All posts tagged: #çay

Zerdeçal Çayı

Epeydir bu çayı yapıp yapıp içiyorum. Tadını da kokusunu da rengini de ayrı seviyorum. Hem fena sağlıklı birşey. Bir defa zerdeçal var içinde. Zerdeçal, nam-ı diğer Hint Safranı her derde değil ama, binbirine deva. Derler ki hafızayı güçlendirir. Sindirime, iştahsızlığa, bağışıklık sistemini ve karaciğeri güçlendirmeye yarayan antidoksidan bir bitki. Kök saplarının kurutulup, öğütülmesi ile baharatı elde ediliyor. Zerdaçal dışında ikincil baskın tat olarak zencefil var. Zaten zencefil varsa beni de koy sepete. Oldukça baharatlı ve acımtırak bir çay olduğu için muhakkak bal ile tatlandırıyorum. Yapması da çok basit; kaynatmaya, uzun uzun demlemeye gerek yok. Öncelikle zencefilin kabuklarını kesip, büyükçe doğruyorum. Demliğe toz zerdecal, misket limonu, çubuk tarçın ve doğradığım zencefilleri koyup üzerine sıcak su ilave ediyorum. Karıştırıp, 5 dakika demlenmesi için bekliyorum. Sonra süzerek fincana koyuyor, balla tatlandırıp içiyorum. Malzemeler: (1 fincan için) 1 tatlı kaşığının yarısı kadar (2.5gr) toz zerdeçal 1 tatlı kaşığını dolduracak kadar (2-3 dilim) kök zencefil 1/2 misket limonu ya da limon 1 adet çubuk tarçın Arzu edilen miktarda bal Not: http://www.letsgodergi.com için yazıp, çektiğim 3 Bölümden oluşan Rize yazılarını ve …

Tavşan Kanı

Sonunda ayaklandım ve iki gün önce, yılın ilk işi için Trabzon ve Rize-Çamlıhemşin’e gittim. Fotoğrafları kurgulayıp, yazıları yazmadan önce buradan ufak bir başlangıç olsun; şimdi herkese benden -demli- bir çay! Not 1: Fotoğrafa dikkatli bakarsan çayın kalbini göreceksin. Tüm yazı ve fotoğraflar yakında; http://www.letsgodergi.com adresinde, LetsEat köşemde olucak. Not 2: Çay ile ilgili müthiş bir site var biliyormusun? Bilmiyorsan muhakkak bak; http://www.caycek.com Son Mastori

Amaretti

Badem ve badem likörü ile yapılan nadide İtalyan kurabiyeleri amaretti ne de güzeldir. Nefis ve sofistike lezzetinin yanında, yapımı da oldukça kolaydır. Bir iki püf noktasına dikkat edip, her seferinde mükemmel amaretti yapmak mümkün. Öncelikle kavrulmuş bademleri, mutfak robotunda parçaladım.kavrulmuş yerine çiğ bağdem de kullanabilirsiniz ama ben kavruk ve hafif tuzlu tadı bu tarife daha çok yakıştırıyorum. Toz haline getirdiğim bademleri kenara aldım. Diğer yanda yumurta beyazlarını, beyaz bir köpük haline gelene dek çırptım, çırpma teline yapışır hale geldiğinde yavaş yavaş şekerini ilave edip çırpmaya devam ettim. Daha sonra likör ve toz bademleri ilave edip, güzelce karıştırdım. Normal şartlarda çorba kaşığı ile yuvarlak porsiyonlar yapıp tepsiye dizmem gereken amarettiyi, bu sefer tart kalıbında pişirdim. 24 cmlik bir tart kalıbının içine yağlı kağıt koyup üzerine amaretti karışımını yaydım. Önceden ısıttığım 170 derecelik fırında 12 dakika pişirdim. Oda sıcaklığına ulaşınca dilimleyip servis ettim. Malzemeler: 175 gr Toz Badem 175 gr Pudra Şekeri 2 adet Yumurta Beyazı 15ml Badem Likörü

Sebzeli Tart

Siz bu yazıyı okurken ben, yine Ada’ya doğru yola çıkmış olacağım, zira Cuma, Cumartesi “Son Mastori Pişirsin Biz Yiyelim” doldu. Gitmeden buzdolabı temizliği yapmam şart oldu tabi. 2 küçük patlıcan, 2 kabak, yarım demet fesleğen, 100gr kadar eski kaşar, bolca sarımsak, 5 adet çeri domates ile pesto soslu sebzeli tart yapmaya karar verdim. Öncelikle tart hamurunu hazırladım. Buğday unu ve mısır ununu tuz, şeker, tereyağı ve buz gibi soğuk su ile karıştırıp pürüzsüz bir hamur elde edene kadar yoğurdum. Üzerine kapatıp, buzdolabına koydum. Dolmalık fıstıkları kavurdum, eski kaşarı rendeledim. Fesleğen,sarımsak,fıstık,rende kaşar, karabiber ve zeytinyağını rondodan geçirip, pesto sosunu hazırladım. Kabak ve patlıcanları incecik dilimleyip zeytinyağı ve kekik ile harmanladım. Çeri domatesleri ortadan ikiye kestim. Yağlı fırın kağıdına tart hamurunu açtım. Pesto sosunu, açtığım tart hamuruna sürdüm. Üzerine patlıcan ve kabakları yerleştirip, çeri domatesleri koydum. Tart hamurunun kenarlarını kıvırdım. Üzerine zeytinyağı gezdirip, kıvırdığım kenarlara, çırpılmış yumurta sürdüm. Önceden ısıttığım 190 derece fırında 20 dakika pişirdim. Fırından çıkartıp, 10 dakika dinlendirdikten sonra bol limonlu yeşil salata ile ılık servis ettim. Not: Üzerine halka dilim kırmızı soğan çok …

Meyvalı Buzlu Çay

Sıcak çay harareti alır derler, varsın alsın… Ben, yazın ortasında çayımı buz gibi içenlerdenim. Ama öyle hazır, içinde ne olduğu belli olmayan, tenekelerden değil. Sağlıklı, yapımı kolay, taze malzemeli, şekersiz, ev yapımı olanı içerim. Öncelikle demlik poşet çayların üzerine kaynar su döküp, çayın demlenmesini bekledim. Yaklaşık 20 dakika sonra, demlikten poşetleri çıkarttım. Çayı sürahiye koyup, soğuması için oda sıcaklığında beklettim. İyice soğuduktan sonra üzerine soğuk su ilave edip, buzdolabına kaldırdım. Limonları ve misket limonlarını dilimledim. Nane yapraklarını incecik doğradım. Kayısıların çekirdeklerini çıkartıp dilimledim. Bardağa limon, misket limonu, ince doğranmış ve doğranmamış nane yaprakları ile soğuk çayı koyup tatlandırmak için 2 çorba kaşığı kadar karadut suyu koydum. (Karadut suyunu en basit haliyle, dutları ezerek elde edebilirsiniz) Üzerine bol buz ve 1-2 adet kiraz ilave edip, en basit yoldan lezzetle serinledim.

Ihlamur Gazozu

Haziran ayının en sevdiğim tarafı baygın baygın kokan ıhlamur çiçekleri. Evde cam, çerçeve ne varsa hepsini açıyorum, doyasıya koklayalım diye. Hele ki yağmur sonrası, aman bu ne kokudur böyle Ihlamur Hanım Abla, mis. Hal böyleyken koklamak yetmez, içmek lazım dedim. Bu havada da, kaynar sıcak çayını ne yapayım, biraz serin olsun dedim, gazozunu yaptım. Öncelikle ıhlamurları sıcak suda 7dakika kaynattım. Ocağın altını kapatıp bir 7 dakika da demledim. Ihlamur yapraklarını süzüp, suyuna beyaz çayları attım. Bir kaç dakika bekletip, ıhlamurun içinden beyaz çayları çıkarttım. Bal koyup, güzelce karıştırdım. Limonu dilim dilim kestim, sürahiye koydum. Nane yapraklarını, soğumuş ballı, beyaz çaylı ıhlamuru ve sodayı ekleyip, buz gibi soğutup içtim. Malzemeler Ihlamur Beyaz Çay 1 limon 1 çorba kaşığı bal 1 avuç taze nane

Matcha Latte

Faydaları saymakla bitmez Matcha, yeşil çayın kurutulup, öğütülmesi sonucu toz haline gelmiş halidir. Gölgede özel olarak yetiştirilen bu çayın klorofil yoğunluğu oldukça fazladır. Vücuda enerji, zihne dinginlik verdiği için Zen Rahiplerinin uzun meditasyon çalışmaları öncesinde içtikleri çaydır. Ben de yoga öncesi içiyorum, içmediğim zaman ile içtiğim zaman arasında ciddi farkları kendimde gözlemliyorum. Kökeni Çin olmakla birlikte günümüzde daha yoğun olarak Japonya’da, özellikle çay seramonilerinde tercih ediliyor. Türkiye’de de bulabileceğiniz Matcha çayı antioksidan ve antikanserojen özellikleri taşır, sadece çay olarak değil kek,çikolata,dondurma gibi tatlılarda da kullanabilirsiniz, ben mesela önümüzdeki günlerde matcha çaylı dondurma yapmayı düşünüyorum,tarifini buradan paylaşıyor olacağım. Matcha çayı yaparken dikkat etmeniz gereken en önemli mesele suyun sıcaklığı. Çok kaynar su kullanırsanız çayın tadı bozulur yosunumsu kötü bir tada dönüşür. Suyu kaynatıp beş dakika ısısının düşmesini beklemeniz yeterli olacaktır. Suyun sıcaklığı ortalama 75-80 derece olmalı. Sonrasında bir tatlı kaşığı matchayı tahta veya porselen kaşıkla suda çözdürün ve afiyetle için. Matcha latte yaparken, 1 tatlı kaşığı matchayı yine az suyun içinde çözdürüp, kaynar süt ile karıştırdım. Blender yardımıyla süt köpüğü yapıp, üzerine az miktarda matcha serptim. …