All posts tagged: #cleaneating

Pırasalı Mısır Ekmeği

  Trabzon, Rize, Çamlıhemşin’e gidip de ilham almamak mümkün değildi. Kafamda bir sürü tarif oluşturdum bile, bu onlardan ilki olsun. Bu zamana kadar denenmemiş bir tarif olmayabilir, belki yapanlar da vardır bir yerlerde…Bilmiyorum, ama ben çıkan sonuçtan çok memnunum. Kış aylarında sıklıkla yapacağım, işte ondan eminim.   Yine az, her yerde bulanabilen malzemeler kullandım ve hiç zahmeti olmayan nefis bir ekmek oldu. Hem sadece ekmek olarak da değil, 5 çaylarında tuzlu kek niyetine de yenilebilir. Yalnız beklemeye gelmiyor, en güzel hali fırından çıkıp biraz ılındığı zaman.   Öncelikle yıkayıp temizlediğim pırasaları ince ince doğradım. Diğer tarafta yoğurt ve yumurtayı birlikte çırptım. Derin bir karıştırma kabında mısır ununu, buğday unu, karbonat, tuz, şeker, karabiber ile iyice harmanladım. Çırptığım yumurtalı yoğurdu ve zeytinyağını mısır unu karışımına yedirdim. İnce doğradığım pırasaları da hamura ilave edip karıştırdım. Zeytinyağı ile yağladığım fırın kabına karışımı döküp, önceden ısıttığım 180 derecelik fırında 30 dakika pişirdim. Piştikten sonra fırından çıkartıp, 10 dakika kadar dinlendirdim. Sonrası afiyetle… Not: Pişirme süresi kullanılan pişirme kabı ve fırına göre değişiklik gösterebilir. Ben bu tarifte; 5cm derinlikte, 17cm …

Yiyen Bir Yemeyen Bin Pişman Kabak

Bilen bilir defalarca yazdım, yapmasını çok sevip de yemesine burun kıvırdığım yegane lezzet reçeldir. Her mevsim sezonun meyvalarından hatta sebzelerinden reçeller yapar kendim yemez, eşe dosta hediye ederim. Meyvayı seçmek, uygun çeşnilendirmeyi hazırlamak, tüm malzemeyi birlikte bekletmek sonra ağır ateşte kaynatmak, üzerinden köpüklerini temizlemek, etrafa yayılan koku, kaynadıkça oluşan renk, tüm bu süreç beni çok mutlu eder. Benim de çok sevdiğim bir reçel var elbet; incir reçeli… Bayılırım, ama onu da sadece ananem (anneannem) yapsın, daha güzelini yemedim… Yalnız şimdilerde yeni keşfim bir kabak reçeli var ki, amanın o ne lezzet öyle. Çıtır mı çıtır, tadı tuzu, kıvamı tam yerinde. Çok şekerli değil, yiyenin içini baymıyor. Damla sakızlı ve cevizli olması da cabası. Ananem (anneannem) duymasın incir reçelini solladı. Bu reçelin yaratıcısı Kilye’nin kabaklarını öper, elleri dert görmesin derim. Kilye zeytinlerini, zeytin ezmelerini, acukasını, salçasını çıktığı günden beri severek kullanıyorum. Ürünlerin doğal, katkısız, yöresel ve mevsimsel olması birinci tercih sebebim. En kısa zamanda denemediğim reçellerini de denemek istiyorum. Tüm ürünler, felsefeleri, nerede vardır vb bilgiler için; http://www.kilye.com.tr adresine bir göz atın derim. Ben tabi bu …

Matcha Latte

Faydaları saymakla bitmez Matcha, yeşil çayın kurutulup, öğütülmesi sonucu toz haline gelmiş halidir. Gölgede özel olarak yetiştirilen bu çayın klorofil yoğunluğu oldukça fazladır. Vücuda enerji, zihne dinginlik verdiği için Zen Rahiplerinin uzun meditasyon çalışmaları öncesinde içtikleri çaydır. Ben de yoga öncesi içiyorum, içmediğim zaman ile içtiğim zaman arasında ciddi farkları kendimde gözlemliyorum. Kökeni Çin olmakla birlikte günümüzde daha yoğun olarak Japonya’da, özellikle çay seramonilerinde tercih ediliyor. Türkiye’de de bulabileceğiniz Matcha çayı antioksidan ve antikanserojen özellikleri taşır, sadece çay olarak değil kek,çikolata,dondurma gibi tatlılarda da kullanabilirsiniz, ben mesela önümüzdeki günlerde matcha çaylı dondurma yapmayı düşünüyorum,tarifini buradan paylaşıyor olacağım. Matcha çayı yaparken dikkat etmeniz gereken en önemli mesele suyun sıcaklığı. Çok kaynar su kullanırsanız çayın tadı bozulur yosunumsu kötü bir tada dönüşür. Suyu kaynatıp beş dakika ısısının düşmesini beklemeniz yeterli olacaktır. Suyun sıcaklığı ortalama 75-80 derece olmalı. Sonrasında bir tatlı kaşığı matchayı tahta veya porselen kaşıkla suda çözdürün ve afiyetle için. Matcha latte yaparken, 1 tatlı kaşığı matchayı yine az suyun içinde çözdürüp, kaynar süt ile karıştırdım. Blender yardımıyla süt köpüğü yapıp, üzerine az miktarda matcha serptim. …

Dün Akşamki Yemeğe Dair ve Pancar Topları

Bildiğiniz gibi dün akşam Son Mastori Sim-Pera’da yemeği vardı. Öncelikle katılan herkese ayrı ayrı teşekkür ederim, hepinizi tanımaktan mutluluk duydum. Bu sefer gelemeyenleri de dün geceden fotoğraflarla başbaşa bırakırım demeyi isterdim ama ne yazık ki o yoğunluktan bir kare dahi çekemedim… Sabah 10.30 itibari ile cekedimi giyip, mutfağa girdim. İlk molamı 15.30 da bir kahve eşliğinde verdim, sonrası saat 23.00 civarı baklavaları ılık servis ettikten hemen sonraya denk geliyor. Gecenin galibi sanırım levrek tartare, elmalı baklava, kuzu pirzola ve melisa sorbet oldu. 3 yıllık vişne likörüm de coşku yarattı elbet 🙂 Kullandığım tüm malzemelerin organik, hormonsuz ve ilaçsız olduğunu göğsümü gere gere belirtmek isterim. Turpları ve alabaşları pazardan bir bir seçerek aldım. Kuzu’yu özel olarak Gökçeada’dan getirttim. Gökçeada’da serbest hayvancılık yapılıyor, hayvanlar istedikleri zaman istedikleri gibi doğal besleniyorlar. Arabayla giderken bir anda karşınıza keçi, koyun, kuzu hatta ördek sürüsü bile çıkabiliyor. Serbest hayvancılık etin lezzetini arttırırken, sağlığı da garantiliyor. Her zaman söylediğim gibi benim mutfağım, tariflerim, dengeler ve lezzetli sağlık üzerine. Değil tezgahıma, kapıdan içeri kötü malzeme sokmam. Yediklerimiz bizi, hayata bakış açımızı, değerlerimizi, herşeyimizi …

Kinoa Puding

Takip edenler bilir, daha evvel protein deposu kinoayı istek üzerine yumurtalı bir tarif olarak kullanmıştım. Bu sefer tatlısını yapmaya karar verdim. Rafine şeker de kullanmayıp, bal kullanınca sağlıklı, sütlaç vari bir tatlı oldu. Özellikle güne tatlı başlamak istediğinizde kahvaltı niyetine yenilebilecek, hem doyurucu hem de lezzetli bir vicdani tatlı oldu. Öncelikle kinoayı soğuk suda iyice yıkadım (4-5 kere süzerek). Vanilya çubuğunu ortadan ikiye bölüp, içinden özütünü kazıdım. Süt, vanilya özütü ve çubuk tarçını tencereye koyup, ocağın altını açtım. Bir taşım kaynatıp, içine kinoayı koydum, ocağın altını kıstım. Ara ara karıştırarak yarım saat pişirdim. Muhallebi kıvamına gelince ocağın altını kapattım. İçinden çubuk tarçını alıp, balını koydum. Güzelce karıştırıp, servis kaselerine boşalttım. Kaselerden birinin üzerine bolca ahududu, diğerininkine ise tarçın koydum. Soğuduktan sonra gönül rahatlığla yedim. Not: Ahududu yerine bögürtlen, vişne gibi ekşi meyveler kullanılabilir. İçine portakal, limon, misket limonu rendesi çok yakışır. Tamamı hindistancevizi sütü ya da inek sütü ile yapılabilir. Malzemeler: 250ml inek sütü 125ml hindistancevizi sütü 125gr kinoa 30gr bal ( zevke göre arttırılabilir) 1 çubuk tarçın 1 çubuk vanilya Üzeri için; Toz Tarçın …

Sıcak Mercimek Köftesi

2003 yılında ABD’de başlamış olan Etsiz Pazartesi (Meatless Monday) hareketine bu hafta itibari ile ben de katılıyorum hem de ayağımın tozu, sıcak mercimek köftesi tarifim ile. Etsiz Pazartesi, gezegenin geleceği, insan sağlığı ve hayvan hakları konusunda bilinç yaratmayı hedef almış uluslararası bir oluşumdur. Ben şahsen haftada en az iki gün etten uzak duruyorum, hem kendi sağlığım hem de Dünya’nınki için…Konu ile ilgili detaylı bilgi edinmek isteyenler http://www.meatlessmonday.com adresini ziyaret edebilirler. Süper gıda kategorisine giren mercimek ülkemizde sıklıkla tercih edilir. Sıcak yemeğinden salatasına, zeytinyağlısından soğuk köftesine kadar seçenek boldur. Ben bu sefer bol baharatlı, sıcak köftesini yaptım. Öncelikle mercimekleri haşladım. Kuru soğanı küçük fare dişi kestim. Az zeytinyağı koyduğum tavada rezene tohumu, kişniş tohumu, kuru kekik ve taze biberiye ile birlikte kavurdum. Hepsinin kokusu çıkıp, soğanlar yumuşayınca ocaktan aldım. Haşlanmış mercimekleri, kavurduğum soğan, baharat karışımı ve sarımsaklar ile birlikte blenderdan geçirdim. Yumurtaları yoğurt ile birlikte çırptım. Tuz ve karabiber koyup, mercimeklerle karıştırdım. Son olarak galeta unu ilave edip, yuvarlak köfteler yaptım. Fırın tepsisine köfteleri dizip üzerlerine çatal yardımıyla delikler açtım, bolca zeytinyağlayıp 180 derecelik fırında 13 …

Rezeneli Yumurta

Bu sefer tersten oldu.Yılın ilk kahvaltı önerisiyle yılı bitiriyorum. Esasında yılbaşı sofraları diye bir seri yapma planım vardı. Herşeyi kurgulamıştım; menüler, reçeteler, malzemeler… Malumunuz gündem yine allak bullak olunca yapmaktan vazgeçtim. Bunun yerine mütevazi bir yeniyıl kahvaltısı ile yılı sonlandırıyorum. Ama bu yarın (belki), Yılbaşı sofrasından örnekler koymayacağım anlamına gelmiyor. Rezeneli yumurtayı ilk Bozcaada Ada Cafe’de yemiştim. Rezenenin yapraklarının aroması ile yumurtanın uyumu müthişti. O gün bugün ne zaman güzel rezeneye denk gelsem alır, yaprakları ile yumurta yaparım. Öncelikle rezenenin yapraklarını güzelce yıkayıp, gelişi güzel parçaladım. Tavaya zeytinyağı koyup kızdırdım. Rezene yapraklarının yarısını tava koydum, üzerine yumurtaları kıydım. Yumurtalar pişince üzerine Ezine beyaz peyniri ve kalan rezene yapraklarını ilave ettim. Bolca taze çekilmiş karabiber ve sıcak mısır ekmeği ile tamamladım. Yeni yılda planlar çok… Son Mastori yemekleri olacak,ilk yemek 21Ocak Salı Sim-Pera’da (detayları önümüzdeki günlerde paylaşacağım).Son Mastori kitabı çıkacak, tüm hızla yazmaya devam ediyorum… Son Mastori gezileri olacak, Kanula Tur ile ortak, ilk seyahat Şubat ayında(detaylar yakında)…Bu kadar da değil daha çok plan var. Hepinizi yemeklere, gezilere bekliyorum… Yeni yılda özgür, mutlu, sağlıklı olmanızı dilerim. …