All posts tagged: #çorbatarifi

Kestane Mantarı Çorbası

Hava soğuksa, benim için çorbasız öğün olmaz. Hatta bazen, -bu sefer değil- öğünün kendisi çorba olur. Mantar sevgimi bilmeyen kalmadı artık, hal böyle olunca mantar çorbası da en sevdiğim çorbalar arasında yer alıyor. Muhakkak ki en güzel mantar çorbası, yabani mantarlardan oluyor ama kültür olarak yetiştirilen kestane mantarı da bu tarifim için hiç fena değil. Artık hemen hemen her markette kestane mantarı bulmak mümkün, kendileri bugünki çorbamın ana malzemesi oldular. Öncelikle kuru soğanı fare dişi doğrayıp, patatesler ile birlikte az zeytinyağı koyduğum çorba tenceresinde kavurdum. Diğer tarafta kestane mantarlarını güzelce fırçaladım, çok ince olmayacak şekilde doğradım. Kavurduğum patateslerin içine mantarları ilave ettim. 2 dk. kavurduktan sonra mantarların 3/1’ini kenara aldım. Diğer tarafta tencereye üzerine iki parmak çıkacak kadar sebze suyu (normal su ya da tavuk suyu da kullanabilirsiniz) koyup, ocağın altını kıstım. Patatesler yumuşayınca, tüm malzemeyi el blendırından geçirip, püre haline getirdim. İnce kıydığım maydanozu, tuz ve karabiberi koyup, sütünü ilave ettim. Gerektiği kadar daha sebze suyu ve en son, kenara aldığım mantarları da içine koyup servise hazır hale getirdim. Bol mantarlı, hafif ve nefis …

Pancar Çorbası

21 Ocak Salı akşamı gerçekleşen, malum Son Mastori Sim-Pera’da yemeğinden bir tarif daha; vitamin ve mineral deposu Pancar Çorbası bugün ki tarifim. Pancar kalp, karaciğer gibi hayati organlara iyi bakmakla kalmıyor aynı zamanda cildi de güzelleştiriyor. Kışın bolca yenip içildiğinde bağışıklık sistemini güçlendirdiği de kanıtlanmış. Topraksı yoğun tadı, tatlımsılığı ve dokusuyla çok fazla değiştirmeden kullanılabilecek, olduğu gibi güzel bu sebzeyi hele de bu kadar can alıcı rengi varken sevmemek mümkün değil. Bu çorbayı o akşam tadımlık olarak shot bardağında servis ettim, evde kase kase tadına varabilirsiniz. Öncelikle pancarları, kök kerevizi, kuru soğanı ve patatesleri yıkayıp, kabuklarını soydum. Soğan hariç tüm sebzeleri kabaca doğradım. Tüm malzemeleri tencereye koydum, az zeytinyağı ile hafifçe kavurdum. Ocağın altını kısıp üzerini iki parmak geçicek kadar su koydum. Yaklaşık 40dakika pancarlar yumuşayana kadar pişirdim. Sebzeler yumuşayınca, el blendırından geçirdim. Üzerine biraz daha su ilave edip, tuz ve karabiber koydum. Son olarak yumurta sarısı ve krema ilave edip çırpma teli ile hızlıca çırptım, bekletmeden servis ettim. Not 1: Üzerine keçi peyniri ya da taze turp otu ilave edebilirsiniz, çok yakışır. Not 2: …

İskorpit Çorbası

Avlanması da ayıklanması da zor olan iskorpit zehirli bir balık türüdür. Özellikle Ege ve Karadeniz’de sıkça bulunur. Çorbası, yahnisi ve güveci pek lezzetli olur. Kimi zaman kızartmasını da yaparlar ama bana sorarsanız biraz yavan olur. Balıkçımda görünce alıp, çorbasını yapmaya karar verdim. Çorbasını yapacağımı öğrenen Balıkçım benden hemen önce filetosunu çıkarttığı deniz levreğinin de kılçığını verince ballı kaymak oldu. Öncelikle ayıklanmış olan balıklarımı güzelce yıkadım, tüm kanının aktığından emin olup tencereye koydum. Kuru soğanı ortadan ikiye bölüp tencereye koydum, üzerine balıkları iki parmak geçecek kadar soğuk su koyup kısık ateşte kaynayana kadar pişirdim. Kereviz ve kabuklarını soymadığım taze patatesleri irice kestim, balık suyuna ilave ettim. Tuz ve karabiber koydum. Kereviz yaprakları ve iki dal biberiyeyi de koyup patatesler olana kadar pişirdim. Ocaktan almadan beş dakika evvel taze kekik, maydanoz ve taze mercanköşkten oluşan taze bitkilerimi ilave ettim. Taze bitkileri her zaman pişime yakın koymak gerekir aksi halde yemeğin içinde kaybolur giderler. Bitkileri ilave etmeden evvel, çorbanın içinden balıkları, kılçıkları ve soğanları çıkarttım. İskorpiti ayıkladım, etini kenara aldım. Diğer tarafta terbiyeyi hazırlamak üzere bir limon ve …

Turp Çorbası

Etrafta tanıdık tanımadık herkes grip. Yeni bir salgınmış, en az on gün sürüyormuş, ateş ve öksürük gibi bir sürü can sıkıcı etki ile, bir sürü de işim varken hastalanmaya hiç niyetim yok. Çocukluğumda ailem kışın bana ve ağabeyime portakal kürü değil, turp kürü yaparlardı. Ben de size turp gibi olun diye turp çorbası yaptım. Öncelikle turpları ve patatesleri güzelce yıkadım.Kabuklarını alacalı soydum. Yarım kuru soğanı fare dişi kestim. Tencerenin içine patates,turp, soğan ve zeytinyağı koyup orta harlı ateşte kavurdum. Üzerine 2 küçük parmağı geçicek kadar su ilave edip, kısık ateşte pişirdim. Tüm sebzeler pişince el blendırı ile ezdim. Son dakikada krema koymaktan vazgeçtim, arzu ederseniz bir çorba kaşığı kadar ilave edebilirsiniz. Elimde nefis beyaz trüf mantarlı tuz var, cömertce ilave ettim. Taze çekilmiş karabiberi de koyup, çorba kasesine aldım. Üzerine Trakya eski kaşar rendeledim, azıcık da acı paprika ile çorbamı tamamladım. Şifa niyetine soğutmadan içtim. Malzemeler: 500gr Turp Çeşitleri 1 büyük ya da 2 orta boy patates ½ kuru soğan Aldığı kadar su Zeytinyağı Tuz & Karabiber Üzeri için; Eski Kaşar Rende Acı Paprika Biberi …

Bademli Yayla Çorbası

İtiraf edeyim yayla çorbası sevmem… Gelen yayla çorbası isteğini yapmamazlık olmazdı, bu yüzden üzerinde ufak dokunuşlar yapmak zorunda kaldım. Normalde klasik tarifleri değiştirme taraftarı değilimdir. Klasik tariflerden ilham alıp, yenileri üretilmelidir ama klasikleri değiştirmek ‘’racona’’uymaz. Yeni tarifler yaratmak için de, klasikleri mükemmel yapmak gerektiğini düşünürüm. Esasında tarifi değiştirmedim, teknik birebir aynı. Yalnız, pirinç yerine bulgur kullandım, sarımsak, badem ve sumak ilave ettim. Yayla çorbası bu seferlik beni affetsin ama, orjinalinden çok daha lezzetli oldu… Öncelikle gerekli miktarda su ve süt karışımına bulguru koyup, ocağın altını yaktım. Bulgurlar pişe dururken, yoğurt, yumurta ve unu pürüzsüz olacak şekilde çırptım. İçine ince dövülmüş sarımsak ilave ettim. Bademleri un ufak olmayacak, küçük taneli olacak şekilde robottan geçirdim.Bulgurlar pişince bademleri koydum. Buraya kadar herşey çok kolay,bundan sonra biraz dikkat etmek gerekiyor. Bir kepçe sıcak çorbadan, yoğurtlu terbiyeye kattım, hafif ılınmasını sağladım. Sonra bir kepçe terbiyeden alıp, çorbaya kattım. Yine çorbadan bir kepçe alıp, terbiyeye koydum ve yine aynı şekilde terbiyeden bir kepçe çorbaya koydum. Bu işlemi terbiyenin tamamı bitene kadar devam ettim. Sakın terbiyenin tamamını çorbaya boşaltmaya kalkmayın, yoğurt kesilir. …

Küflü Peynirli Brokoli Çorbası

Geçen hafta itibari ile birikmiş istek tarifleri yayımlıyorum. Brokoli Çorbası aldığım ilk istek tarif olduğu halde, yakın arkadaşım Naz’dan (zigvezagcraft.com) geldiği için biraz ihmal ettiğim doğrudur. Havanın buz gibi olmasını da fırsat bilip, manavın en güzel brokolisini güçlü aromalı, Danimarka küflü peyniri ile başgöz ettim. Öncelikle brokoliyi parçalara ayırıp sirkeli su ile güzelce yıkadım. Patateslerin kabuklarını soyup, gelişi güzel kestim. Tencereye brokolileri, patatesleri ve bir bütün kuru soğanı koyup üzerini birbuçuk parmak geçicek kadar tuzlu sebze suyu koydum. Patatesler pişince, soğanı kenara aldım. El blenderı yardımıyla, sebzeleri püre yaptım. Küflü peynirin yarısını parçalayıp, çorbanın içine kattım. Tuz ve karabiber ilavesi yapıp, peynir çorbanın içinde eriyene kadar kısık ateşte karıştırdım. Peynir eriyince ocağın altını kapatıp, kremasını ilave ettim. Servis kaselerine koyup, çorbaların ortasına küflü peynir koydum. Azıcık daha krema gezdirip bekletmeden servis ettim. Malzemeler: 1 orta boy Brokoli 3 adet orta boy Patates 1 adet orta boy Kuru Soğan Sebze Suyu ya da normal içme suyu 75 gr Danimarka Küflü Peyniri 50gr Taze Krema Tuz & Karabiber Hazırlama Süresi: 10 dakika Pişme Süresi:45 dakika

Kestane Çorbası

Kestaneyi kim sevmez? Kışın her sokak başında görmeye alışık olduğumuz kestane, besleyici, lezzetli hem de çok doyurucu bir yemiştir. Bu kadarla da kalmaz, kestanenin insanları birleştirici bir tarafı da vardır ki ben en çok onu severim. Vapurda, dolmuşta sıcacık yerken yanınızdakilere ikram etmeden olmaz. Bu mevsimde İtalya ve Almanya’da çorbası birbirinden farklı tariflerle çok yapılır. Sade, yalın kestanenin lezzetini ön plana çıkaran bu tarif de benim yorumum. Öncelikle kestanelere çizik atıp 200derecelik fırında pişirdim. Evinizde soba ya da şömine varsa fırın yerine kullanabilirsiniz, odunun lezzeti arttıracağı garanti. Pişen kestaneleri fırından çıkarıp, soğuduktan sonra ayıkladım. Kereviz saplarını ince ince kestim. Soğanları fare dişi doğradım. Az zeytinyağı koyduğum tencerede, kereviz ve soğanları yumuşayana kadar kavurdum. Defne yaprağı, sarımsakları ve kestaneleri ilave edip suyunu koydum. Kestaneler yumuşadıktan sonra, defne yaprağını çıkarttım. Kestaneleri el blenderı yardımıyla püre haline getirdim. Üzerine sebze suyu ilave edip, tuz ve karabiber koydum. Kremayı ilave edip çorba kaselerine koydum. Son olarak, kenara ayırdığım kestanelerİ üzerine koyup sıcak servis ettim. Malzemeler: 500gr kestane 3 adet kereviz sapı 1 adet kuru soğan 5 diş sarımsak 100gr …