All posts tagged: #delicious

Toplayın Eşyaları Yaylalara Gidiyoruz

Güzel bir sürprizim var; 9-12 Ağustos 2018 tarihlerinde, Doğu Karadeniz’de ‘’Yoga ve Yayla Tatili’’ için kolları sıvadık 🙂 Sabah ve akşam olmak üzere, günde 2 seans olacak olan yoga asana dersleri benden, nefis manzaraları ile Gito, Sal, Pokut, Elevit Yayları, Fırtına Vadisi ve Hemşin köyleri gezileri ise Türkiye’nin en iyi doğa rehberlerinden biri olan, profesyonel doğa ve dağ rehberi Ömer Bayraktutan tarafından gerçekleştirilecek. Kalacağımız otel işte böyle bir yer 🙂 http://www.nordicotel.com Turumuzun detayları için linke tıklamanız yeterli https://www.bukla.com/karadeniz-yoga-kampi3gece Bir de unutmadan, olur da gönlünüze yatar ve gelmek isterseniz kayıt yaptırmadan önce lütfen benimle irtibata geçin.  ***Turumuz kesin kalkışlı. Yerimiz sınırlı, az kişiyiz 🙂 Reklamlar

Pilavdan Dönenin Kaşığı Kırılsın

Tüm dünyada buğdaydan sonra en çok ekimi yapılan ve ana vatanı Hindistan olan pirinç, Japonya’da kutsal sayılmış, İtalya’da bereketin sembolü olmuştur. Büyük İskender sayesinde Avrupa topraklarına adım atmış, Arapların İspanya’yı işgal etmesiyle tarımı yaygınlaşmıştır. Pirinç, başta pilav çeşitleri ile olmak üzere, mutfağımızda baskın bir yer edinmiştir. Mis gibi has tereyağı kokulu, tane tane dökülen, dişe gelir bir pirinç pilavına karşı koymak kimse için kolay değildir. Tabağa ilave edilen her kaşık, hiç bir zaman fazla gelmez. Ertesi güne kalmaz pilav, kalmamalıdır da. Hoş, zaten ustaca yapılmış bir pilavın tencerede bırakıldığı da pek görülmemiştir.  Tarifler ve yazının devamı için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/pilavdan-donenin-kasigi-kirilsin.aspx

Meyvelerin Gücü Adına

Gastronomi kültürümüzü incelediğimizde taze ve kuru meyvelerin, sıcak ya da soğuk yemekler içinde sıklıkla kullanıldığını görüyoruz. Meyveciliğe çok önem vermiş Selçukluların, turfanda kavun yetiştirmesi, aşılamalar yapmaları, bahçıvanlıkta ne kadar ileri seviyede olduklarının kanıtlarına birer örnektir. Bu dönemde Anadolu’da meyvelerden karpuz, kayısı, şeftali, ayva, kavun, patlıcan, turunç, limon, erik, elma, üzüm, nar ve zeytin yetiştiriliyordu. Taze nar taneleri yalnızca pirinç pilavlarının ya da çok sevilen helvaların üzerini süslemekle kalmaz, pekmez, nar ekşisi ve şerbet yapımında da sıkça kullanılırdı. Tatlı narlardan yapılan pekmezleri baldan ayırmanın zor olduğu yazılmıştır. Meyve kurutma konusunda da uzman olan Selçuklular’ın özellikle kuru kayısısı dillere destandı. Bu kayısılar Anadolu’dan uzak diyarlara ihraç ediliyordu. Ürünlerin doğal tatlarının ortaya çıkarılmasının büyük önem taşıdığı, baharat kullanımının az miktar ve çeşitte kullanıldığı Osmanlı mutfağına baktığımızda da, meyvelerin hem çiğ olarak, hem de… ( yazının devamı ve tarifler için tıklayın: http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/meyvelerin-gucu-adina.aspx )

Yine Yeşillendi Bahar Sofraları

Soğuk kış günlerinin rehavetini üzerimizden atmanın en kolay yolu, doğanın döngüsüne uyum sağlayıp, sesine kulak vermekten geçiyor. Yabani otlar ile yemyeşil sebzelerin en bol olduğu Nisan ve Mayıs ayları, bu nimetleri sofralarımıza baş tacı edip, birbirinden lezzetli yemekler hazırlamanın tam zamanı. Doğada kendiliğinden yetişen bitkiler olan yabani otlar, dağlarda, meralarda, tarlalarda, dere ya da deniz kenarlarında ve hatta kayalarda yetişirler. Ülkemiz birçok bakımdan olduğu gibi, konu yabani otlar olduğu zaman da, son derece şanslı ve bereketli bir ülke. Kimi otlar Trakya’dan Doğu Anadolu’ya kadar, memleketin dört bir yanında bulunabilirken, kimileri sadece yetiştiği yöreye özgü, yani endemik olabiliyorlar. Her yerde yetişen otların isimleri yöresel olarak değişiklik göstermekle birlikte, genellikle kullanım şekilleri birbirlerine benzerlik gösterir. Her yerde en çok görmeye alışık olduğumuz semizotu örneğin, Güneydoğu Anadolu bölgesine gidince, adı pirpirim oluverir.  Yazının devamı ve tarifler için;  http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/yine-yesillendi-bahar-sofralari.aspx

Her Peynirin Anlatacak Bir Masalı Vardır

Dünyada pek fazla bilinmese de, doğrusu memleketimiz bir peynir cennetidir. Anadolu’nun dört bir yanında binlerce yıllık geleneği sürdürerek yapılan onlarca çeşit peynir türü, tarihten günümüze sofralarımıza ulaşır. Üretildiği bölgenin havasını, suyunu, toprağını, çayırını, çimenini, böceğini, çiçeğini damağımıza fısıldayan, bir masal anlatıcısıdır peynir. Gözümüzü kapatıp tattığımızda, kulaklarımızda ineklerin çanını, tenimizde yaylaların havasını hissetmemiz mümkündür. Peynir sadece peynir değil, kültürel bir olgu ve dünyanın en eski besinlerinden biridir. Yerleşik hayata geçiş ile birlikte insanoğlu avcılıktan hayvan yetiştiriciliğine yöneldi. İlk evcilleştirilen hayvanlardan biri olan koyunun midesinden yapılan tulum içinde tesadüfen ekşiyen süt ile birlikte, peynir yapımı keşfedildi. Sonraki yıllarda bilinçli bir şekilde gerçekleştirilen bu süreç, zaman içinde farklı coğrafya ve kültürlerde yaygınlaştı. Yazının devamı ve tarif için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/turkiyenin-tulum-peynirleri.aspx   

Yeni Yılda Şans Getirdiğine İnanılan Yemekler

Yeni yıl kapıda… Yeni dilekler, yeni hedefler, yeni istekler, yeni beklentiler… Hemen hemen herkes için, yeni kararlar alma zamanıdır yılın bu son günleri. Ocak ayının ilk günü itibari ile de, alınan kararlar uygulanmaya başlanır (en azından çabalanır). Herkesin listesi kendine özel olmakla birlikte, ortak dilekler bellidir: Önce sağlık, huzur (bazıları da heyecan arar tabii), oldukça göreceli olmakla birlikte mutluluk, aşk, bereket, iş, para diye liste uzar gider. Tüm bu dileklerin gerçekleşmesi için, güzel dünyamızın farklı coğrafyalarında yılbaşı akşamı yapılan bir takım ritüelleri ve yenilen sembolik yemekleri merak ettiniz mi hiç? Ben ettim ve bununla alakalı bir araştırma yapıp, bu yazıda derledim. Kim bilir, belki içlerinden hoşunuza gidenleri denemek istersiniz. Yazının devamı ve tarifler için: http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/yeni-yilda-sans-getirdigine-inanilan-yemekler.aspx