All posts tagged: inciözayhatipoğlu

Narenciyeli Somon Tartare

Her çeşit narenciyeyi yemeklerde kullanmayı çok seviyorum. Özellikle de deniz mahsullerinde. Portakal, mandalina ya da limon olsun, tüm narenciye çeşitlerini su ürünlerine çok yakıştırıyorum. Izgara edilmiş balık üzerine limon sıkmaktan söz etmiyorum elbette. Hatta kanımca pişmiş balık üzerine limon sıkmak, güzelim balığa yapılabilecek en kötü muamele olacaktır. Has dokunuş, narenciyeleri pişmeden evvel kullanmaktır. Zira narenciyelerin içindeki meyve asidi, özellikle yağlı deniz mahsulleri ile dengelenecek ve pişme esnasında hoş bir aroma bırakacaktır. Pişirme işlemi için illaki bir ısı kaynağına da ihtiyacınız yok; yalnızca tuz ve meyve asidi ile hem sağlıklı hem de leziz yemekler yapmak mümkün. Tıpkı az sonra paylaşacağım, Narenciyeli Somon Tartare tarifinde olduğu gibi. En yağlı balık çeşitlerinden biri olan somon balığı, neredeyse her türlü tarife yakışan son derece lezzetli bir balıktır. Köftesi, fümesi, basitçe ızgara yapılmış hali mi desem, yoksa fırında portakalla pişmişi mi?.. Hepsinin lezzeti ayrı güzel…Somon pişirirken dikkat edilmesi gereken en önemli kural balığı fazla pişirip, kurutmamaktır. Ben somon balığının en çok tartare halini seviyorum. Son derece basit ama bir o kadar zor yapılmış gibi duran bu yemeği, siz de davetlerinizde …

Evde Yılbaşı Sofrası Hazırlamanın İncelikleri

31 Aralık akşamlarının en sevdiğim tarafı, yakınlarımla birlikte kurduğum sofralar olur. Bu yüzdendir ki, yılbaşı akşamlarını hep evde sevdiklerimle birlikte geçirmek isterim. İsterim ki sofra erkenden kurulsun, herkes masada yerini alsın ve gece geç saatlere kadar tüm eğlence masanın etrafında dönsün. Siz de bu sene yılbaşını evde kutlamaya karar verenlerdenseniz, işinizi kolaylaştırıp biraz da ilham almak adına, yazının devamında yer alacak önerilerime ve tariflerime kulak kabartın derim. Yazının devamı ve tarifler için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/evde-yilbasi-softasi-hazirlamanin-incelikleri.aspx

Portakallı Tavuk

Kümes hayvanlarına portakal kadar çok yakışan, az meyve vardır sanırım. Bugün herkesin evinde kolaylıkla yapabileceği bir tarif vermek istiyorum. Her yerde kolaylıkla bulunabilen malzemeler ile yapabileceğiniz Uzakdoğu çağrışımlı, leziz mi leziz bir yemek; Portakallı Tavuk But ve yanında Basmati Pirinci. Tarife önce marinasyon ile başladım. Soya sosu, bal, susam yağı ve portakal suyunu incecik kestiğim acı biber, sarımsak ve taze zencefil ile karıştırıp bir sos hazırladım. Kemiksiz tavuk kalçalarını hazırladığım bu sosa yatırıp, buzdolabında en az 3 saat kalacak şekilde beklettim. Üç saatin sonunda tavukları buzdolabından çıkarıp oda sıcaklığında 15 dakika beklettim. Bu esnada tavaya susam yağı koyup, ocağın altını açtım. Isınan tavaya tavukları koyup, alt üst iyice pişirdim. Tavukları pişmelerine yakın ocaktan alıp, kesme tahtasına koydum ve üç santim kalınlığında uzun şeritler halinde kestim. Dilimlediğim tavuk şeritlerini sıcak tavaya geri koydum ve iyice pişmelerini sağladım. Öte yanda başka bir tavada susam ve yer fıstıklarını kavurdum. Hazır olan tavukları buharda pişirdiğim Basmati Pirinci Pilavı üzerine yerleştirdim. Üzerine bolca kavrulmuş susam ve yer fıstığı, yanına da bir dilim portakal ilave edip servise hazır hale getirdim. Not …

Dalından Sofraya Kutsal Lezzet;Zeytin

Kişisel olarak, benim en sevdiğim ve dünyanın en sağlıklı meyvesi olarak bilinen zeytinin, hasat dönemi Ekim ayı itibari ile yurt genelinde başladı. Sayısız türü bulunan ve dört mevsim yeşil olan zeytin ağaçları, ilkbahar sonunda çiçeklenir. Daha sonra bu çiçekler zeytin olur ve bu zeytinlerin kimisi yemelik olur sofraları taçlandırır, kimisi de zeytinyağı yapımında kullanılır. (yazının devamı ve tarif için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/dalindan-sofraya-kutsal-lezzet-zeytin.aspx  

Bal Kabaklı Biscotti

Bal kabağı bu, öyle bir tarifle bitmez! ‘’Çorbasını yap’’ (yaptım), ‘’Üzerine zeytinyağı, deniz tuzu az da adaçayı koyup ver fırına’’ (hay hay), baktım hala bitmedi ‘’Bir de biscotti olarak yap’’ dedim kendime; e yaptım tabii… Öncelikle bal kabaklarını haşlayıp, püre haline getirdim. İçine toz tarçın ve muskat rendeleyip soğuması için kenara kaldırdım. Önceden erittiğim tereyağını, pudra şekeri ve yumurta ile krema kıvamına gelinceye kadar çırptım. Kuru hurmaların çekirdeklerini çıkartıp, küçük küçük doğradım ve soğuyan bal kabağı püresi ile birlikte, yumurtalı karışıma ilave ettim. Tüm malzemeleri iyice birbirine yedirdim. Bir parça tuz ve karbonatla karıştırdığım unu, bal kabağı karışımına yedirip yumuşak bir hamur elde ettim. Hamuru iki eşit parçaya bölüp, baget ekmek gibi şekil verdim. Fırın kağıdı koyduğum tepsiye yerleştirdiğim hamurları önceden ısıttığım 180C derecelik fırında 20 dakika pişirdim. 20 dakikanın sonunda fırını 160C dereceye düşürdüm. Tepsiyi fırından çıkarıp, hamurları 2 santim kalınlığında dilimledim ve bu şekilde 20 dakika daha pişirdim. İyice sertleşip, güzelce pişen biscottileri fırından çıkarıp, ılınması için beklettim. Ne diyeyim; bal kabağı sevenler bence bir denesin. Not 1: Hazır konusu açılmışken eski tariflerimden …

Pırasalı Ilık Pilav

İçine girdiği her yemeğe ayrı bir lezzet katan pırasa, sonbahar ve kış aylarının en sevdiğim sebzelerinden biridir. Çorbası, dolması, zeytinyağlısı, ekmeği, böreği, çöreği say say bitmez kullanırım. Bugün; pırasaya ayılan bayılan, olsa da olur olmasa da olur diyen ya da burun büken herkesin yapması gereken nefis bir pilav tarifim var. Yapması kolay, malzemesi az hem de leziz mi leziz! E hadi buyurun o zaman… Pırasaları 1 santim kalınlığında doğradım. Ezdiğim sarımsakları incecik kesip, pırasalar ve basmati pirinci ile birlikte pilav tenceresine koydum. Üzerine zeytinyağı, tuz ve karabiber ilave edip tüm malzemeyi orta ateşte kavurdum. On dakikanın sonunda sıcak su ilave edip, tencerenin kapağını kapattım ve ocağın altını kıstım. Pirinçler suyunu çekince ocağı kapattım. Pilavın üzerine havlu kağıt koyup, demlenmesi için on beş dakika beklettim. Pilav demlenince, üzerine kavurduğum iç bademleri koydum. Ve son olarak, kuru nane ilavesi yaptığım pırasalı pilavı, ılık servis ettim. Not: Ferahlatıcı bir tat yaratmak için, üzerine limon kabuğu rendesi koyabilirsiniz. Kavrulmuş iç badem yerine, kavrulmuş çam fıstığı da bu pilava çok yakışacaktır. Malzemeler: 150gr Basmati Pirinci 300gr Pırasa 2 diş sarımsak …

Reyhanlı Kuru Patlıcan Dolması

Klasik tarifleri burada nadiren paylaşıyor olsam da, esasında sıklıkla yapıyorum. Bu klasikler arasında en çok zeytinyağlıları, dolmaları ve sarmaları yapmayı sevdiğimi söyleyebilirim. Bugün tarifini paylaşıyor olduğum etli kuru patlıcan dolması, sadece yapmasını değil, yemesini de çok sevdiğim bir yemektir. Kadıköy Çarşısı içinde yer alan Çiya Sofrası, kuru patlıcan dolmasını nefis yapar! Doğrusunu söylemek gerekirse, ilk açıldığından bu yana lezzeti değişmeyen yegane yemeği de bu kuru patlıcan dolmasıdır. Acısı, ekşisi, yağı, tuzu tamdır. Ben de, bir iki farklılıkla onunkine benzer yaparım. Dikkat edilmesi gereken sadece bir-iki püf noktası, geresi zaten patlıcanın lezzeti… Öncelikle kuru patlıcanları tuzlu, kaynar suda 10 dakika haşladım. Patlıcanları haşlama suyundan çıkarır çıkarmaz, pişmelerini durdurmak için buzlu suya aktardım. O esnada dolmanın içini hazırladım: Kuzu-dana karışık kıymanın içine; incecik dövülmüş sarımsak, kuru nane, biber salçası, sumak, kırmızı pul biber, bulgur (pirinç de koyulabilir), taze reyhan, tuz ve karabiber koyup güzelce yoğurdum. Patlıcanların içini hazırladığım harç ile doldurdum. Patlıcanların ağızlarını iyice birbirine yapıştırıp, sırayla dıştan içe doğru tencereye dizdim. Üzerine zeytinyağı ve domates suyu koyup kısık ateşte bir saat pişirdim. Piştirdikten sonra 5-10 dakika …