All posts tagged: #patlıcan

Pilavdan Dönenin Kaşığı Kırılsın

Tüm dünyada buğdaydan sonra en çok ekimi yapılan ve ana vatanı Hindistan olan pirinç, Japonya’da kutsal sayılmış, İtalya’da bereketin sembolü olmuştur. Büyük İskender sayesinde Avrupa topraklarına adım atmış, Arapların İspanya’yı işgal etmesiyle tarımı yaygınlaşmıştır. Pirinç, başta pilav çeşitleri ile olmak üzere, mutfağımızda baskın bir yer edinmiştir. Mis gibi has tereyağı kokulu, tane tane dökülen, dişe gelir bir pirinç pilavına karşı koymak kimse için kolay değildir. Tabağa ilave edilen her kaşık, hiç bir zaman fazla gelmez. Ertesi güne kalmaz pilav, kalmamalıdır da. Hoş, zaten ustaca yapılmış bir pilavın tencerede bırakıldığı da pek görülmemiştir.  Tarifler ve yazının devamı için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/pilavdan-donenin-kasigi-kirilsin.aspx Reklamlar

Reyhanlı Kuru Patlıcan Dolması

Klasik tarifleri burada nadiren paylaşıyor olsam da, esasında sıklıkla yapıyorum. Bu klasikler arasında en çok zeytinyağlıları, dolmaları ve sarmaları yapmayı sevdiğimi söyleyebilirim. Bugün tarifini paylaşıyor olduğum etli kuru patlıcan dolması, sadece yapmasını değil, yemesini de çok sevdiğim bir yemektir. Kadıköy Çarşısı içinde yer alan Çiya Sofrası, kuru patlıcan dolmasını nefis yapar! Doğrusunu söylemek gerekirse, ilk açıldığından bu yana lezzeti değişmeyen yegane yemeği de bu kuru patlıcan dolmasıdır. Acısı, ekşisi, yağı, tuzu tamdır. Ben de, bir iki farklılıkla onunkine benzer yaparım. Dikkat edilmesi gereken sadece bir-iki püf noktası, geresi zaten patlıcanın lezzeti… Öncelikle kuru patlıcanları tuzlu, kaynar suda 10 dakika haşladım. Patlıcanları haşlama suyundan çıkarır çıkarmaz, pişmelerini durdurmak için buzlu suya aktardım. O esnada dolmanın içini hazırladım: Kuzu-dana karışık kıymanın içine; incecik dövülmüş sarımsak, kuru nane, biber salçası, sumak, kırmızı pul biber, bulgur (pirinç de koyulabilir), taze reyhan, tuz ve karabiber koyup güzelce yoğurdum. Patlıcanların içini hazırladığım harç ile doldurdum. Patlıcanların ağızlarını iyice birbirine yapıştırıp, sırayla dıştan içe doğru tencereye dizdim. Üzerine zeytinyağı ve domates suyu koyup kısık ateşte bir saat pişirdim. Piştirdikten sonra 5-10 dakika …

Mozzarella Peynirli Soslu Patlıcan

Çok değil birkaç saat evvel Kadıköy Çarşı’da dolaşırken, etraf buram buram patlıcan közleme kokuyordu. Nasıl da iştah açan, güzel bir kokudur bu! Orada mutfağa girip, kilolarca patlıcan közleyesim geldi. Sonra düşündüm de, nedense bu yaz çok az patlıcan yaptım. Halbuki ne de çok severim; pilavını, böreğini, kızartmasını, imam bayıldısını say say bitmez, hele bol sarımsaklı turşusu yok mudur? Of ki ne of! O zaman dedim şuradan bir kilo patlıcan, e domatesler şahane Çanakkale, 1 kilo yetmez ver yettiği kadar… En basitinden, en yazlık yemeği yapmak ya amacım, gördüm taptaze reyhanları onlar da tamam. Evde 38- 30 Çiftliğin’in manda sütünden nefis mozzarella peyniri var; aklım zaten sabahtan beri onda… Patlıcanlar da peynirin tuzu biberi olacak işte… Tarifim basit; domatesi soydum, küp küp kestim. Bütün soğan ve ezdiğim sarımsaklarla birlikte küp küp kestiğim domatesleri sos tenceresine aldım. Üzerine zeytinyağı, elma sirkesi, tuz ve karabiber koyup kısık ateşte pişmeye bıraktım. Öte yanda patlıcanları alacalı kesip, acısı gitsin diye yarım saat tuzlu suda beklettim. Daha sonra patlıcanların suyunu süzüp, iyice kuruladım. Patlıcanları kızgın yağda, güzelce kıtır olana kadar kızarttım. …

Fırında Keçi Peynirli Patlıcan Halkaları

Tam bir yaz insanıyım. Tamam, diğer mevsimleri de seviyorum, hepsinin ruhu başka ama, yaz bir yana öbürleri öte yana. Deniz zaten en sevdiğim de, bir pembe domates olsun, patlıcan, biber olsun, şeftali, karpuz, üzüm olsun bunlar dört gözle beklenmez mi? Hem de nasıl beklenir… Akşamüstleri bizim buralarda sokaklar, patlıcan közleme ile biber kızartma, zaman zaman da kabak mücveri kokmaya başladı. Manav tezgahları renklendi, pazarları ahududu bastı. O ahududu alınır, soğuk yoğurt içine katılır, üzerine bal ve biraz da kavruk kırık fındık koyuldu mu, al sana nefis bir yaz tatlısı. Ahududunu şimdilik bir kenara alıp patlıcanlara dönelim, zira bugünkü tarifimin ana malzemesi patlıcan. Daha doğrusu bostan patlıcanı. Bostan patlıcanı malum, tombul ve etli olur. Közleme yapmak için en uygun patlıcandır. Ama ben bu sefer közleme yapmak için değil, önce ızgara, sonra da fırında pişirmek için aldım. Öncelikle patlıcanları yıkayıp, kabuklarını soymadan üç santim kalınlığında halka halka dilimledim. Dilimlediğim patlıcanları, acısı çıksın diye tuzlu suda yarım saat beklettim. Patlıcanlar beklerken sosu hazırlamak üzere domateslerin kabuklarını soyup, küp küp doğradım. Bir bütün kuru soğanı domateslerle birlikte sos tenceresine …

Patlıcan İçi Köfte

Bir gün evvelden dört tane köfte kalmış. Baktım bir patlıcan, bir de domates var (ikisinin de tam mevsimi değil ama çok güzel bulunca almıştım). Hadi dedim kendime; köfteleri sekiz, domatesi sos, patlıcanı da yarık yap! Yaptım… Görüntüsü de lezzeti de pek güzel oldu. Patlıcanı yıkayıp, zeytinyağı sürdüğüm fırın tepsisine yerleştirdim. Üzerine bıçak yardımıyla birkaç delik açtım. Tuzlayıp, kara biberleyip önceden ısıttığım 200 derecelik fırına verdim. Domatesin kabuğunu soyup küp küp doğradım. Doğradığım domatesleri zeytinyağı, bir bütün kuru soğan, bir sap taze biberiye, elma sirkesi, tuz, karabiber ve azıcık su ile kısık ateşte ara ara karıştırarak pişmeye bıraktım. Yirmi dakikaya varmadan istediğim kıvama geldi. Öte yanda dört orta boy köfteyi, sekiz minik boy köfte yaptım. Tavada alt üst ederek, bir dakika pişirdim. Üzerine hazırladığım domates sosunu ilave edip pişirmeye devam ettim. Patlıcan iyice pişince fırından çıkarttım. Servis tabağına alıp, ortasını yardım. Yardığım patlıcanın ortasına, sosu ile birlikte köfteleri yerleştirdim. Üzerine Eski Mihaliç peyniri rendeledim. Son olarak biraz zeytinyağı ve karabiber ile, yemeğe hazır hale getirdim. Yaşasın Geri Dönüşüm Tarifler! Malzemeler 1 adet Kemer Patlıcanı 1 adet …

Patlıcanlı Yumurta

Geçen hafta gittiğim Madrid ve Barcelona seyahatimden dün akşam döndüm. Hayalimdeki eski İstanbul’dan (Boğaz’da toriklerin cirit attığı, tepeleri beton yığını değil de, çam, erguvan, kestane ve ceviz gibi ağaçlarla kaplı, seyyar meyhanelerin hala yaşadığı, beyefendilerin ve hanımefendilerin birbirlerini tanımasalar da günaydın dediği, Fenerbahçe Burnu’ndan ıstakoz ve pavuryaların avlandığı, Küçükyalı Sahil’in meşhur foku Yaşar’ın, Marmara’nın serin sularında mutlulukla yüzdüğü, İnci Pastanesi’nin eski yerinde olduğu, Bebek Gazinosu’nda ‘’Benzemez Kimse Sana’’ diyerek, Müzeyyen Senar’a eşlik edildiği… -liste uzar gider – ) sonra, en sevdiğim şehir Barcelona. Havası, suyu, insanları, evleri, parkları, yemekleri, kültürü ile tam olarak tanımlayamadığım şekilde çok seviyorum orayı. Bu sefer Gurme Turumuz öncesi son düzenlemeler için gittim. Öncesinde ise Madrid’de kaldım. Yine çok harika bir proje için gittiğim Madrid’de eşsiz deneyimler yaşadım. Dünyanın en eski restoranlarını gezip, en eski tariflerden tadıp, kuşaklar boyudur işini sürdüren restorancılarla ve şeflerle tanıştım. İtiraf etmeliyim ki bununla ilgili çalışmamız için çok heyecanlıyım, yakında tüm detayları ile bilgisini paylaşacağım. Öncesinde gelir gelmez yaptığım bu yemeğin tarifini vermek istiyorum. Madrid’de benzeri yapılan bu yemeği kendime göre uyarladım. Yaz boyunca bir iki …

Karnını Yarmadık

Bu sefer yarmadım… Evet, esasında klasik tariflere dokunulmasına karşıyım. Kendilerinden ilham alınarak yeni lezzetler çıkartılabilir, ama klasiklerin hakkını vermek gerekir derim hep. Üstelik esasına, yani karnıyarığa da bayılırım. Zaten patlıcan olsun, gerisini boşver. Ama bu sefer yarmadım, doğrusu aklımda başka bir yemek yapmak vardı, fakat sonra canım çok karnıyarık çekti, ve ne yazık ki hava çok sıcaktı… Yemeği biraz hafifletmek gerekiyordu, ben de öyle yaptım. Öncelikle patlıcanları ortadan ikiye böldüm, üzerlerine çapraz çizikler attım. Acısı çıksın diye 15 dakika tuzlu suda beklettim. Zeytinyağı, tuz ve karabiber ile aliminyum folyoya sarıp 200derecelik fırına attım, 40 dakika pişirdim. Patlıcanlar pişerken, bütün kuru soğan, sarımsak ve dana kıymayı 10 dakika kavurdum. Domatesleri küp küp doğradım, kıymaya ilave ettim. Ocağın altını kısıp 30 dakika pişirdim. Ocaktan almadan 5 dakika evvel tuz,karabiber,kimyon ve kereviz tozu koydum. Fırından çıkan patlıcanların üzerine soslu kıymayı koyup, 7 dakika fırına verdim. Fırından çıkar çıkmaz üzerine taze nane ve taze fesleğen koyup sıcak servis ettim. Malzemeler: 3 Büyük Boy Kemer Patlıcanı 500gr Dana Kıyma 1 adet kuru soğan 4-5 diş sarımsak 4 adet büyük domates …