doğradığım trüfleri az miktar tuz ile birlikte ilave edip, güzelce karıştırdım. Tezgaha serdiğim yağlı fırın kağıdının üzerine trüflü tereyağını döktüm. Tereyağına elimle uzun silindir biçimi verdikten sonra, yağlı kağıdı streç film ile sarıp buzluğa kaldırdım. Bu şekilde 6 ay buzlukta kalabilir. Kullanmak istediğiniz zaman, buzluktan çıkarıp halka halka kesmeniz yeterli olacaktır. Makarna, risotto, erişteler ile kullanabileceğiniz gibi, tavada yumurta yaparken ya da ızgara ettiğiniz bonfile üzerine bir parça koyup eritebilirsiniz. Ben hazırladığım trüflü tereyağının bir kısmını başta da belirttiğim gibi, risotto yapımında kullandım. Gelelim …

Kabak ve Keçi Peynirli Açık Börek

Hiç keyfimiz yok… Malum, diken üzerinde yaşar olduk… Yaşanan her katliam sonrası, her şeyin çabucak normale döner olması da ayrı garip geliyor. Yemek ve seyahat yazıları okuduğunuz burada, bu satırları yazmak istemezdim ama, ülkece gündemimiz pek karanlık… Tek isteğimiz huzurla, kendi seçimlerimiz ile, özgürce yaşamak. Gelelim bugünkü Kabak ve Keçi Peynirli Açık Börek tarifime. Aramızda börek sevmeyen olduğunu sanmıyorum. Elde açılmış incecik yufkalar arasına ister kıyma, ister peynir girsin, tereyağı ve kızgın fırın ile buluştu mu değmeyin lezzetine. Hele bir de çıtır çıtır oldu mu bir dilim, iki dilim derken bakmışsın tepsi yarılanmış. Hal böyle olunca, bu sefer tek yufkadan, olabilecek en hafif böreği yaptım. Adına da açık börek dedim. Öncelikle kabakları iyice yıkayıp, kabuklarını soymadan dikey olarak incecik kestim.Kabakları zeytinyağı, tuz ve karabiber ile ovalayıp döküm tavada ızgara yaptım. Öte yanda orta boy bir teflon tavaya zeytinyağı döküp içine yufkayı yerleştirdim. Yufkayı, altı üstü iyice çıtır olacak şekilde, döndüre döndüre pişirdim. Yufka istediğim kıvama gelince kenara aldım. Üzerine keçi labne peyniri sürüp, kabakları yerleştirdim. Dereotu ve frenk soğanı ile lezzetlendirip üzerine zeytinyağı gezdirdim. Son …