All posts tagged: #healthy

Fesleğenli Salamura Levrek

Önce tuzda beklettim, sonra salamura (tuzlu suda bekletme) yaptım. Konu denizmahsulleri olunca en sevdiğim pişirme yöntemi bu, çıkış noktası da ayrıca cezbedici; korumak, saklayabilmek, ziyan etmemek adına bulunmuş. Bırakın beni herşeyin turşusunu kurar, salamura ederim. Bu tarifin ilham perisi İstanbu’da en çok sevdiğim balıkçılardan, Fenerbahçe’deki Misina oldu. Misina da ekmeğinden zeytinyağına herşey lezzetlidir, tazedir. Mezeleri de, balıkları da on numara yaparlar. Tabi evime yakın oluşu ayrıca bir cazibe konusu…. Misina’nın soğuk mezelerinden rezeneli levrek marini vardır, çok sevdiğim. Geçenlerde yerken, ben olsam bunu daha farklı yapardım dedim kendi kendime ve yaptım. Balıkçıma, levreğin kılçıklarını aldırıp ortadan ikiye fileto kestirdim, derisi kaldı. Kafa ve orta kılçığı tabiki attırmayıp, ayrıca istedim. (Balık suyu, çorbası ve sos yapmak için ideal). Balığı iyice temizledim. Derisi alt tarafa gelicek şekilde cam kaba koydum. Üzeri bembeyaz olana kadar deniz tuzu ile kapladım. Üzerini kapatıp 2 gün buzdolabında beklettim. Daha sonra üzerini geçicek kadar soğuk su ilave edip 2 gün daha buzdolabında beklettim. İyice tuzu dengelenen balığı çıkartıp, derisinden ayırdım, irice parçalara böldüm. Fesleğen, kuru soğan, zeytinyağı, limon, tuz ve karabiberi mutfak …

Çifttlik’te Mutlu Bir Pazar

Elçiye zeval olmaz derler ya, bu kez olsun zira duymayan kaldıysa diye, Çifttlik ile aranızda köprü görevi görmek istiyorum. Geçtiğimiz Pazar Serdar ve Elçin Akinan çiftinin hayallerini (bir çoklarının) gerçekleştirdikleri doğayla içice, kanlı canlı, sıcacık Çifttlik’lerine gittik İlke’yle. Ne iyi etmişiz, tatile gitmiş kadar olduk, mutlu bir pazar oldu bizim için. Elçin tanıdığım en güzel insanlardan biri; şefkatli,duygusal, zarif ve içten. Esasen balerin, zaten yürüyor mu, dans mı ediyor ayırt etmek zor. (Bkz. aşağıdaki fotoğraflar) Uzun yıllardır şarap sektöründe çalışıyor, biz de oradan tanışık arkadaşız kendisiyle. Eşi Serdar, meşhur Serdar Akinan; gazeteci-yazar. Sohbetine, hikayelerine, yaptığı yemeklere doyum olmuyor. El lezzeti önemlidir benim meslekte, bir lokmada anlarım kimden iş çıkar, kimden iş çıkmaz. İşte Serdar eli lezzetli olanlardan… (Bkz. aşağıdaki fotoğraflar) Bizzat kendi yapıyor pizzayı. Değişik de bir yöntem bulmuş, önce taş fırına sonra mangala atıyor pizzayı. Sonuç müthiş. Hele o domates sosu ne öyle, baş rol oyuncusu olmaya aday. Çifttliğin hikayesini anlatmak bana düşmez, http://www.cifttlik.com adresine girip, inceleyip sonra da yerinde test edebilirsiniz. Ben gördüğüm, yediğim, içtiğimden mesulüm. Ayıp değil söylemesi taş fırınlar mı yakılmadı, …

Karamelize Bamya

Her zaman söylerim, misafire ikram etmeyi en sevdiğim yemek, gelicek olan kişinin sevmediği yemeği yapıp sunmaktır. İşkence etmek için değil elbet, sevmesini sağlamak için:) Çünkü önemli olan neyi nasıl yaptığındır. İşte bu bamya da, kendime bamya sevdirebilmek için çıktı. Bir bamya, bir de ciğer, doğrusu pek haz etmezdim. Uzun süredir severek yiyorum, çünkü ikisini de nasıl sevdiğimi keşfettim. Bu bamyayı benim gibi bamya sevmeyen misafirlerime denettim pek çok kez, sonuç mükemmel “ağzıma bamya koymam” diyene tabak sıyırttı. Üstelik yapılışı da çok basit. En önemli püf noktası ayıklaması. Uçlarını tamamen kopartmayın ki pişerken içinden mukozamsı sıvı çıkmasın. Bamyaları ayıkladıktan sonra güzelce yıkadım. Kuru soğanları halka halka kestim. Sarımsakları bir dişten üç parça olacak şekilde iri kestim. Bamyaları,soğan ve sarımsakları fırın tepsisine yerleştirdim. Bol zeytinyağı, limon, kimyon, tuz ve karabiberle tüm malzemeleri harmanlayıp 190 derece fırına attım. Üzeri kızarana kadar pişirdim. Fırından çıkarır çıkarmaz servis edebileceğiniz gibi ılıkken ya da ertesi gün soğukken de çok lezzetli oluyor, ama ılıkken dayanılmaz oluyor, benden söylemesi. Not: Bu bamyanın Ada’da eski Rum’ların yaptığı ile ilgisi yok, ama ben bu şekilde …

Ihlamur Gazozu

Haziran ayının en sevdiğim tarafı baygın baygın kokan ıhlamur çiçekleri. Evde cam, çerçeve ne varsa hepsini açıyorum, doyasıya koklayalım diye. Hele ki yağmur sonrası, aman bu ne kokudur böyle Ihlamur Hanım Abla, mis. Hal böyleyken koklamak yetmez, içmek lazım dedim. Bu havada da, kaynar sıcak çayını ne yapayım, biraz serin olsun dedim, gazozunu yaptım. Öncelikle ıhlamurları sıcak suda 7dakika kaynattım. Ocağın altını kapatıp bir 7 dakika da demledim. Ihlamur yapraklarını süzüp, suyuna beyaz çayları attım. Bir kaç dakika bekletip, ıhlamurun içinden beyaz çayları çıkarttım. Bal koyup, güzelce karıştırdım. Limonu dilim dilim kestim, sürahiye koydum. Nane yapraklarını, soğumuş ballı, beyaz çaylı ıhlamuru ve sodayı ekleyip, buz gibi soğutup içtim. Malzemeler Ihlamur Beyaz Çay 1 limon 1 çorba kaşığı bal 1 avuç taze nane

Enginar Ezme

Bir yandan Gökçeada’ya hazırlık telaşı, diğer yandan toplantılar,eğitimler ve catering işleri ile yoğun bir haftadayım. Hala Pera Müzesi’ndeki Andy Warhol sergisine de gidemedim, Ada’ya gitmeden muhakkak araya sıkıştırmam gerek, hazır bahsetmişken sergi 20 Temmuz’a kadar devam edecek. Tüm bu koşuşturma içinde pratik tarifler yapıyorum. Bugün herkesin yapabileceği, sadece dört malzemelik, sağlıklı ve çok lezzetli bir tarifim var. İster dip olarak, ister ekmek içinde sandviç malzemesi olarak, hatta isterseniz tart ya da börek harcı olarak bile kullanabilirsiniz. Öncelikle enginarları dört parçaya bölüp tuzlu ve limonlu suda haşladım. Suyunu süzüp, mutfak robotuna attım. Tamamen püre haline getirmeden, aralarda enginar parçaları bırakarak, zeytinyağı ile ezdim. İnce kıyılmış dereotu, keçi peyniri ve iri kıyım ceviz içlerini de ilave edip, güzelce karıştırdım. Biraz tuz ve karabiber ile tatlandırıp servis kasesine koydum. Üzerine bolca zeytinyağı döküp servise hazır hale getirdim. Malzemeler: 2 adet enginar 50gr keçi peyniri 1 avuç ceviz içi Dereotu Zeytinyağı Tuz & Karabiber Hazırlama Süresi: 5 dakika / Pişme Süresi:10 dakika Not: Ada’da restoranda, istek yemeklerini de değerlendireceğiz. Mesela gelmiş tatilinizi yaparken, sabahtan, ya da bir gün önceden …

Taze Sarımsaklı Çiriş Otlu Bezelye

Yoğun geçen, güzel bir haftayı geride bıraktım. Çok önemli üç davete yemek hazırladım, Mayıs ayı yazılarımı tamamladım, gastro turlarla ilgili haldur huldur çalıştım, toplantıları saymıyorum bile… Neticede yeni tarif yazmakta biraz geciktim, bu hafta da yoğunum ama söz geçen haftayı telafi edeceğim. Zambakgillerden beyaz çiçekli bir bitki olan çiriş otunu buldunuz mu kaçırmayın. Kendi başına yemeğini yapabileceğiniz gibi, yemeklerin içine farklı bir lezzet vermek için de kullanabilirsiniz. Ben bugün, hemen yanı başındaki bezelyeleri görünce bu birlikteliği kutsamaya karar verdim. Taze sarımsaklı, çiriş otlu bezelye yemeği yaptım, oldu bana bir tencere bahar… Öncelikle bezelyeleri ayıkladım, çirişleri temizleyip yaklaşık 4 cm kalınlığında dilimledim. Yarım kuru soğanı fare dişi kesip, az zeytinyağında bezelyelerle birlikte kavurdum. Üzerine su ilave edip, ocağın altını kıstım. Ayrı bir tavada çirişleri 1 dakika kavurdum. Bezelyeler yumuşamaya yakın çirişleri ilave ettim. Tuz,karabiber ve kimyon koyup ocağın altını kapattım. Çirişleri kavurduğum tavada taze sarımsakları kızarttım. Servis tabağına almadan evvel bezelyelere 1 kaşık krema koyup, karıştırdım. Son olarak kıyılmış taze nane, kıyılmış taze dereotu ve kızarttığım sarımsakları ilave edip, pirinç pilavı ile birlikte servis ettim. Malzemeler: …

Hindi Etli Ilık Mercimek Salatası

En sevdiğim baklagillerin başında gelen mercimeği, fark etmişsinizdir, sıklıkla kullanıyorum. Hem çok lezzetli, hem de süper sağlıklı mercimek için Fransa, La Puy-en-Valey kentinde mercimek kardeşliği derneği bile var. Her hafta mercimek kılığına girip, tescilli Puy Mercimeklerini yiyip, mercimeklerine güzellemelerde bulunuyor. Mercimek kılığı giymek pek bana göre olmasa da ritüellerini ilginç ve eğlenceli bulduğumu itiraf etmeliyim. Mercimeği özellikle yeni bebek doğurmuş, meme emziren kadınların bolca yemesi gerekiyor zira kendisi yüksek oranda fitoöstrojen içermektedir. Protein bakımından da oldukça besleyici olduğu için başta vejeteryanlar olmak üzere tüm sporcular bol bol yemeli. Gelelim tarife; öncelikle mercimekleri ayrı ayrı, dişe gelicek, diri kalıcak vaziyette haşladım ve süzdüm. Üzerine zeytinyağı gezdirdiğim pancarı 200derecelik fırında 15 dakika pişirdim. Soğuduktan sonra kabuklarını soyup, küçük küçük doğradım. Taze kişnişi saplarından ayırdım, yapraklarını taze nane ile birlikte ince ince kesip kenara koydum. Kişniş saplarını doğrayıp, acı biber, zerdeçal,kimyon, rende zencefil, tuz, karabiber ile birlikte güzelce harmanlayıp hindi etine karıştırdım. Tavaya az zeytinyağı koyup, hindi etini soteledim. Derin bir kapta mercimekleri, taze kişniş ve taze naneyi, küp pancarları zeytinyağı ve limon ile karıştırdım. Üzerine pişmiş hindi …