All posts tagged: #lezzetliyemek

Şeftalili Yoğurt Dondurma

İster yaz olsun, ister kış yoğurttan dondurma yapmayı çok seviyorum. Mevsimine göre kullandığım meyveler, baharatlar ve otlar değişiyor olsa da, yöntemim hep aynı ve çok basit. Mümkün mertebe az malzeme ile kullandığım ana meyvenin tadını ön planda tutmaya çalışıyorum. Ayrıca hiç rafine şeker kullanmıyor, sadece az miktarda bal kullanıyorum. Hatta bazen hiç bal kullanmadığım, yalnızca meyvenin şekeri ile tatlandırdığım da oluyor. Hal böyleyken, dışarıda çok nadir dondurma yiyorum. ‘’Süt tozu mu kullanılmış, glikoz mu, yok içinde palmiye yağı mı var’’ gibi endişeler yaşamadan, gönül rahatlığı ile yiyorum yaptığım dondurmaları. Öncelikle belirtmeliyim ki; böylesi lezzetli ve tam kıvamında bir dondurma yapabilmeniz için, bir dondurma makinesine ihtiyacınız var. Bunun için basit, ev tipi, küçük bir makina yeterli olacaktır. Ben benimkini 5 sene evvel aldım ve çok da memnunum. Makine alamam diyorsanız, hazırlayıp buzluğa attığınız dondurma karışımını her saat başı karıştırmanız gerekli. Aksi halde donma işleminin homojen bir şekilde gerçekleşmesi mümkün olmayacaktır. Ama ben yine de bir makina almanızı tavsiye ederim, zira ne kadar karıştırırsanız karıştırın, makinenin kıvamına dolayısıyla da lezzetine erişmek mümkün değil. Bu defa yaptığım yoğurt …

Trüflü Tereyağı ve Trüflü Risotto

Saklı Orman’dan aldığım siyah trüf ile, yapılabilecek en klasik yemeklerden biri olan; Trüflü Risotto yapmasam olmazdı. Bol tereyağlı, kremamsı yapılı bu risotto; trüften gelen eşsiz aromalarla, her kaşıkta yemeğe doyulmaz bir lezzete dönüşüyor. Yapımı oldukça kolay ve zevkli olmakla birlikte, sadece biraz sabır, çok az da kol gücü gerektiriyor. Tarife öncelikle trüflü tereyağı yapmak ile başladım. Risotto yaparken bolca kullandığım tereyağını, bu kez lezzetini daha da güçlendirmek için trüflü olarak kullandım. Öncelikle fırça yardımı ile temizlediğim trüfü, küçük tırnak büyüklüğünde parçalar olacak şekilde doğradım. Oda sıcaklığında yumuşak kıvama gelen tereyağının içine doğradığım trüfleri az miktar tuz ile birlikte ilave edip, güzelce karıştırdım. Tezgaha serdiğim yağlı fırın kağıdının üzerine trüflü tereyağını döktüm. Tereyağına elimle uzun silindir biçimi verdikten sonra, yağlı kağıdı streç film ile sarıp buzluğa kaldırdım. Bu şekilde 6 ay buzlukta kalabilir. Kullanmak istediğiniz zaman, buzluktan çıkarıp halka halka kesmeniz yeterli olacaktır. Makarna, risotto, erişteler ile kullanabileceğiniz gibi, tavada yumurta yaparken ya da ızgara ettiğiniz bonfile üzerine bir parça koyup eritebilirsiniz. Ben hazırladığım trüflü tereyağının bir kısmını başta da belirttiğim gibi, risotto yapımında kullandım. Gelelim …

Siyah Trüf Mantarlı Erişte

‘’Memleketin Yaban Ormanlarından’’ Siyah Trüflü Poşe Yumurta tarifimi okuyanlar (https://sonmastori.com/2016/06/23/memleketin-yaban-ormanlarindan-siyah-truflu-pose-yumurta/), Saklı Orman ( http://www.sakliorman.com ) ile çoktan tanıştı. Trüf siparişi veren oldu mu bilmiyorum ama, ben 9 günlük Bayram Tatilili rehavetini üzerimden atıp, yeni bir tarif yaptım bile. Üstelik bu sefer, hayatında eli tava tutmamış birinin bile yapabileceği kolaylıkta. Bulmuşum Saklı Orman’ı, sezonu geçmeden bol bol trüflü yemekler yapmaz mıyım?.. Geçen tarifte de söylediğim gibi trüf mantarı; yağlı, kremalı, sert peynirli, hamurlu birliktelikleri seviyor. Ayrıca yumurta, makarna, pirinç ile de çok yakışıyor. Trüf ile yemek yaparken unutulmaması gereken diğer önemli püf noktası ise; mantarın lezzetini bastıracak yoğunlukta malzemeden kaçınmak gerektiğidir. Bunları akılda tuttuktan sonra işiniz kolay; gelsin trüflü ziyafetler! Tabi kullanım alanı bu saydıklarım ile sınırlı değil; sebzelerden özellikle enginar ile, kümes hayvanları ile, tavşan ve keklik gibi av hayvanları ile hatta çikolata ve kakao ile kullanıp, fevkalade lezzetler yaratmak mümkün. Az rastlanır kullanımları ile ilgili daha detaylı bilgiyi, bir sonraki tarifimde bulabileceksiniz. Ama önce gelelim bugünkü Siyah Trüf Mantarlı Erişte tarifime. Geniş bir makarna tenceresini tuzlu su ile doldurup ocağın altını açtım. Su kaynayınca Erişteleri …

Kabak ve Keçi Peynirli Açık Börek

Hiç keyfimiz yok… Malum, diken üzerinde yaşar olduk… Yaşanan her katliam sonrası, her şeyin çabucak normale döner olması da ayrı garip geliyor. Yemek ve seyahat yazıları okuduğunuz burada, bu satırları yazmak istemezdim ama, ülkece gündemimiz pek karanlık… Tek isteğimiz huzurla, kendi seçimlerimiz ile, özgürce yaşamak. Gelelim bugünkü Kabak ve Keçi Peynirli Açık Börek tarifime. Aramızda börek sevmeyen olduğunu sanmıyorum. Elde açılmış incecik yufkalar arasına ister kıyma, ister peynir girsin, tereyağı ve kızgın fırın ile buluştu mu değmeyin lezzetine. Hele bir de çıtır çıtır oldu mu bir dilim, iki dilim derken bakmışsın tepsi yarılanmış. Hal böyle olunca, bu sefer tek yufkadan, olabilecek en hafif böreği yaptım. Adına da açık börek dedim. Öncelikle kabakları iyice yıkayıp, kabuklarını soymadan dikey olarak incecik kestim.Kabakları zeytinyağı, tuz ve karabiber ile ovalayıp döküm tavada ızgara yaptım. Öte yanda orta boy bir teflon tavaya zeytinyağı döküp içine yufkayı yerleştirdim. Yufkayı, altı üstü iyice çıtır olacak şekilde, döndüre döndüre pişirdim. Yufka istediğim kıvama gelince kenara aldım. Üzerine keçi labne peyniri sürüp, kabakları yerleştirdim. Dereotu ve frenk soğanı ile lezzetlendirip üzerine zeytinyağı gezdirdim. Son …

Fırında Beyaz Peynirli Lavaş

Kalymnos ve Leros’dan ilham aldım, Fırında Beyaz Peynirli Lavaş yaptım. Geçtiğimiz hafta Tadım Atölyesi ve Kalymna Yachting Club işbirliği ile düzenlenen Gastronomi Rotası’na davet edildim. Gastronomi Rotasi ile ilgili kapsamlı yazımı bir birinden renkli ada fotoğrafları ile birlikte, yarın Keşifler Bölümünde okuyabileceksiniz. Bir sonraki tur ne zaman, nasıl gidilir, tura katılanları neler bekliyor hepsini bir bir anlatacağım. Ama önce uygulaması çok kolay ve nefis bir tarifim var. Oralara gidip de, ilham almadan dönmek mümkün değildi. Üstelik bu daha başlangıç, malum eve yorgun argın gelince en basit olanı ile başladım. Yanlış anlaşılmasın bu Kalymnos veya Leros’ta bulabileceğiniz bir yemek değil, bana oraları anımsatan, her zamanki gibi kendi tarifim olan bir şipşak… Ayağımın tozu ile geçtiğimiz cumartesi gecesi eve geldiğim için, bu tarifi oralardan aldığım malzemeler ile yaptım. Ama malzemelerin tümünü (kapari yaprağı hariç) burada rahatlıkla bulabilirsiniz. Gelelim tarife; öncelikle koyun ve keçi sütü karışık beyaz peyniri zeytinyağı ile birlikte ufaladım. Üzerine bolca Kalymnos kekiği koydum. Domatesleri kabukları ile birlikte önce halka kestim, sonra da kestiğim halkaları yarıya böldüm. Hazır aldığım lavaşların üzerine ufaladığım kekikli beyaz peynirden …

Karamelize Soğanlı Ilık Nohut

Bol zeytinyağı ve bol soğana ihtiyacımız var. Her zaman değil tabii, ama bu tarif için ikisinin de çokça olması gerek! Ana malzeme ise nohut. Malzeme az, işlem çok basit ve netice lezzetli mi lezzetli. (gene geldi Son Mastori sözü) Denemekten çekinmeyin, bol bol yapıp ister garnitür ister ana yemek olarak afiyetlenin. Öncelikle nohutları 8 saat soğuk suda beklettim. Suyunu süzüp bol suda, diri kalacak şekilde haşladım. Suyunu süzüp, kabuklarını soydum. Nohutlar haşlanırken kuru soğanları ince ince doğrayıp, zeytinyağında karamelize ettim. Fırın kabına nohutları ve karamelize soğanı koyup, üzerine zeytinyağı, deniz tuzu ve karabiber ilave ederek önceden ısıttığım 200 derecelik fırında 8 dakika pişirdim. Nohutları fırından çıkartmaya yakın, bir tavada dolmalık fıstıkları kavurdum. Nohutları fırından çıkartıp üzerine kavurduğum dolmalık fıstıkları koydum. Son olarak biberiye, taze tarhun otu ve sumak ilave ederek, ılık servis ettim. Not: Özellikle kuzu etleri ile mükemmel uyum sağlayacaktır. Malzemeler: 500 gr Nohut 3 Adet İri Boy Kuru Soğan 2 Dal Biberiye 1 Avuç Taze Tarhun Otu 45 gr Dolmalık Fıstık 1 Tatlı Kaşığı Sumak Deniz Tuzu & Karabiber Zeytinyağı

Armutlu Salatalık Salatası

Meyveleri salataların içinde kullanmaya bayılıyorum. Çilekle semizotu, körpe ıspanak ile portakal ve karpuz ilaveli klasik çoban salatası en çok yaptığım meyveli salataların başında yer alıyor. Bir önceki tarifim olan Limon ve Tarhun Otlu Tavuk ile birlikte servis ettiğim, Armutlu Salatalık salatası da meyveli salata çeşitleri içinde en sevdiklerimden biri. Üstelik hafif ekşimtrak tavuk yemekleri ile de mükemmel uyum sağlıyor. Ayrıca, yanına birşey yakıştırmaya gerek kalmadan da (özellikle sıcak öğlen saatleri için) başlı başına son derece leziz ve hafif bir öğün oluyor. Bence bir deneyin… Öncelikle salatalıkların kabuklarını soyup, küp küp doğradım. Armutları yıkayıp, kabukları ile birlikte ortadan ikiye kestim. Ortasından çekirdeklerini çıkartıp, salatalıklarla aynı ebatta olacak şekilde doğradım. Doğradığım salatalık ve armutları kaseye alıp, limon suyu ile güzelce karıştırdım. Öte yanda kestiğim taze soğanları kaseye ilave ettim. Siz taze soğan yerine, kırmızı soğan da kullanabilirsiniz. Gerek tat, gerekse renk açısından salatayı zenginleştirecektir. Ben o gün manavda kırmızı soğan bulamadığım için, taze soğan kullandım. Salataya bir kaç parça semizotu yaprağı ilave edip üzerine bolca sumak ekledim. Son olarak salatayı tuz, karabiber, zeytinyağı ve nar ekşisi ile …