All posts tagged: #pilav

Pilavdan Dönenin Kaşığı Kırılsın

Tüm dünyada buğdaydan sonra en çok ekimi yapılan ve ana vatanı Hindistan olan pirinç, Japonya’da kutsal sayılmış, İtalya’da bereketin sembolü olmuştur. Büyük İskender sayesinde Avrupa topraklarına adım atmış, Arapların İspanya’yı işgal etmesiyle tarımı yaygınlaşmıştır. Pirinç, başta pilav çeşitleri ile olmak üzere, mutfağımızda baskın bir yer edinmiştir. Mis gibi has tereyağı kokulu, tane tane dökülen, dişe gelir bir pirinç pilavına karşı koymak kimse için kolay değildir. Tabağa ilave edilen her kaşık, hiç bir zaman fazla gelmez. Ertesi güne kalmaz pilav, kalmamalıdır da. Hoş, zaten ustaca yapılmış bir pilavın tencerede bırakıldığı da pek görülmemiştir.  Tarifler ve yazının devamı için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/pilavdan-donenin-kasigi-kirilsin.aspx Reklamlar

Meyvelerin Gücü Adına

Gastronomi kültürümüzü incelediğimizde taze ve kuru meyvelerin, sıcak ya da soğuk yemekler içinde sıklıkla kullanıldığını görüyoruz. Meyveciliğe çok önem vermiş Selçukluların, turfanda kavun yetiştirmesi, aşılamalar yapmaları, bahçıvanlıkta ne kadar ileri seviyede olduklarının kanıtlarına birer örnektir. Bu dönemde Anadolu’da meyvelerden karpuz, kayısı, şeftali, ayva, kavun, patlıcan, turunç, limon, erik, elma, üzüm, nar ve zeytin yetiştiriliyordu. Taze nar taneleri yalnızca pirinç pilavlarının ya da çok sevilen helvaların üzerini süslemekle kalmaz, pekmez, nar ekşisi ve şerbet yapımında da sıkça kullanılırdı. Tatlı narlardan yapılan pekmezleri baldan ayırmanın zor olduğu yazılmıştır. Meyve kurutma konusunda da uzman olan Selçuklular’ın özellikle kuru kayısısı dillere destandı. Bu kayısılar Anadolu’dan uzak diyarlara ihraç ediliyordu. Ürünlerin doğal tatlarının ortaya çıkarılmasının büyük önem taşıdığı, baharat kullanımının az miktar ve çeşitte kullanıldığı Osmanlı mutfağına baktığımızda da, meyvelerin hem çiğ olarak, hem de… ( yazının devamı ve tarifler için tıklayın: http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/meyvelerin-gucu-adina.aspx )

Pırasalı Ilık Pilav

İçine girdiği her yemeğe ayrı bir lezzet katan pırasa, sonbahar ve kış aylarının en sevdiğim sebzelerinden biridir. Çorbası, dolması, zeytinyağlısı, ekmeği, böreği, çöreği say say bitmez kullanırım. Bugün; pırasaya ayılan bayılan, olsa da olur olmasa da olur diyen ya da burun büken herkesin yapması gereken nefis bir pilav tarifim var. Yapması kolay, malzemesi az hem de leziz mi leziz! E hadi buyurun o zaman… Pırasaları 1 santim kalınlığında doğradım. Ezdiğim sarımsakları incecik kesip, pırasalar ve basmati pirinci ile birlikte pilav tenceresine koydum. Üzerine zeytinyağı, tuz ve karabiber ilave edip tüm malzemeyi orta ateşte kavurdum. On dakikanın sonunda sıcak su ilave edip, tencerenin kapağını kapattım ve ocağın altını kıstım. Pirinçler suyunu çekince ocağı kapattım. Pilavın üzerine havlu kağıt koyup, demlenmesi için on beş dakika beklettim. Pilav demlenince, üzerine kavurduğum iç bademleri koydum. Ve son olarak, kuru nane ilavesi yaptığım pırasalı pilavı, ılık servis ettim. Not: Ferahlatıcı bir tat yaratmak için, üzerine limon kabuğu rendesi koyabilirsiniz. Kavrulmuş iç badem yerine, kavrulmuş çam fıstığı da bu pilava çok yakışacaktır. Malzemeler: 150gr Basmati Pirinci 300gr Pırasa 2 diş sarımsak …

Siyah Pirinçli Bahar Somonu

Canım çok balık çektiğinde, iyisini bulamadığım zamanlar somon alıyorum. Somon malum, çiftlik balığı. Vahşisini bulmak neredeyse imkansız, bu sebepten ancak iyi balık bulamadığım zamanlar alıyorum. Geçen yine baktım istediğim gibi bir balık yok, (biraz da tembel bir günümdü) aldım iki iri parça somon. Balıkçı alıştı artık, derisi kalsın mı diye sormuyor (tabi ki kalsın, derisi en güzel yeri!) Aldığım derisi kalsınlı somonları çabucak, azıcık zeytinyağında içini sulu, ortasını az pişmiş bırakacak şekilde sadece tuz ve karabiber ile döküm tavada pişirdim. Yanında bol naneli marul salatası ile yemek tamam (dedim ama tembel günümdeydim ). Parçalar iri olunca bitiremedik. Üzerini kapa, hop buzdolabına. Ertesi gün buzdolabını aç; açtım. Dün geceden artmış ızgara somon, zeytinyağlı enginar, henüz pişirmediğim iç bakla, soya filizi, zencefil. Hepsini çıkarttım, tezgaha koydum. Baktım az birşey (50 gr ) siyah pirinç kalmış, ızgara somona pek yakışır. Malzemeler tamam! Siyah pirinci sıcak tuzlu suda bir saat beklettim. Bir saatin sonunda suyunu süzüp, 150 ml suda haşladım. Öte yandan iç baklaları limonlu suda haşladım. Pişen baklaları kabuklarından ayırıp zeytinyağı, tuz ve karabiber ile harmanladım. Zeytinyağlı enginarları …

Hindistan Cevizi Pilavı

Hindistan Cevizi Pilavı demem yanlış esasında bu tarife; Hindistan Cevizi Sütlü Pilav daha uygun çünkü bu pilavı hindistan cevizi sütü ile yapıyorum. Bu pilav Karayip Adaları’nda, Uzakdoğu’ya gittiğimizde ise Hindistan’ın bazı bölgeleri ve Tayland’da farklı yorumlarla karşımıza çıkıyor. Tayland’da özellikle yerfıstığından yapılan bir sos olan satay sosla birlikte çok yakışıyor. Eskiden, Karayip’lere yakın olduğum dönemlerde, Miami’de öğrenci iken çok yapardım. Zaten ilk Jamaika’lı bir arkadaşımdan görmüştüm. Bu tarif Jamaika’lıların yaptığından çok farklı olsa da Uzakdoğu tarzına daha yakın.Uzun zamandır yapmıyordum, hazır canım da yazdan kalma barbunya çekmişken ikisini birden yaptım. Barbunya bildiğimiz zeytinyağlı barbunya yalnız bu sefer maydanoz yerine kişniş koydum, hem de bolca! Öncelikle basmati pirincini zeytinyağında, pirinçler şeffaflaşıncaya kadar az tuz ile birlikte kavurdum. Pirinci geleneksel pilav yapar gibi önceden suda bekletmenize gerek yok. Basmati hem daha az nişastalı bir pirinç olduğu için, hem de bu pilavın tane tane değil biraz yapış yapış olması gerektiği için suda bekletmedim. Pirinçler şeffaflaşınca sıcak su ve hindistancevizi sütü ilave ile ocağın altını kısıp, tencerenin kapağını kapattım. Pirinç suyunu çekince ocağın altını kapatıp, üzerine kağıt havlu koyarak …

Hamsili Pilav

Bayılırım dediğimiz yemekler vardır ya, işte Hamsili Pilav benim için bunlardan biridir. Ama öyle baharatsız, üzümsüz, fıstıksız (tatsız-tuzsuz) olanını değil. Bol fıstıklı,bol üzümlü, bol soğanlı, bol tarçınlı azıcık tatlı olanını severim. Bir oturuşta koca tabağı da yemem, az yerim tadı damağımda kalsın isterim. Bu yüzden hep küçük tekli porsiyonlarda hazırlarım, bugün de minik tart kalıplarını kullandım. Öncelikle hamsilerin orta kılçığını çıkarttım, güzelce yıkayıp temiz bir havluya sıra ile dizdim. Üzerine limon sıkıp, havluyla kapatıp buzdolabına kaldırdım. Balıkları iyice kurutmak için havluyla dolaba kaldırdım. Kuru soğanı irice küp küp doğradım. Zeytinyağında pembeleşene kadar kavurdum, çam fıstıklarını ve kuş üzümlerini ilave edip fıstıklar renk değiştirene kadar kavurdum. Sonra pirinci, tarçını, yenibaharı, kuru naneyi, şekeri, tuz ve karabiberi koyup yarım limon suyu ve sıcak su ilavesi yaptım. Ocağın altını kısıp, tencerenin kapağını kapattım. Yaklaşık 15 dakika sonra hazır olan pilavı ocaktan alıp, soğumaya bıraktım. Pilav soğuyunca taze dereotu ve taze nane koyup, karıştırdım. Tart kalıplarını hafifçe zeytinyağladım. Kalıpların tabanına hamsileri sık olarak yerleştirdim, ortasına soğumuş pilavı koyup, bohça gibi kapattım. Üzerine karabiber ve limon dilimi koyup, 200 derecelik …

Zencefilli Yeşil Çaylı Basmati Pilavı & Körili Sarı Mercimek

Bugün iki tarifim var. Biri, çaylı tarif sözüm olduğu için, diğeri ise hem etsiz pazartesi için, hem de bu iki yemeğin birbiri ile çok yakıştığını düşündüğüm için. Yeşil çaylı basmati pirinci pilavı ve Körili sarı mercimek. İlk olarak pilavdan başlıyım; Basmati pirinci, anavatanı Hindistan olan, uzun, ince görünümlü, hafif aromalı ve az nişastalı, değerli bir pirinç türüdür. Pişirirken az su ister, ve çabuk hazır olur. Bu pilavı yapmak için öncelikle Ronnefeldt’den aldığım zencefilli, safranlı yeşil çayı 6 dakika demledim. Pirinci az zeytinyağı ve tuz ile yakmamaya özen göstererek kavurup üzerine sıcak yeşil çayı koydum. Ocağın altını kısıp, tencerenin kapağını kapattım. Pirinç suyunu çekince ocağın altını kapatıp, demlenmeye aldım. Sarı mercimek hafif tatlımsı ve kavruk bir tada sahip, kolay pişip, kolay dağılan püre ve ezme yapımına çok uygun bir bakliyattır. Kırmızı soğanı küçük küçük doğradım. Yarısını kenara ayırıp, diğer yarısını az zeytinyağı ve mercimeklerle birlikte tencereye koydum. Ocağın altını açıp, soğanlar hafifçe yumuşayana kadar kavurdum. Kişniş tozu, köri, kuru acı biber ve şeker katılmamış hindistancevizi suyu ilave edip ocağın altını kıstım. Mercimekler suyunu çekmeye yakın tuz …