All posts tagged: gerikazanımmutfağı

Ezo’ya Uğramadan Edemem

Her çıktığım seyahatte, orada yaşıyor olsam nerede otururdum (ya da oturmak isterdim), hangi parkın hangi ağacının altında kitabımı okurdum, balık için hangi restorana, ekmek için hangi fırına, kahve için hangi kahvehaneye giderdim, sokakta en çok hangi kediyi kayırırdım (bulabilirsem tabi) diye düşünmekten alıkoyamam kendimi. Keşifler yapmayı ne kadar çok seviyorsam, yaşadığım yerde biryerlerin müdavimi olmayı da o bir kadar severim. Sadece yaşadığım şehir için geçerli değil, bir seferden fazla gittiğim her yerde, daha önceden gelip de çok beğendiğim noktalara muhakkak tekrar tekrar giderim. İşte böylesine müdavimi olacağım bir kafeyi iki hafta evvel gittiğim Tiflis seyahatimde buldum. Kafenin ismi, Gürcüce Avlu anlamına gelen Ezo. Kocaman bir avlu içinde yer alıyor olmasından ötürü bu ismi almış. Tiflis’in eski mahallelerinden Sololaki’de yer alan Ezo’nun insanı sakinleştiren bir enerjisi var. Hani kucağında uyuyan kedi ile sen de mayışırsın ya, onun gibi. Huzur veren bu hava içeri adımımı atar atmaz sardı beni. Genç ve ilgili, birbirinden güzel ve yakışıklı personeli, çalan müzikleri, kokusu ile kara kıştan çıkıp bahara papatya açmış çayırlıklar gibi bir yer dersem kesinlikle abartmış olurum evet, ama …

İzmir Tulum Peynirli Pide

Geçtiğimiz hafta Gürcistan’ın başkenti Tiflis’teydim. En başta coğrafyası ve mimarisi ile kendine has bir şehir Tiflis. Rengarenk evlerin arasında sokaklarında gezmek, tepelerine çıkıp çam ile meşenin birbirine karıştığı kokuyu içine çekmek, adım başı karşına çıkan şarap barlarında yerel üzümlerden yapılmış şarapların tadına bakmak, üç mü beş mi khinkali yiyeceğine karar verememek… Bunların hepsini Keşifler Bölümünde bir bir anlatacağım. Ama öncesinde, ayağımın tozu ile oralardan ilham alarak yaptığım bu tarifi vermeden olmaz dedim; Tarhun otlu İzmir tulum peynirli pide yaptım. Öncelikle yaş mayayı yarım kaşık bal ile ılık suda erittim. Elekten geçirdiğim buğday unu ve mısır unu karışımına bir parça tuz koyup, mayalı suyu azar azar una yedirdim. Son olarak zeytinyağını da koyup, on dakika boyunca güzelce yoğurdum. Yoğurduğum hamurun üzerine nemli bir tülbent koyup, oda sıcaklığında bir saat beklettim. Bir saatin sonunda ikiye katlanan hamuru bilardo topu büyüklüğünde parçalara ayırdım. Tezgahı unlayıp, hamurları tek tek açtım. Açtığım hamurların ortasına rendelediğim İzmir Tulum peynirini ve bolca tarhun otu koydum. Hamuru iki tarafından tutarak ortasından katladım. Kapattığım pidelerin üzerine zeytinyağı ve yumurta sarısı sürüp, önceden ısıttığım 200 …

Baklalı Enginarlı Kuzu

Biraz daha zaman var, Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır vs. vs. ama manav tezgahlarına bahar gelmeye başladı. Önce taze sarımsak, şimdi de sakız bakla… Enginar malum, artık farklı farklı türleri görüyor olduğumuz için her mevsim var, ama ben yine de kendisini bahar aylarında daha çok seviyorum. Hele ki kuzu etli enginara bayılıyorum. Ama bu sefer, manavımın ısrarla ‘’bu körpeyi kaçırma’’ diyerek verdiği, senenin ilk baklaları ve canım taze sarımsaklarla birlikte yaptım. Ayıp değil söylemesi çok güzel oldu. Öncelikle baklaları kararmasınlar diye, unlu suya ayıkladım. Enginarları limon ile ovup, dört parçaya böldüm ve onlar da kararmasın diye, limonlu suda beklettim. Kuru soğanı piyazlık kestim, taze sarımsakların yeşil uçları ile birlikte zeytinyağında kokuları çıkana kadar kavurdum. Kuzu koldan kestirdiğim kuşbaşı etleri soğan ve sarımsaklı tencereye koyup, yüksek ateşte beş dakika kavurdum. Daha sonra ocağın altını kısıp, eti pişmeye bıraktım. Yirmi dakika sonra ayıkladığım baklaları ve enginarları etin içine koyup, baklanın unlu suyunu ilave ettim. Altı kısık olacak şekilde kırk dakika kadar pişirdim. Et suyunu çekip, tüm malzemeler piştiğinde içine tuz, karabiber, sumak ve bal koyup güzelce …

Karidesli Körili Erişte

Bir gün önceden erişte yapılmış. Sadece tereyağlı, içinde başka hiçbir malzeme yok. Kalmış erişteden bir koca tabak, hadi bilemedin iki ‘’normal’’ tabak. Fakat bu hali ile emin olun hiçbir şeye benzemez. O zaman bana düşer, her zamanki gibi ufak dokunuşlar ile, bambaşka nefis bir yemek hazırlamak! Hem de sadece beş dakikada. Evinizde kalmış erişte yoksa da bu yemeği yapmamazlık etmeyin. Son Mastori sözü; sonuca bayılacaksınız! Öncelikle karidesleri kabukları ile sadece 1 dakika haşladım. Haşladığım karideslerin kabuklarını soyup, sarımsaklı zeytinyağında 2 dakika pişirdim. Öte yanda hindistan cevizi yağını tavada erittim. Köri ve zerdeçal tozunu ekleyip hafifçe kavurdum. Kavurduğum baharatların üzerine süt ilave ettim. Kıvamı yoğunlaşınca, sosun içine karidesleri koydum. Sosu tuz ve karabiber ile çeşnilendirip, erişteye kattım. 2 dakika eriştenin sosu çekmesini bekleyip üzerine ince kıydığım taze kişnişleri koydum. Bekletmeden sıcak servis ettim. Yaşasın Geri Dönüşüm Tarifler! Not: Hindistan cevizi yağınız yoksa zeytinyağı ya da tereyağı kullanabilirsiniz. Malzemeler: Yaklaşık 150 gr erişte için 150 gr karides 6 çorba kaşığı inek sütü 1 çorba kaşığı toz köri 1 tatlı kaşığı toz zerdeçal 1 tatlı kaşığı hindistan cevizi …

Hong Kong – Temple Sokağı Akşam Pazarı

Otele yerleşmemin ardından, sonunda saat 19.00 civarı kendimi karnım zil çalarak Hong Kong sokaklarına atabildim. İlk durağım kaldığım otele de çok yakın olan meşhur, Temple Sokağı Akşam Pazarı oldu. Temple Akşam Pazarı; Kowloon Bölgesi’nin ana caddelerinden biri olan Nathan Yolu ile Jordan Yolu’nun kesiştiği çok merkezi bir yerde yer alıyor. Buraya metro ile gelecek olanların, Jordan Durağı’nda inip sokak tabelalarını takip etmesi yeterli olacaktır. Temple Sokağı Akşam Pazarı; adından da anlaşılacağı üzere, akşamları kurulan bir sokak pazarı. Pek de kaliteli olmayan her türlü hediyelik eşyanın yanı sıra, kıyafetler, saatler, elektronik eşyalar, ucuz mücevherat, cd’ler gibi satın alınabilecek pek çok şey bulunduruyor. (devamı) http://www.letsgodergi.com/hong-kong-temple-sokagi-aksam-pazari/

Fırında Dil Peynirli Karnabahar

Seveni var sevmeyeni var. Ama bence kışın en güzel sebzelerinden biridir karnabahar. Yeter ki düzgün yapılsın. Güzelim karnabahar çok pişirilirse tadı kaçar, mahvolur. Hep söylerim kötü yemek yoktur, kötü aşçı vardır. Doğru malzemeleri bir araya getirmek, malzemeyi iyi tanıyıp, niteliğine göre işlem yapmak, yemek hazırlamanın altın kuralı. Mesela ben uzun süre hiç dana ve kuzu ciğeri sevemedim, ama neredeyse her gittiğim yeni yerde, ciğer tattım. Hatta hatır için çiğ ciğer yemişliğim bile var. Lübnan’da adet; masaya o gün kesilmiş kuzunun taze ciğeri çiğ gelir. Lavaş arası kuru soğan, tuz karabiber ve kimyon ile yeniliyor. Bu lokma ağzımdayken zaman nasıl yavaşladı anlatamam, yani hiç hoşuma gitmemişti… Fakat bu bile yıldırmadı, ben her yerde ciğer yemeğe devam ettim. Tabi sonunda olan oldu, haklı çıktım; son birkaç senedir ustalıkla yapılmış her türlü ciğere bayılıyorum! Konunun buralara uzama sebebine gelirsem, biliyorum ki birçok kişi karnabahara burun kıvırır. Oysa ki bin bir tarife yakışan, nefis bir lezzettir. Buzdolabında fazladan kalmış bir küçük karnabahar olunca, hemen bu basit ama leziz tarifi yaptım. Öncelikle sirkeli suda yıkadığım karnabaharı, bütün olarak ve yarı …

Uskumru Pilavı

Tazecik uskumruları aldım, temizleyip fırın tepsisine zeytinyağı, taze biberiye, sarımsak, tuz, karabiber ve 1 çorba kaşığı su ile dizdim. 180 derecelik fırında 15 dakika pişirdim. Bu şekilde derisi kızarık, içi sulu, bol aromalı ve çok lezzetli oluyor. Yanında başka yemekler de olunca iki tane uskumru yenmedi, arttı. Artan uskumru ile birlikte esas tarif de şekil buldu. Kalan uskumruları hamsili pilav ile, midye dolma arası bir yere oturtmak geldi aklıma. Hiç durmadım, hemen davrandım. Öncelikle bir gece buzdolabında kalmış uskumruları büyük parçalar olacak halde, kılçıklarından ayıkladım. Tencereye zeytinyağı koyup, fare dişi doğradığım soğanları ilave ettim. Soğanlar hafifçe karamelleşene kadar kavurdum. Daha sonra suda beklettiğim pirinci süzüp soğanlara ilave ettim. İkisini birlikte karamelize olacak şekilde kavurdum. Ayrı bir tavada çam fıstıklarını yakmamaya özen göstererek kavurdum ve tüm baharatlar ile birlikte soğan, pirinç karışımına kattım. 2 dakika daha, baharatların kokusu iyice birbirine geçene kadar kavurdum. Üzerine sıcak su ilave edip, tencerenin kapağını kapattım ve ocağın altını kıstım. Pirinç suyu çekince ocağın altını kapattım. Pilavın üzerine kağıt havlu koyarak on dakika demlenmeye bıraktım. Pilav demlendikten sonra içine uskumruları ilave …