All posts tagged: #ekmek

Yeni Yılda Şans Getirdiğine İnanılan Yemekler

Yeni yıl kapıda… Yeni dilekler, yeni hedefler, yeni istekler, yeni beklentiler… Hemen hemen herkes için, yeni kararlar alma zamanıdır yılın bu son günleri. Ocak ayının ilk günü itibari ile de, alınan kararlar uygulanmaya başlanır (en azından çabalanır). Herkesin listesi kendine özel olmakla birlikte, ortak dilekler bellidir: Önce sağlık, huzur (bazıları da heyecan arar tabii), oldukça göreceli olmakla birlikte mutluluk, aşk, bereket, iş, para diye liste uzar gider. Tüm bu dileklerin gerçekleşmesi için, güzel dünyamızın farklı coğrafyalarında yılbaşı akşamı yapılan bir takım ritüelleri ve yenilen sembolik yemekleri merak ettiniz mi hiç? Ben ettim ve bununla alakalı bir araştırma yapıp, bu yazıda derledim. Kim bilir, belki içlerinden hoşunuza gidenleri denemek istersiniz. Yazının devamı ve tarifler için: http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/yeni-yilda-sans-getirdigine-inanilan-yemekler.aspx Reklamlar

Dalından Sofraya Kutsal Lezzet;Zeytin

Kişisel olarak, benim en sevdiğim ve dünyanın en sağlıklı meyvesi olarak bilinen zeytinin, hasat dönemi Ekim ayı itibari ile yurt genelinde başladı. Sayısız türü bulunan ve dört mevsim yeşil olan zeytin ağaçları, ilkbahar sonunda çiçeklenir. Daha sonra bu çiçekler zeytin olur ve bu zeytinlerin kimisi yemelik olur sofraları taçlandırır, kimisi de zeytinyağı yapımında kullanılır. (yazının devamı ve tarif için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/dalindan-sofraya-kutsal-lezzet-zeytin.aspx  

Torrija / Ekmek Tatlısı

İspanya’da Paskalya zamanı evlerde yapılan nefis bir tatlı var. Adı torrija. Son derece geleneksel bir lezzet olmakla birlikte, artmış ekmekleri değerlendirmek üzere icat olmuş. Tam da Son Mastori Geri Dönüşüm (Kazanım) Tariflere uygun bir tatlı! Ama bu sefer benim torrija yapma amacım bayat ekmekleri geri dönüştürmek için değildi. Esasen bir arkadaşımın kendini evinde hissetmesini sağlamak içindi. İspanyol olan bu arkadaşım 6 aydır İstanbul’da yaşıyor (Cuma günü memleketine dönüyor). Malum geçtiğimiz pazar Paskalya Bayramı olduğu için, kendisine Paskalya yemeği yaptım. Günün sürprizi ise ona özel yaptığım sıcacık Torrija tatlısı oldu… Öncelikle torrija yapmak üzere kullandığım ekmeği, yaklaşık 3 santim kalınlığında dilimledim. Ben, tereyağlı ve yoğun bir ekmek türü olan brioche kullandım. Ama başta da dediğim gibi esasen evde ne ekmek kaldıysa o kullanılıyor. Dilimlediğim ekmekleri pudra şekerli sütte 2 saat beklettim. İki saatin sonunda iyice sütü çeken ekmekleri çırpılmış yumurtaya bandırıp çıkarttım. Ekmekleri fırın teline dizip yumurtanın fazlasını akıttım. Ekmekler hazır olunca, tavayı ateşe koyup zeytinyağı ve tereyağı karışımını ısıttım. Yağ eriyip, tava iyice ısınınca ekmeklerin iki tarafını da dikkatli bir şekilde kızarttım. Torrijalar altın sarısı …

Pırasalı Mısır Ekmeği

  Trabzon, Rize, Çamlıhemşin’e gidip de ilham almamak mümkün değildi. Kafamda bir sürü tarif oluşturdum bile, bu onlardan ilki olsun. Bu zamana kadar denenmemiş bir tarif olmayabilir, belki yapanlar da vardır bir yerlerde…Bilmiyorum, ama ben çıkan sonuçtan çok memnunum. Kış aylarında sıklıkla yapacağım, işte ondan eminim.   Yine az, her yerde bulanabilen malzemeler kullandım ve hiç zahmeti olmayan nefis bir ekmek oldu. Hem sadece ekmek olarak da değil, 5 çaylarında tuzlu kek niyetine de yenilebilir. Yalnız beklemeye gelmiyor, en güzel hali fırından çıkıp biraz ılındığı zaman.   Öncelikle yıkayıp temizlediğim pırasaları ince ince doğradım. Diğer tarafta yoğurt ve yumurtayı birlikte çırptım. Derin bir karıştırma kabında mısır ununu, buğday unu, karbonat, tuz, şeker, karabiber ile iyice harmanladım. Çırptığım yumurtalı yoğurdu ve zeytinyağını mısır unu karışımına yedirdim. İnce doğradığım pırasaları da hamura ilave edip karıştırdım. Zeytinyağı ile yağladığım fırın kabına karışımı döküp, önceden ısıttığım 180 derecelik fırında 30 dakika pişirdim. Piştikten sonra fırından çıkartıp, 10 dakika kadar dinlendirdim. Sonrası afiyetle… Not: Pişirme süresi kullanılan pişirme kabı ve fırına göre değişiklik gösterebilir. Ben bu tarifte; 5cm derinlikte, 17cm …

Zeytinli Mısır Ekmeği

Ekmek yapma konusunda iddialı değilim. Okula giderken gördüğüm 2-3 ders ve birkaç işin ötesine gitmedim. Zaten çok az ekmek yerim, ama her zaman en iyisinin peşindeyim. Burada daha önce de çok sevdiğim ve güvendiğim ekmek ustalarını paylaşmıştım, konumuz bu değil. Konumuz bu aralar (iki günde bir) ekmek yapıyor olduğum. Önce focaccialar, sonra zeytinli mısır ekmeği derken bir tarif vermeden de olmazdı. Klasik mısır ekmeği değil, biraz farklı geliştirdim. Dolapta da yer gök zeytin kaplı olunca, zeytinli yaptım. Öncelikle mayayı ılık suda erittim. Buğday unu, mısır unu ve irmiği güzelce harmanladım. Tuz ve şekerini koydum. Biberiyeleri ve zeytinleri irice kıydım. Un karışımına karıştırdım. Un karışımının ortasını açıp, yavaş yavaş mayayı ve zeytinyağını ilave ettim. 15 dakika boyunca yoğurdum. Sonrasında hamurun üzerine nemli temiz bir bez koyup oda sıcaklığında yarım saat dinlendirdim. 26 cm çapında 5 cm derinliğindeki borcamı zeytinyağlayıp, hamuru yerleştirdim. Üzerine parmakla delikler açıp, üzerine zeytinyağı ve biberiye ilave ettim. Bir yarım saat daha tepside bekleyip, önceden ısıtılmış 200derecelik fırında 20 dakika pişirdim. Gelişi güzel dilimleyip, sıcakken servis ettim. Malzemeler: 220 gr buğday unu 220 …

Aziz’in Ekşi Maya Ekmeği

İlk defa kendime ait olmayan bir tarif veriyorum. Daha doğrusu, bugün yapanı tarifliyorum. Ekmeğin tarifini siz kendiniz isteyin (verirse), ben de aranızdan çekileyim. Evet, bu fotoğraftaki nefis mi nefis, ekşi maya ekmeğin babası Aziz Bengi. Şule ve Aziz Bengi çifti Gökçeada’nın en güzel köylerinden Yukarı Kaleköy’de yaşıyorlar. İstanbul’dan geleli, onlar desin 8, ben diyim 9 sene olmuş. Soğuk yöntem ile Marsilya usulü tamamen doğal, cilt ve saç dostu sabunlar üretiyorlar. Yalnız sabun değil, kokladığım en güzel kolonyaları da kendileri yapıyor. Özen ve büyük emekle kendi yaptıkları atölyeleri, aynı zamanda satış mağazası. Manzara coşkulu, üç set bahçeden oluşuyor. Her sette ayrı meyve,sebze ve bitkiler ekmişler. Yediğim en güzel ve en kokulu çileği yetiştiriyorlar. Evleri üçüncü sette, incirlikte. Kızları Paçi ve Pamukla birlikte yaşıyorlar. http://www.imroza.com adresine girin bakın, Ada’ya gelirseniz gidilecek ilk durak olduğunu belirtmeden geçmeyeyim. Gelelim Aziz’in ekşi maya ekmeğine… Geçtiğimiz pazar akşamı Şule ve Aziz, beni ve İlke’yi (eşim) yemeğe çağırdı. Pazar akşamı olunca hem onların, hem de benim işim sakin, tabi koşa koşa gittik. Yemeğe ünlü Meditasyoncu, rengarenk kadın Clio Mutaf da geldi. Kendisi …

Naan Ekmeği

Hint Yemeklerine bayılırım. Baharatlı, acılı, çok boyutlu, kat kat yemeklerdir. En çok hamurlarını ve sebzelerini severim. Naan Ekmeği olmadan Hint yemeği gecesi düşünülemezdi. Kolları sıvayıp, elimin hamuruyla Naan açtım. Öncelikle kuru mayayı ılık suda çözdürdüm. 10 dakika canlanması için beklettim. Sonra şekeri, tuzu, sütü, yumurtayı mayalı su ile karıştırıp azar azar una döktüm. Yumuşak kıvamlı bir top hamur elde ettikten sonra, üzerine nemli bir bez örterek 2 saat dinlendirdim. Dinlendirme sonrası hamuru, 6 eşit damla şeklinde parçaya böldüm. Hamur yapışmasın diye tezgahı ve merdaneyi unlayıp yarım serçe parmağı kalınlığında açtım. Demir döküm tavayı ısıtıp hafifçe yağladım, açtığım Naan hamurlarını teker teker pişirdim. Tavanın çok sıcak olmasına dikkat etmek gerekiyor. Hamur pişerken hafifçe kabardığında diğer tarafını çevirip pişirmek gerekli. Evvelden erittiğim tereyağının içine dövülmüş sarımsakları atıp, bir fırça yardımıyla pişen Naan Ekmeklerine sürdüm. Tarifini yarın vereceğim Mercimek Köri yanında sıcak servis ettim. Malzemeler: 5gr kuru maya 120 ml ılık su 25 gr beyaz toz şeker 20ml süt 1 yumurta 6gr tuz 410gr un 30gr tereyağı (eritilmiş) 8-9 diş sarımsak Hazırlama Süresi: 30 dakika Bekletme Süresi:2 saat …