All posts tagged: #atıştırmalık

Armutlu Salatalık Salatası

Meyveleri salataların içinde kullanmaya bayılıyorum. Çilekle semizotu, körpe ıspanak ile portakal ve karpuz ilaveli klasik çoban salatası en çok yaptığım meyveli salataların başında yer alıyor. Bir önceki tarifim olan Limon ve Tarhun Otlu Tavuk ile birlikte servis ettiğim, Armutlu Salatalık salatası da meyveli salata çeşitleri içinde en sevdiklerimden biri. Üstelik hafif ekşimtrak tavuk yemekleri ile de mükemmel uyum sağlıyor. Ayrıca, yanına birşey yakıştırmaya gerek kalmadan da (özellikle sıcak öğlen saatleri için) başlı başına son derece leziz ve hafif bir öğün oluyor. Bence bir deneyin… Öncelikle salatalıkların kabuklarını soyup, küp küp doğradım. Armutları yıkayıp, kabukları ile birlikte ortadan ikiye kestim. Ortasından çekirdeklerini çıkartıp, salatalıklarla aynı ebatta olacak şekilde doğradım. Doğradığım salatalık ve armutları kaseye alıp, limon suyu ile güzelce karıştırdım. Öte yanda kestiğim taze soğanları kaseye ilave ettim. Siz taze soğan yerine, kırmızı soğan da kullanabilirsiniz. Gerek tat, gerekse renk açısından salatayı zenginleştirecektir. Ben o gün manavda kırmızı soğan bulamadığım için, taze soğan kullandım. Salataya bir kaç parça semizotu yaprağı ilave edip üzerine bolca sumak ekledim. Son olarak salatayı tuz, karabiber, zeytinyağı ve nar ekşisi ile …

Fırında Bütün Soğan

Geçen hafta Çarşamba, Sicilya’dan döndüm. Döner dönmez bavulumu boşaltıp, yerine yenisini yaptım ve Perşembe sabah erkenden Bozcaada’ya gitmek üzere yola çıktık. Bu kez seyahat amacım iş için değil, çocukluk arkadaşımın düğünü içindi. Hem eğlenceli, hem de çok duygusal üç günün ardından dün gece yarısı İstanbul’a döndüm. Şimdi yine Çarşamba sabahı için bavul hazırlıyorum. Bu arada Sicilya’dan bir tarif paylaşmadan edemedim. Bu sefer kendi tarifim değil ama, seyahatlerim biraz hafifleyince ne tariflerim olacak bir bilseniz, ne fikirler geldi aklıma, emin olun bayılacaksınız! Sicilya ile ilgili yazılarım ve fotoğraflarım yakında letsgodergi.com / LetsEat köşemde çıkacak. Öncesinde, fikir versin diye instagram adresime bakabilirsiniz. Ayrıca Eylül ayında olacak olan Sicilya Gurme Turumuzu kaçırmayın derim. Tur detaylarını da çok yakında paylaşacağım! Sicilya’da gezerken, özellikle Palermo’nun eski sokaklarında, mahalle fırınlarının hemen hemen hepsinde, fırından yeni çıkmış Giarratana soğanı bulmak mümkün oluyor. Giarratana Sicilya’nın güneyinde, denize kıyısı olmayan küçük bir kasaba. Tahmin edersiniz ki bu kasaba soğanı ile ünlü. Ama ne soğan; kocaman, içi beyaz renkte ve tatlımsı, nefis bir soğan. Genellikle bütün olarak kömürde ızgara ya da yine bütün olarak fırında …

Eminönü’nde Büfelerle Dolu Bir Öğlen

Eminönü’ne gidiyoruz ama bindik mi 12.15 Karaköy Vapuru’na… Madem büfelere çıkartma yapıyoruz; Eminönü’nün en iyi dönerini, en iyi kokorecini yiyeceğiz, o zaman hareketten kaçmamak gerekir. Fazladan bir Galata Köprüsü yürümüşüz çok mu? Hem hazır hava da güneşli hadi o zaman tabana kuvvet. Ama öncesi vapur tabi… Devamı;  www.letsgodergi.com , http://www.letsgodergi.com/eminonunde-bufelerle-dolu-bir-oglen-2-bolum/

Kestane Mantarlı Nohut Sote

Nohut severim. Ama salçalı, sulu hele bir de kabukları soyulmamış nohutu istemem kalsın, ben almayayım. Ben daha çok zeytinyağlı, hafif ılık olarak seviyorum. Hatırlarsanız daha önce de son derece besleyici bir o kadar da doyurucu nohut salatası tarifi vermiştim. Bu seferki biraz farklı. Sıcak, ılık hatta soğuk bile yenir. Yine az malzeme ile, kısa zamanda değişik bir tarif yapmak istiyorsanız buyurun yazının devamına. Öncelikle nohutları 8 saat evvelinden soğuk suda beklettim. Şişen nohutları dişe gelir şekilde haşladım. Kabuklarını soyup, kenara kaldırdım. Kestane mantarlarını fırçalayıp, iri iri doğradım. Sarımsakları ince ince kıyıp, mantarlarla birlikte zeytinyağlı tavada, yüksek ateşte soteledim. Ocaktan almaya yakın nohutları koydum. Sumak ve tuz ilavesi ile 2 dakika soteledim ve ocaktan aldım. Yüksek ateşte pişirmek çok önemli, aksi halde mantar suyunu salacak ve sünger gibi olacaktır. Yemeği ocaktan alınca üzerine ince kıydığım taze nane, zeytinyağı koyup, taze çekilmiş karabiber ilave ettim. Nane yerine reyhan, fesleğen ya da tarhun otu da kullanabilirsiniz çok yakışacaktır. İşte bu kadar! Malzemeler 500gr haşlanmış nohut 500gr taze kestane mantarı 3-4 diş sarımsak 1 avuç taze nane 1 çorba …

Kadıköy’de Büfelerle Dolu Bir Sabah

Gün güneşli, ama eskilerin eşek donduran dediği zamanlar, esen rüzgar buz gibi, ayaz. Eşekleri bilemem ama ben donuyorum. Fakat donuyor olmam, Moda’ya gelmişken Meşhur Ali Usta dondurması yememe engel değil! Bir top da olsa çocukluğumun tatlı neşesini yemeden gitmem diyorum… Devamı için; http:// http://www.letsgodergi.com – http://www.letsgodergi.com/kadikoyde-bufelerle-dolu-bir-sabah/

Rezeneli Bulgur

İnce bulgurun muazzam bir malzeme olduğunu düşünüyorum. Genellikle çiğ köfte, mercimek köftesi, kısır ve bulgur köftesi ile sınırlı kullanılıyor olması da bir o kadar şaşırtıcı. Kullanım alanını genişletmek mümkün. Özellikle tavuk ve sebze bazlı çorbalara çok yakıştığını düşünüyorum. Tavuk suyundan yaptığım, bol acılı bir çorbam var. Bu çorbanın tarifini başka bir gün veririm, çünkü bugün artık tavukları değerlendirmek için yaptığım, Rezeneli Bulgur tarifim var. Öncelikle ince bulgurları aynı ölçüde ılık tavuk suyu ve tuz ile beklettim. Ben bu tarifi tavuklarla birlikte değerlendirdiğim için tavuk suyu kullandım. Siz isterseniz normal su ile de bekletebilirsiniz. Bulgur suyunu çekip, şişince; kimyon, karabiber, acı paprika biberi, sumak ve nar ekşisi koyup iyice karıştırdım. Diğer tarafta kuru soğanı ince ince doğrayıp, zeytinyağında karamelize ettim. Soğanlar karamelize olunca domates püresini koydum. Hepsini bulgura karıştırıp, zeytinyağı ilave ettim. Dinlenmesi için kenara koydum. Tatlı patatesleri küp küp kesip tuzlu suda haşladım. İyice yumuşamadan suyunu süzüp, patatesleri az zeytinyağında soteledim. Rezeneyi ince ince kestim, tatlı patateslerle birlikte bulgura ilave ettim. Son olarak üzerine bolca nar döktüm. Misket limonu ve tavuklarla birlikte servis ettim. Malzemeler: …

Pırasalı Mısır Ekmeği

  Trabzon, Rize, Çamlıhemşin’e gidip de ilham almamak mümkün değildi. Kafamda bir sürü tarif oluşturdum bile, bu onlardan ilki olsun. Bu zamana kadar denenmemiş bir tarif olmayabilir, belki yapanlar da vardır bir yerlerde…Bilmiyorum, ama ben çıkan sonuçtan çok memnunum. Kış aylarında sıklıkla yapacağım, işte ondan eminim.   Yine az, her yerde bulanabilen malzemeler kullandım ve hiç zahmeti olmayan nefis bir ekmek oldu. Hem sadece ekmek olarak da değil, 5 çaylarında tuzlu kek niyetine de yenilebilir. Yalnız beklemeye gelmiyor, en güzel hali fırından çıkıp biraz ılındığı zaman.   Öncelikle yıkayıp temizlediğim pırasaları ince ince doğradım. Diğer tarafta yoğurt ve yumurtayı birlikte çırptım. Derin bir karıştırma kabında mısır ununu, buğday unu, karbonat, tuz, şeker, karabiber ile iyice harmanladım. Çırptığım yumurtalı yoğurdu ve zeytinyağını mısır unu karışımına yedirdim. İnce doğradığım pırasaları da hamura ilave edip karıştırdım. Zeytinyağı ile yağladığım fırın kabına karışımı döküp, önceden ısıttığım 180 derecelik fırında 30 dakika pişirdim. Piştikten sonra fırından çıkartıp, 10 dakika kadar dinlendirdim. Sonrası afiyetle… Not: Pişirme süresi kullanılan pişirme kabı ve fırına göre değişiklik gösterebilir. Ben bu tarifte; 5cm derinlikte, 17cm …