All posts tagged: #recipe

Pırasa ve Keçi Peynirli Frittata

Bildiğiniz ya da bilmediğiniz üzere, geçtiğimiz Ocak ayından beri Usla Akademi’de, Uzun Dönem Profesyonel Aşçılık öğrencilerine ”Dünya Mutfakları” dersi veriyorum. Koskoca 2 dönemi arkada bıraktık ve her dönem olduğu gibi, ilk iki hafta İtalya Mutfağını işliyoruz. Ve her ders istisnasız hem benim, hem de öğrencilerin canı fena halde anlattığım yerlere gitmek istiyoruz. Her ne kadar bu hafta Fransa’ya geçmiş olsak da (Paris, Nice, Lyon fark etmez uçak bileti almamak için kendimi zor tutuyorum), geçen iki haftanın İtalyan etkisi pırasaların körpeliği ile birleşince, pırasa ve keçi peynirli frittata yapmaya karar verdim. Frittata İtalya’nın genelinde yapılan, yapıldığı yere göre malzemelerde farklılık gösteren bir omlet çeşidi. Bütün halinde pişiriliyor ve Fransız omletleri gibi katlanmıyor. Kek gibi dilimlenerek yeniyor. Dışarıdan bakınca kuru gibi gözükse de içinin sulu ve yumuşak olması gerekiyor. Frittatayı sabah, öğlen ya da akşam her öğün yemek mümkün. Öncelikle pırasaları ince ince doğradım. Zeytinyağı ile karışık tereyağlı tavada yumuşayana kadar kavurdum. Tuz ve karabiberini koyup, üzerine çok az süt ile çırptığım yumurtaları ilave ettim. Tek tarafı pişince çevirmeden evvel üzerine parçalara ayırdığım keçi peynirlerini koydum. Sonra …

Kış Hazırlıklarının En Tatlı Hali: Reçeller

Eskilerin tabiri ile ‘’Limonata gibi havalar’’ yaşadığımız sonbaharın bu ilk günleri, kış hazırlıklarını tamamlamak için elimizdeki son fırsat. Meyve ve sebzelerin çeşit bakımından bol ve bereketli olduğu Eylül ayı, kanımca kış hazırlıklarının en tatlı hali olan, reçel yapımı için tam bir biçilmiş kaftan. Elbette her mevsim, sezonun taze meyveleri ile reçel yapmak mümkün ama en azından yaz meyvelerini kullanabileceğimiz son zamanlar olduğunu akılda tutmakta fayda var.  Yazının devamı; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/kis-hazirliklarinin-en-tatli-hali-receller.aspx

Evde Yılbaşı Sofrası Hazırlamanın İncelikleri

31 Aralık akşamlarının en sevdiğim tarafı, yakınlarımla birlikte kurduğum sofralar olur. Bu yüzdendir ki, yılbaşı akşamlarını hep evde sevdiklerimle birlikte geçirmek isterim. İsterim ki sofra erkenden kurulsun, herkes masada yerini alsın ve gece geç saatlere kadar tüm eğlence masanın etrafında dönsün. Siz de bu sene yılbaşını evde kutlamaya karar verenlerdenseniz, işinizi kolaylaştırıp biraz da ilham almak adına, yazının devamında yer alacak önerilerime ve tariflerime kulak kabartın derim. Yazının devamı ve tarifler için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/evde-yilbasi-softasi-hazirlamanin-incelikleri.aspx

Dalından Sofraya Kutsal Lezzet;Zeytin

Kişisel olarak, benim en sevdiğim ve dünyanın en sağlıklı meyvesi olarak bilinen zeytinin, hasat dönemi Ekim ayı itibari ile yurt genelinde başladı. Sayısız türü bulunan ve dört mevsim yeşil olan zeytin ağaçları, ilkbahar sonunda çiçeklenir. Daha sonra bu çiçekler zeytin olur ve bu zeytinlerin kimisi yemelik olur sofraları taçlandırır, kimisi de zeytinyağı yapımında kullanılır. (yazının devamı ve tarif için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/dalindan-sofraya-kutsal-lezzet-zeytin.aspx  

Reyhanlı Kuru Patlıcan Dolması

Klasik tarifleri burada nadiren paylaşıyor olsam da, esasında sıklıkla yapıyorum. Bu klasikler arasında en çok zeytinyağlıları, dolmaları ve sarmaları yapmayı sevdiğimi söyleyebilirim. Bugün tarifini paylaşıyor olduğum etli kuru patlıcan dolması, sadece yapmasını değil, yemesini de çok sevdiğim bir yemektir. Kadıköy Çarşısı içinde yer alan Çiya Sofrası, kuru patlıcan dolmasını nefis yapar! Doğrusunu söylemek gerekirse, ilk açıldığından bu yana lezzeti değişmeyen yegane yemeği de bu kuru patlıcan dolmasıdır. Acısı, ekşisi, yağı, tuzu tamdır. Ben de, bir iki farklılıkla onunkine benzer yaparım. Dikkat edilmesi gereken sadece bir-iki püf noktası, geresi zaten patlıcanın lezzeti… Öncelikle kuru patlıcanları tuzlu, kaynar suda 10 dakika haşladım. Patlıcanları haşlama suyundan çıkarır çıkarmaz, pişmelerini durdurmak için buzlu suya aktardım. O esnada dolmanın içini hazırladım: Kuzu-dana karışık kıymanın içine; incecik dövülmüş sarımsak, kuru nane, biber salçası, sumak, kırmızı pul biber, bulgur (pirinç de koyulabilir), taze reyhan, tuz ve karabiber koyup güzelce yoğurdum. Patlıcanların içini hazırladığım harç ile doldurdum. Patlıcanların ağızlarını iyice birbirine yapıştırıp, sırayla dıştan içe doğru tencereye dizdim. Üzerine zeytinyağı ve domates suyu koyup kısık ateşte bir saat pişirdim. Piştirdikten sonra 5-10 dakika …

İstanbul Coffee Festival’a Davetiye Kazanma Şansı!

Lezzetli Kahvelerin Sponsoru Uludağ Premium Doğal Kaynak Suyu sunar: 6 – 7- 8 – 9 Ekim tarihlerinde KüçükÇiftlik Park’ta düzenlenecek olan İstanbul Coffee Festival’e davetiye kazanmak isteyenler için basit bir sorum var; Kahve demleme işlemi esnasında kullanılan suyun kaç derece aralığında olması gereklidir? Cevabı yarın öğlen (4.Ekim Salı) 10.00 ‘a kadar, inciozayhatipoglu@gmail.com adresine doğru olarak ileten ilk 20 kişi, Festival’e tek kişilik davetiye kazanacak! Bol şanslar!

Lezzetine Doyum Olmayan Şehir; San Sebastian

Gün batımına yakın, gökyüzünün eflatun ile pembeye büründüğü, taze bir bahar günü tanıştım San Sebastian ile. Belli ki yağmur şöyle bir yağmış ve hemen yerini güneşe bırakmıştı. İyot ile toprak kokusu birbirine karışmış, buram buram Nisan kokuyordu. Biliyordum, daha önce de yaşamıştım; ilk bakışta aşktı bu! (yazının devamı ve fotoğraflar için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/lezzetine-doyum-olmayan-sehir-san-sebastian.aspx )