All posts tagged: #kahvaltı

”Oh Be Yaz” Şeftalisi

Benim için şeftali ‘’Oh be yaz’’ demek. Denizden çıkınca mesela, sulu sulu şeftali yemek gibisi yoktur. Yada buz gibi yoğurt üzerine doğradığım şeftalileri, azıcık da taze nane ile çeşnilendirdim mi, al bana nefis bir yaz tatlısı! Bugün de kendimi yormadım, en basitinden leziz bir kahvaltılık hazırladım. Reçel gibi ama sağlığından ödün vermeyen şeftaliler hazırladım. Eksik kalmamanızı dilerim 🙂 Öncelikle şeftalileri, kabukları üzerinde kalacak şekilde dilimledim. Dilimlediğim şeftalileri yeni demlediğim, hali hazırda sıcak olan güllü yeşil çayın içine koydum. İçine vanilya ve bir adet çili biberi ilave edip, iki saat beklettim. Güllü yeşil çayın aromasını iyice içine çeken şeftalileri, taze lorun üzerine dizdim. Şeftali ile çok yakışan taze ahududu ve yaban mersininden de bolca ilave ettim. En son üzerine azıcık bal döküp, taze yaz sabahının tadına tat kattım. Malzemeler: 100gr Taze Lor 2 adet Şeftali 100ml Güllü Yeşil Çay 1 adet Vanilya 1 adet Çili Biberi 2 çorba kaşığı Bal Yaban Mersini Ahududu Not: Yeşil çayın içine koyulacak gülleri aktarlarda bulabilirsiniz. Reklamlar

Pekmezli İncirli Lor Peyniri

Sıcak yaz günlerinin, uzun kahvaltılarına yaraşır kıymette, çarçabuk hazırlayıp afiyetle yiyebileceğiniz bir tarifim var: Pekmezli İncirli Lor Peyniri. İncirin en bol, en güzel olduğu bu günlerde, kendimi incir yemekten alıkoyamıyorum.Aydın’ı olsun, Kavak’ı olsun fark etmiyor, hepsi birbirinden kokulu ve lezzetli. Başlı başına çok sevdiğim bir meyve olmakla birlikte, farklı malzemeler ile kullanmayı da çok seviyorum. Özellikle de peynirlerle! Hele bir de keçi peyniri ise, of ki ne of… Bu kez peynirlerden en hafifini seçip, kaymak kokulu taze lor peyniri üzerine dilimledim. Üzerine de az miktarda, hiç şeker kullanılmadan yapılmış üzüm pekmezi gezdirdim. Yanında ceviz ve sade kahve. İşte o kadar… Not: Ben bu sefer lor peynirini hazır satın aldım. Ama ara sıra yaptığım çok kolay bir tarifim var; Süte tuz katıp tencereye alıyorum. Ocağın altını yakıp 80 dereceyi geçmeyecek şekilde (termometre kullanmak gerekiyor) ara ara karıştırarak ısıtıyorum. Sütün üzeri ince bir kaymak tabakası tutunca ocaktan alıyorum. İçine elma sirkesi ilave edip, 1 dakika kadar karıştırıyorum. Oda sıcaklığında 2.5 saat bekletiyorum. Daha sonra bir tel süzgeç içine tülbent yerleştirip, kesilen sütün parçalarını bu beze yerleştiriyorum. Bezin …

Domates Sos ve Körpe Ispanaklı Yumurta

İki avuç kalmış, buzdolabında duran körpe ıspanak… Günlerden pazar… İnsan haliyle uzun bir keyif kahvaltısı yapmak istiyor. Ve ben pazar kahvaltısını yumurtasız düşünemiyorum. Hal böyleyken, bir lokmacık kalmış körpe ıspanaklarla üç katmanlı yumurta yapmaya karar verdim. Üç katmanlı yumurta da neyin nesi diye düşünüyorsanız konuya hemen açıklık getireyim; altta leziz bir domates sosu, onun hemen üzerine diri kalacak şekilde sote edilmiş körpe ıspanaklar ve en üste ise yumurta ile keçi peyniri. İşte tarifim tam olarak bu. Şimdi gelelim işin inceliklerine. Kışın yemeyi en özlediğim şey domates oluyor. Yaz sonu tarla domateslerinden kışlık soslar, ketçap, irice doğranmış yemeklik domates vb. hazırlıkları yapıp buzluğu doldururum. Ne kadar doldursam da hep bu zamanlar stoğum bitmiş olur. Ve yine tüm yaz domateslerimi bitirdim. Kışın manavda, pazarda, markette satılan domateslere zaten burun kıvırırım, hiç kullanmam. Ama böyle buzluğu tamamen tükettiğim durumlarda Sade’nin organik domates püresini ya da Kilye’nin bütün olarak kavanozda satılan Çanakkale domateslerini kullanıyorum. İkisini de oldukça memnun edici buluyorum. Bu tarifte püreyi kullandım. Öncelikle sarımsakları dövdüm. Sos tenceresine zeytinyağı ile birlikte sarımsakları koydum. Sarımsakların kokusu çıkınca domates püresini …

Fırında Kuşkonmazlı Yumurta

Kahvaltı sevmeyen var mı? Varsa da, çok azdır sanırım. Hele ki dostlarla ve aile ile uzun uzun edilen, çörekli börekli, yumurtalı sucuklu, çay üzerine çay içilen, oradan da kahveye geçilen haftasonu kahvaltıları gibisi yoktur. Bir de havalar ısındı mı, bu kahvaltı sofraları balkonlara, bahçelere taştı mı, işte o zaman değmeyin, ben dahil kimsenin keyfine. Bugün, böylesi bir kahvaltı sofrası için, çok pratik, leziz ve farklı bir tarifim var. Bazı birliktelikler vardır, biri olmadan diğeri biraz yarım kalır; bal ve kaymak gibi, tahin ve pekmez gibi, karpuz ve beyaz peynir, tuz ve biber gibi işte kuşkonmaz ve yumurtanın da böylesi, mükemmel uyumlu bir birliktelik olduğunu düşünüyorum. Izgara kuşkonmaz ve poşe yumurta, yanında somon füme ve kızarmış çavdar ekmeği ile birlikte, tüm günün keyifle geçmesini sağlayabilir. Ben bu klasik birlikteliğe bir de keçi peyniri ekleyerek lezzeti iki değil, üç katına çıkarttım. Lavaş ekmeği kullanarak çekici bir sunum elde edip, aynı zamanda yumurtaya bandırmak için leziz kıtırlar yapmış oldum. Öncelikle fırına dayanıklı sufle kabını zeytinyağı ile yağladım. Lavaş ekmeğini, dışına çiçek gibi taşacak şekilde sufle kabına yerleştirdim. Kuşkonmazların …

Karamelize Soğanlı Poşe Yumurta

Poşe yumurta yapmak bazen zorlayıcı olabilir. Ama benim çok kolay, garanti bir yöntemim var; pratik ve her defasında mükemmel poşe yumurta yapmayı sağlıyor. Karamelize soğanlar, çavdar ekmeği, az tuzlu Manyas peyniri ve biraz da trüflü tuz ile çok basit ama muhteşem bir yemek yaptım kendime. Yanında da daha önceden yaptığım balkabağı çorbası ile geç kahvaltı ile öğle yemeği arası bir öğün oldu. Öncelikle soğanları doğrayıp, zeytinyağlı tavada karamelize ettim. Çavdar ekmeğini doğrayıp üzerine bolca az tuzlu Manyas Peyniri dizdim. Peynirli çavdar ekmeğini soğanları pişirdiğim tavaya koydum. Ekmeğin alt tarafı kızarırken yumurtayı poşe etmek üzere hazırladım. Küçük bir kabı yağlayıp, strech film ile kapladım. Strech filmin içini zeytinyağladım. İçine yumurtayı kırıp strech filmi bohça gibi kapattım. Kaynayan suya içi yumurtalı bohçayı bıraktım, 2.5 dakika sonra çıkarttım. Bu arada yumurta pişerken, diğer yanda ekmeği ters yüz ettim, peyniri hafifçe erittim. Üzerine bolca karamelize soğan yerleştirip son olarak strech filmden çıkarttığım poşe yumurtayı koydum. Üzerine trüf tuzu biraz da karabiberle muhteşem oldu. Malzemeler: 1 adet kuru soğan 1 adet yumurta Az tuzlu Manyas Peyniri Çavdar Ekmeği Zeytinyağı Trüflü …

Matcha Latte

Faydaları saymakla bitmez Matcha, yeşil çayın kurutulup, öğütülmesi sonucu toz haline gelmiş halidir. Gölgede özel olarak yetiştirilen bu çayın klorofil yoğunluğu oldukça fazladır. Vücuda enerji, zihne dinginlik verdiği için Zen Rahiplerinin uzun meditasyon çalışmaları öncesinde içtikleri çaydır. Ben de yoga öncesi içiyorum, içmediğim zaman ile içtiğim zaman arasında ciddi farkları kendimde gözlemliyorum. Kökeni Çin olmakla birlikte günümüzde daha yoğun olarak Japonya’da, özellikle çay seramonilerinde tercih ediliyor. Türkiye’de de bulabileceğiniz Matcha çayı antioksidan ve antikanserojen özellikleri taşır, sadece çay olarak değil kek,çikolata,dondurma gibi tatlılarda da kullanabilirsiniz, ben mesela önümüzdeki günlerde matcha çaylı dondurma yapmayı düşünüyorum,tarifini buradan paylaşıyor olacağım. Matcha çayı yaparken dikkat etmeniz gereken en önemli mesele suyun sıcaklığı. Çok kaynar su kullanırsanız çayın tadı bozulur yosunumsu kötü bir tada dönüşür. Suyu kaynatıp beş dakika ısısının düşmesini beklemeniz yeterli olacaktır. Suyun sıcaklığı ortalama 75-80 derece olmalı. Sonrasında bir tatlı kaşığı matchayı tahta veya porselen kaşıkla suda çözdürün ve afiyetle için. Matcha latte yaparken, 1 tatlı kaşığı matchayı yine az suyun içinde çözdürüp, kaynar süt ile karıştırdım. Blender yardımıyla süt köpüğü yapıp, üzerine az miktarda matcha serptim. …

Tatlı Patates Sufle

Bu tarifi her pazar menemen yemeyin diye, uzun pazar kahvaltısını düşünerek yaptım. Yaptım yapmasına da yazıyı koymakta geciktim. Dileyen önümüzdeki haftayı bekleyebilir ya da akşam yemeğinin yanında garnitür olarak hazırlayıp, afiyetle yiyebilir. Tarifin çıkışı gayet saçma, dün sabah yoga dersinde son derece konsantre olmuş çalışırken, vahiy gibi bu tarif geldi. İşin doğrusu, vahiy niteliğinde şahane bir yemek de değil ama hem çok lezzetli hem kolay, hem de farklı çeşitlere kolaylıkla adapte edilebilecek bir tarif olduğunu söyleyebilirim. Öncelikle tatlı patatesin kabuklarını soyup, gelişi güzel kestim. Yumuşayana kadar haşlayıp, süzdüm ve püre yaptım. Öte yanda yumurtaları çırptım, un ve süt ilavesi ile pürüzsüz bir karışım elde ettim. İnce kestiğim biberiyeleri, haşhaş tohumlarını, tuz ve karabiberi ilave edip, tatlı patates püresi ile iyice harmanladım. Sufle kaplarını tereyağı ile güzelce yağladım. Yarısına kadar patates karışımını koydum, üzerine rokfor parçaları koyup, tekrar püre ile kapattım. Önceden ısıstılmış, 200derecelik fırında 15dakika pişirdim. Not: Un miktarını arttırıp tavada pancake gibi de yapabilirsiniz. Biberiye yerine adaçayı da çok yakışır. Rokfor yerine farklı tür küflü peynir, çedar, eski kaşar ya da parmesan peyniri de …