All posts tagged: #gurme

Lezzetine Doyum Olmayan Şehir; San Sebastian

Gün batımına yakın, gökyüzünün eflatun ile pembeye büründüğü, taze bir bahar günü tanıştım San Sebastian ile. Belli ki yağmur şöyle bir yağmış ve hemen yerini güneşe bırakmıştı. İyot ile toprak kokusu birbirine karışmış, buram buram Nisan kokuyordu. Biliyordum, daha önce de yaşamıştım; ilk bakışta aşktı bu! (yazının devamı ve fotoğraflar için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/lezzetine-doyum-olmayan-sehir-san-sebastian.aspx )   Reklamlar

‘’Memleketin Yaban Ormanlarından’’ Siyah Trüflü Poşe Yumurta

Toplanın toplanın, bugün hem harika bir keşfim hem de nefis bir tarifim var… Konumuz yabani mantar! Benim yabani mantar coşkumu artık duymayan kalmadı. Her sene yaptığım kuzugöbeği avları, beyaz trüf peşinden kilometrelerce sürüklenmem, doğada mantar izinde geçen saatler, ormanın kokusu, ağaçların sesi… Bunların hepsi birer mutluluk kaynağı, doğal terapi benim için. Malumunuz, her sene Nisan ayında gerçekleştirdiğim kuzu göbeği (morel) mantar avını ne yazık ki bu sene gerçekleştiremedim. Tam o tarihlerde, önemli bir yemek organizasyonum için, kuzu göbeği mantarı ararken, Saklı Orman ile karşılaştım. http://www.sakliorman.com ’’Memleketin Yaban Ormanlarından’’ mantar siparişi verilebilen bir web sitesi. Hemen, denemek üzere ihtiyacım olan kuzu göbeği (morel) siparişini verdim. Taze mantarların, sipariş yerine kısa zamanda ve doğru şartlarda ulaşması çok önemli. Aksi halde mantar bozulabilir, sağlık açısından tehlike yaratabilir. Oysa Saklı Orman, sipariş verdiğimin ertesi günü elime ulaştı. File içine yerleştirilmiş mantarlar, nemsiz ve kuru bir ortam yaratılmış olarak karton kutuda geldi. Hepsi az önce toplanmış gibi dip diri ve tazeydi. O esnada mantarları kenara koyup, içimden gelen dans etme isteğine karşı koyamadım… (danstan çok olduğum yerde sıçrama) O gün …

Sen Çok Yaşa Bacchus!

Dünyada şarabın ve şarapçılığın kalbi olan şehirlerden biri Bordeaux’ya (Bordo) gitmek için bin bir neden sayabilirim. Ve bu nedenlerin başında elbette ki; şarap, üzüm, asma, doğa, şarap, şatolar, şarap, yemek, peynir ve şarap şarap şarap geliyor. Güneydoğu Fransa’nın Aquitaine-Limousin-Pouitou-Charantes bölgesinde yer alan Bordeaux, ’’Aquitaine’ın İncisi’’ ve ‘’Uyuyan Güzel’’ olarak adlandırılıyor. Bakmayın siz birilerinin ‘’Uyuyan Güzel’’ değine, zira burası gayet yaşayan bir şehir. Bordeaux ve çevresi hakkında yazacağım çok konu olmakla birlikte önceliği bayıldığım Bar a Vin’a vermek istiyorum. Bordo’da az zamanım var, şehir merkezinde tek bir yere gidebiliyorum nereye gideyim diye soran olursa, bir an bile düşünmeden Bar a Vin’a git derim. Ya da Bordo’ya geldim, çok heyecanlıyım nereden başlayayım diye düşünene cevabım yine aynı; Bar a Vin! Burası şehrin merkezinde, Bordo’yu anlamak ve tatmak için mükemmel bir yer. Uzun tavanlı, aydınlık, yerleri bastıkça gıcırdayan, modern dokunuşlarla klasik döşenmiş bir şarap barı. Tamamı Bordo şaraplarından oluşan geniş bir şarap seçkisine sahip. Bordo’da yer alan hemen hemen tüm apelasyonların şaraplarını, şişe ya da kadeh olarak tatmak mümkün. Yiyecek menüsünde şarküteri çeşitleri, Fransız peynir çeşitleri, kaz ciğeri …

Paris’e Gidecek Bira Severlere Takdimimdir

Fabrikasyon olmayan, filtre ve pastorize edilmemiş artizanal bira üretimi gastronomi açısından son yıllarda tüm dünyada yükselişte. Başta Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa kentlerinde birbiri ardına açılan yeni nesil birahanelerde çeşit çeşit, özel formüller ile doğal olarak üretilen, hiç bir şekilde koruyucu ya da katkı maddesi, mısır ya da glikoz şurubu kullanılmayan ve lezzetine doyum olmayan biralar üretiliyor. Paris’te bulunan Paname Brewing Co tam da böyle bir yer. Geçen hafta gerçekleştirdiğim Paris seyahatinde keşfettiğim Paname Brewing Co.’ye bayıldım. Genç, taze, neşeli ve eğlenceli bir mekan burası. Tıklım tıklım dolu olmasına rağmen, içeride rahatsız edici bir gürültü olmaması ayrıca çok hoşuma gitti. Bassin de la Villette kanalına karşı, eski bir tahıl ambarı binasında yer alan mekanın geniş terası kanalın tam üzerinde yer alıyor. Ben gittiğimde hava oldukça soğuk olduğu için içerde oturmuş olsam da, doğrusu aklım o 150 yıllık kiraz ağacının altındaki masada kaldı. (belki ılık bir Eylül akşamüzerinde gölgesine yerleşirim) Paname Brewing Co.’de kendi ürettikleri 8 çeşit bira var. Her birayı 25 cl ya da 50 cl olarak ısmarlamak mümkün. Tüm çeşitlerin tadına baktıktan sonra ben …

Chez Paul

Dört günlüğüne gittiğim Paris seyahatimden dün gece İstanbul’a döndüm. İnsan Paris’e doyamıyor. Ne sokaklarında pabuç eskitmeye, ne kafelerinde oturup Parizyenlik yapmaya, ne parklarında çimlere yayılıp bir şişe şarap açmaya, ne kıtır bagetlerine, ne peynir dükkanlarını bir bir gezmeye, ne de müzelerinde muazzam sanat eserlerini incelemeye, insan doyamıyor… Bu seferki seyahatim iş için olmadığından, baharda dal budak çiçeklenmiş Paris’in tadını çıkarabildim. (hava sabah ve akşam saatleri kış, öğlen saatleri bahardı ama olsun) Anlatıcak, yazıcak çok yer var ama bu sefer iki yerden bahsetmek istiyorum. Birincisi (aslında ikincisi) Paname Brewing Company, ki kendisi bir sonraki Keşifler bölümünün yazısı, bir diğeri ise tam da az sonra detaylarını vereceğim ve burada fotoğraflarını paylaştığım klasik bir Fransız bistrosu olan, Chez Paul. Chez Paul’de tam anlamıyla klasik Fransız Mutfağının nefis örneklerini yemek mümkün. Ördek confit, steak tartare, soğan çorbası, Burgonya usulü salyangoz, kaz ciğeri, tavuk pate, nefis patatesler, deniz mahsulleri, Fransız peynir çeşitleri, tatlılar… Bolca tereyağ, geniş bir şarap listesi (özellikle Bordeaux çeşitleri ) ile son derece memnun edici bir yer burası. Ortam rahat ve samimi. Turistik değil. Lüks beklentiniz varsa …