All posts tagged: #party

Dondurma Ciddi Bir İştir

Her çocuk gibi benim de küçükken en sevdiğim tatlı (hatta belki de yemek) dondurma idi. Yaz zamanı her gün 1 tane dondurma yeme hakkım olurdu ve ben bunu genellikle çikolatalı dondurma için kullanırdım. Benim için çikolatalı dondurma bir yana karadutlu, vişneli, kaymaklı, limonlu, fındıklı gibi çeşitler diğer yanaydı. Dondurmamı kornette ister, üzerine mutlaka ki sos (çikolata) ve bolca fındık fıstık koydurup bir köşeye oturur, usulca yerdim. O günlerden bu günlere çok zaman geçti, kocaman oldum ama dondurma konusunda hislerim pek değişmedi. Artık her gün bir dondurma yemiyorum ama kendisi hala en sevdiğim tatlı. Karşılaştığım tüm çeşitleri bir bir deniyorum ama hala bir numaralı tercihim çikolatalı. Ve elbette ki hala, dondurma yerken başka hiç bir şey yapmıyorum. Konuşmadan, yürümeden, kimseyi dinlemeden, etrafı izlemeden sadece dondurmamın keyfini çıkarıyorum. Çünkü dondurma yemek ciddi bir iştir. Yazının devamı ve nefis dondurma tarifi için 🙂 http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/dondurma-ciddi-bir-istir.aspx  Reklamlar

Toplayın Eşyaları Yaylalara Gidiyoruz

Güzel bir sürprizim var; 9-12 Ağustos 2018 tarihlerinde, Doğu Karadeniz’de ‘’Yoga ve Yayla Tatili’’ için kolları sıvadık 🙂 Sabah ve akşam olmak üzere, günde 2 seans olacak olan yoga asana dersleri benden, nefis manzaraları ile Gito, Sal, Pokut, Elevit Yayları, Fırtına Vadisi ve Hemşin köyleri gezileri ise Türkiye’nin en iyi doğa rehberlerinden biri olan, profesyonel doğa ve dağ rehberi Ömer Bayraktutan tarafından gerçekleştirilecek. Kalacağımız otel işte böyle bir yer 🙂 http://www.nordicotel.com Turumuzun detayları için linke tıklamanız yeterli https://www.bukla.com/karadeniz-yoga-kampi3gece Bir de unutmadan, olur da gönlünüze yatar ve gelmek isterseniz kayıt yaptırmadan önce lütfen benimle irtibata geçin.  ***Turumuz kesin kalkışlı. Yerimiz sınırlı, az kişiyiz 🙂

Her Peynirin Anlatacak Bir Masalı Vardır

Dünyada pek fazla bilinmese de, doğrusu memleketimiz bir peynir cennetidir. Anadolu’nun dört bir yanında binlerce yıllık geleneği sürdürerek yapılan onlarca çeşit peynir türü, tarihten günümüze sofralarımıza ulaşır. Üretildiği bölgenin havasını, suyunu, toprağını, çayırını, çimenini, böceğini, çiçeğini damağımıza fısıldayan, bir masal anlatıcısıdır peynir. Gözümüzü kapatıp tattığımızda, kulaklarımızda ineklerin çanını, tenimizde yaylaların havasını hissetmemiz mümkündür. Peynir sadece peynir değil, kültürel bir olgu ve dünyanın en eski besinlerinden biridir. Yerleşik hayata geçiş ile birlikte insanoğlu avcılıktan hayvan yetiştiriciliğine yöneldi. İlk evcilleştirilen hayvanlardan biri olan koyunun midesinden yapılan tulum içinde tesadüfen ekşiyen süt ile birlikte, peynir yapımı keşfedildi. Sonraki yıllarda bilinçli bir şekilde gerçekleştirilen bu süreç, zaman içinde farklı coğrafya ve kültürlerde yaygınlaştı. Yazının devamı ve tarif için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/turkiyenin-tulum-peynirleri.aspx   

Yaşasın Tarihi Pastaneler

Şehirlerin, kasabaların, mahallelerin süsü gibidir pastaneler. Önlerinden geçerken vitrinine bakmadığım (seyretmediğim) nadiren olur. Pofuduk pofuduk Alman pastaları, kat kat hamuru ile milföy pastalar, parıl parıl parlayan jöleli meyveli tartlar, ballı pastalar, pötifürlar, profiteroller… Hepsinin cazibesi de lezzeti de farklıdır. Biri diğerinden daha iyidir, ya da değildir demek doğru olmaz, ama hangisinin ne zaman yendiği önemlidir. Örneğin Alman pastası ya da milföy pasta sabah ile öğlen arası bir saatte, sütsüz, şekersiz, koyu kahve ve yanında Uludağ Premium Doğal Kaynak Suyu ile birlikte, ay çöreği, paskalya çöreği, acıbadem kurabiyesi, un kurabiyesi ve tüm tuzlu çeşitleri akşam üzeri çayı ile, profiterol, pötifürlar ya da ganaj kaplı pastalar ise hafif yenen bir akşam yemeği sonrası iyi gider. Çeşidi zevke göre değişkenlik gösterse de, bütün pasta türleri başta doğum günleri olmak üzere tüm kutlamaların olmazsa olmazıdır. Helva, lokum, şerbet, baklava, kadayıf, sütlü tatlılar ve reçeller her daim gastronomi kültürümüzün en önemli yiyecekleri arasında yer almış olsalar da, yaşadığımız coğrafyaya baktığımızda, pastane kültürümüz çok da köklü olmayan bir geçmişe sahiptir. Tanzimat sonrası batılılaşma hareketi ile 1800’lü yılların ortalarından itibaren pastaneler bir …

Yeni Yılda Şans Getirdiğine İnanılan Yemekler

Yeni yıl kapıda… Yeni dilekler, yeni hedefler, yeni istekler, yeni beklentiler… Hemen hemen herkes için, yeni kararlar alma zamanıdır yılın bu son günleri. Ocak ayının ilk günü itibari ile de, alınan kararlar uygulanmaya başlanır (en azından çabalanır). Herkesin listesi kendine özel olmakla birlikte, ortak dilekler bellidir: Önce sağlık, huzur (bazıları da heyecan arar tabii), oldukça göreceli olmakla birlikte mutluluk, aşk, bereket, iş, para diye liste uzar gider. Tüm bu dileklerin gerçekleşmesi için, güzel dünyamızın farklı coğrafyalarında yılbaşı akşamı yapılan bir takım ritüelleri ve yenilen sembolik yemekleri merak ettiniz mi hiç? Ben ettim ve bununla alakalı bir araştırma yapıp, bu yazıda derledim. Kim bilir, belki içlerinden hoşunuza gidenleri denemek istersiniz. Yazının devamı ve tarifler için: http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/yeni-yilda-sans-getirdigine-inanilan-yemekler.aspx

Enginar Ezme

Bir yandan Gökçeada’ya hazırlık telaşı, diğer yandan toplantılar,eğitimler ve catering işleri ile yoğun bir haftadayım. Hala Pera Müzesi’ndeki Andy Warhol sergisine de gidemedim, Ada’ya gitmeden muhakkak araya sıkıştırmam gerek, hazır bahsetmişken sergi 20 Temmuz’a kadar devam edecek. Tüm bu koşuşturma içinde pratik tarifler yapıyorum. Bugün herkesin yapabileceği, sadece dört malzemelik, sağlıklı ve çok lezzetli bir tarifim var. İster dip olarak, ister ekmek içinde sandviç malzemesi olarak, hatta isterseniz tart ya da börek harcı olarak bile kullanabilirsiniz. Öncelikle enginarları dört parçaya bölüp tuzlu ve limonlu suda haşladım. Suyunu süzüp, mutfak robotuna attım. Tamamen püre haline getirmeden, aralarda enginar parçaları bırakarak, zeytinyağı ile ezdim. İnce kıyılmış dereotu, keçi peyniri ve iri kıyım ceviz içlerini de ilave edip, güzelce karıştırdım. Biraz tuz ve karabiber ile tatlandırıp servis kasesine koydum. Üzerine bolca zeytinyağı döküp servise hazır hale getirdim. Malzemeler: 2 adet enginar 50gr keçi peyniri 1 avuç ceviz içi Dereotu Zeytinyağı Tuz & Karabiber Hazırlama Süresi: 5 dakika / Pişme Süresi:10 dakika Not: Ada’da restoranda, istek yemeklerini de değerlendireceğiz. Mesela gelmiş tatilinizi yaparken, sabahtan, ya da bir gün önceden …

Tropikal Meyva Salsalı Karides

Gökçeada, Zeytindalı restoran için hazırlıklarımız tam gaz devam ederken, İstanbul’daki işleri tamamlamaya çalışıyorum. Pazar Ada’ya gidiyorum, birkaç gün kalıp tekrar İstanbul’a geleceğim. İki,üç gün İstanbul sonrası, yazı tamamlamak üzere Ada… Ada’dayken restoranda yaptığım yemekleri blogda paylaşmaya devam edeceğim elbette, ama mevcut halinden biraz farklı olacak baştan söyleyeyim:) Havaların iyice ısınmasıyla birlikte bahçe, teras,balkon sezonu açıldı. Bugün, tam da yazın açık havada yemelik bir tarifim var. İç ferahlatıcı, yapması kolay, nefis Tropikal Meyva Salsalı Karides. Öncelikle karidesleri ayıklayıp, temizledim. Karides nasıl temizlenir merak edenler önceki tariflerimden Karidesli Risotto yazısına bakabilirsiniz; https://sonmastori.com/2013/11/17/jumbo-karidesli-risotto/ . Temizlediğim karidesleri biraz limon suyu ve tuz ile birlikte kenara koydum. Ananas,mango,avokado,çilek,portakal ve arpacık soğanlarını fare dişi doğradım. Hepsini derin bir kaba koyup üzerine limon ve portakal sıktım. Zeytinyağı,tuz ve karabiber,taze kişniş koyup bolca acı sos ilave ettim. Öte yandan tavaya az zeytinyağı ve sarımsak koyup, ocağın altını açtım. Karidesleri 2 dakika pişirip, ocaktan aldım. Meyvelerin üzerine karidesleri koyup soğutmadan servis ettim. Malzemeler: 5 adet Jumbo Karides 1 adet mango 2 dilim ananas 1 adet avokado 10 adet arpacık soğan 250gr çilek 1 portakal …