All posts tagged: #breakfast

Böğürtlenli Donmuş Yoğurt

Bu tarifi yapmamak için bahane yok çünkü daha kolayı yok. Dondurma ve donmuş yoğurt tarifi verirken hep çekiniyordum zira herkesin evinde dondurma makinası olmayabilir ve ben de tariflerimi dondurma makinasına göre yapıyorum. Durum böyleyken, şimdiye kadar sanırım bir ya da iki tane dondurma ve donmuş yoğurt tarifi vermişimdir. Oysa ki yaz kış demeden, çok sık yaparım. En çok da taze mevsim meyveleri ile, rafine şeker kullanmadan donmuş yoğurt yaparım. Bugün ise dondurma makinasına gerek duyulmadan yapılan bir tarif vermek istiyorum. Yalnız bu tarif için taze değil donmuş meyveye ihtiyacınız olacak. Ben donmuş böğürtlen ile yaptım ama arzu eden istediği başka bir meyve çeşidini de kullanabilir; vişne ya da ahududu ile de çok güzel olacaktır mesela. Yoğurt ve donuk böğürtlenleri mutfak robotuna koydum. Üzerine bal ilave edip, tüm böğürtlenler yoğurda karışana kadar robotu çalıştırdım. Hiç bekletmeden soğuk kaselere koyup servise hazır hale getirdim. Malzemeler: 250gr yoğurt 200gr donuk meyve 50gr bal ( isteğe göre miktar arttırılabilir, bu oranla mayhoş oluyor Yarışmanın Talihlisi Belli Oldu! Bir önceki yazımda sormuştum; ‘’Bu sefer Perşembe günü nereye gidiyorum’’ diye. Bilene …

Limonlu Puding

İki hafta evvel gittiğim Alaçatı ve Çeşme’de yer gök limondu. Ağaçlar, yerler, pazar, manav kelimenin tam anlamıyla her yer limondu. Ama nasıl kokulu limonlar tarif etmem zor. Kokularının üzerime sinmesi için elime almam yeterliydi. O gün bugündür burnumdan limon kokusu gitmiyor. Herşeyi limonlu yapmak istiyorum, ya da limondan herşey yapmak istiyorum. Kabuklarından reçel, limoncelllo, tart, tereyağ, sabun, kolonya aklıma ne gelirse… İşte sonunda karar verdim ve tam da şu anki limonata gibi bahar havalarına uygun bir tatlı yaptım. Hafif mi hafif, lezzetli mi lezzetli, yapımı da kolay, e daha ne olsun! Öncelikle tereyağ ve şekeri krema kıvamına gelene kadar çırptım. Başka bir kapta limon suyu, limon kabuğu rendesi, un, yumurta sarısı, vanilya ve sütü çırptım. Sonra bu iki karışımı güzelce birbirine yedirdim. Diğer tarafta yumurta beyazlarını köpük gibi olana dek çırptım. Son olarak çırptığım yumurta beyazlarını da karışıma ekleyip, önceden ısıttığım 180 derecelik fırında 45 dakika, üzeri hafif karamel rengini alıncaya kadar pişirdim. Fırından çıkartıp, kase içinde sıcakken servis ettim. Mis kokulu, ekşimsi, akışkan kıvamlı bu nefis bir bahar tatlısını muhakkak deneyin. Not: Tarifi yayınlamaya …

Kadıköy’de Büfelerle Dolu Bir Sabah

Gün güneşli, ama eskilerin eşek donduran dediği zamanlar, esen rüzgar buz gibi, ayaz. Eşekleri bilemem ama ben donuyorum. Fakat donuyor olmam, Moda’ya gelmişken Meşhur Ali Usta dondurması yememe engel değil! Bir top da olsa çocukluğumun tatlı neşesini yemeden gitmem diyorum… Devamı için; http:// http://www.letsgodergi.com – http://www.letsgodergi.com/kadikoyde-bufelerle-dolu-bir-sabah/

Zerdeçal Çayı

Epeydir bu çayı yapıp yapıp içiyorum. Tadını da kokusunu da rengini de ayrı seviyorum. Hem fena sağlıklı birşey. Bir defa zerdeçal var içinde. Zerdeçal, nam-ı diğer Hint Safranı her derde değil ama, binbirine deva. Derler ki hafızayı güçlendirir. Sindirime, iştahsızlığa, bağışıklık sistemini ve karaciğeri güçlendirmeye yarayan antidoksidan bir bitki. Kök saplarının kurutulup, öğütülmesi ile baharatı elde ediliyor. Zerdaçal dışında ikincil baskın tat olarak zencefil var. Zaten zencefil varsa beni de koy sepete. Oldukça baharatlı ve acımtırak bir çay olduğu için muhakkak bal ile tatlandırıyorum. Yapması da çok basit; kaynatmaya, uzun uzun demlemeye gerek yok. Öncelikle zencefilin kabuklarını kesip, büyükçe doğruyorum. Demliğe toz zerdecal, misket limonu, çubuk tarçın ve doğradığım zencefilleri koyup üzerine sıcak su ilave ediyorum. Karıştırıp, 5 dakika demlenmesi için bekliyorum. Sonra süzerek fincana koyuyor, balla tatlandırıp içiyorum. Malzemeler: (1 fincan için) 1 tatlı kaşığının yarısı kadar (2.5gr) toz zerdeçal 1 tatlı kaşığını dolduracak kadar (2-3 dilim) kök zencefil 1/2 misket limonu ya da limon 1 adet çubuk tarçın Arzu edilen miktarda bal Not: http://www.letsgodergi.com için yazıp, çektiğim 3 Bölümden oluşan Rize yazılarını ve …

TARÇINLI ÇÖREK

Hayat sonunda normale dönerken, hava da hazır bu kadar soğukken, tarçınlı çörek yapıp yemeyeceksek, ne zaman yiyeceğiz dedim; yaptım. Piştikçe koktu, koktukça içimi ısıttı. Dostlar mutlu, ben daha mutlu…Fırından çıktığı gibi bitti, yalnız itiraf edeyim ben sadece tadına bakmak için yarım yedim, tuttum kendimi 🙂 İşe öncelikle hamuru yaparak başladım. Unu eledim, çabuk mayayı, şekeri ve tuzu ilave edip karıştırdım. Ufak bir sos tenceresinde tereyağını su ve süt ile birlikte kaynamayacak şekilde erittim. Ilınınca azar azar un karışımına ilave ettim. Bu esnada süt karışımını ılınınca ilave etmek çok önemli aksi halde, sıcakken koyarsanız mayayı öldürürsünüz. Soğuk koyarsanız ise, bu sefer de mayayı aktive hale getiremezsiniz. Yumuşakça bir hamur elde edip yaklaşık 6 dakika elde yoğurdum. Üzerini nemli bez ile kapatıp, oda sıcaklığında mayalanması için 1.5 saat beklettim. Hamur mayalanınca, yapışmasın diye unladığım tezgah üzerinde 2cm kalınlık olacak şekilde açtım. Üzerine oda sıcaklığında krema kıvamına gelmiş tereyağını kalınca sürdüm. Bol tarçın ve şeker ile kaplayıp, rulo yapıp katladım. Katladığım ruloyu 5’er santim aralıkla kestim. Daha sonra kestiğim parçaları tereyağladığım fırın kabına yerleştirdim. Üzerini kapatıp 1 saat …

Karamelize Soğanlı Poşe Yumurta

Poşe yumurta yapmak bazen zorlayıcı olabilir. Ama benim çok kolay, garanti bir yöntemim var; pratik ve her defasında mükemmel poşe yumurta yapmayı sağlıyor. Karamelize soğanlar, çavdar ekmeği, az tuzlu Manyas peyniri ve biraz da trüflü tuz ile çok basit ama muhteşem bir yemek yaptım kendime. Yanında da daha önceden yaptığım balkabağı çorbası ile geç kahvaltı ile öğle yemeği arası bir öğün oldu. Öncelikle soğanları doğrayıp, zeytinyağlı tavada karamelize ettim. Çavdar ekmeğini doğrayıp üzerine bolca az tuzlu Manyas Peyniri dizdim. Peynirli çavdar ekmeğini soğanları pişirdiğim tavaya koydum. Ekmeğin alt tarafı kızarırken yumurtayı poşe etmek üzere hazırladım. Küçük bir kabı yağlayıp, strech film ile kapladım. Strech filmin içini zeytinyağladım. İçine yumurtayı kırıp strech filmi bohça gibi kapattım. Kaynayan suya içi yumurtalı bohçayı bıraktım, 2.5 dakika sonra çıkarttım. Bu arada yumurta pişerken, diğer yanda ekmeği ters yüz ettim, peyniri hafifçe erittim. Üzerine bolca karamelize soğan yerleştirip son olarak strech filmden çıkarttığım poşe yumurtayı koydum. Üzerine trüf tuzu biraz da karabiberle muhteşem oldu. Malzemeler: 1 adet kuru soğan 1 adet yumurta Az tuzlu Manyas Peyniri Çavdar Ekmeği Zeytinyağı Trüflü …

Pişi Desen Değil, Lokma Desen O Da Değil

Ne lokma, ne pişi, bu ikisi de değil. İkisinden de, hatta İspanyol ve Meksika’lıların meşhur churros tatlısından da esinlediğim doğru. Görüntü olarak da biraz berlineri andırıyor ama tat olarak hiç birine benzemiyor. Tarifim tam da haftasonu uzun bir kahvaltı keyfi yapmak isteyenler için. Mutlulukla yazıyorum ki nefis oldu. Hele kahve yanında bambaşka! O zaman sofrada yer açın, tarifi veriyorum. Un, şeker, tuz, kuru maya ve oda sıcaklığındaki suyu güzelce karıştırdım. Pütürsüz bir hamur olana kadar çırpmaya devam ettim. Kek hamurundan daha yoğun ama akışkan bir kıvam elde ettim. Hamurun mayalanması için 2 saat bekledim. İki saat sonunda hamur iki katına çıktı. ayçiçek yağını tencereye döküp, yağ iyice kızana kadar bekledim. Yağ hazır olunca, çorba kaşığı yardımıyla hamurdan parçaları yağa döktüm. Her tarafını nar gibi kızartıp, olanları fazla yağını bırakması için peçeteye koydum. Hepsi hazır olunca üzerlerine bolca pudra şekeri ve tarçın serpip, sıcakken servis ettim. Malzemeler: 500gr buğday unu 290ml su 100gr pudra şekeri 10gr kuru maya 5gr tuz Kızartmak için; Ayçiçek yağı Üzeri için; Pudra şekeri Tarçın Kakao