All posts filed under: Tatlılar & Dondurmalar

”Oh Be Yaz” Şeftalisi

Benim için şeftali ‘’Oh be yaz’’ demek. Denizden çıkınca mesela, sulu sulu şeftali yemek gibisi yoktur. Yada buz gibi yoğurt üzerine doğradığım şeftalileri, azıcık da taze nane ile çeşnilendirdim mi, al bana nefis bir yaz tatlısı! Bugün de kendimi yormadım, en basitinden leziz bir kahvaltılık hazırladım. Reçel gibi ama sağlığından ödün vermeyen şeftaliler hazırladım. Eksik kalmamanızı dilerim 🙂 Öncelikle şeftalileri, kabukları üzerinde kalacak şekilde dilimledim. Dilimlediğim şeftalileri yeni demlediğim, hali hazırda sıcak olan güllü yeşil çayın içine koydum. İçine vanilya ve bir adet çili biberi ilave edip, iki saat beklettim. Güllü yeşil çayın aromasını iyice içine çeken şeftalileri, taze lorun üzerine dizdim. Şeftali ile çok yakışan taze ahududu ve yaban mersininden de bolca ilave ettim. En son üzerine azıcık bal döküp, taze yaz sabahının tadına tat kattım. Malzemeler: 100gr Taze Lor 2 adet Şeftali 100ml Güllü Yeşil Çay 1 adet Vanilya 1 adet Çili Biberi 2 çorba kaşığı Bal Yaban Mersini Ahududu Not: Yeşil çayın içine koyulacak gülleri aktarlarda bulabilirsiniz.

Bayram Sofrası Dediğin Böyle Olur!

Zaman göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor… Ramazan hangi gün başlıyor derken bir de baktık ki, şunun şurasında Bayrama kaç gün kaldı… Yemekler pişecek, sofralar kurulacak, çoluk çocuk, torun torba bir araya gelinip, komşular ziyaret edilecek, hamur işleri ile tatlılar belki fazla kaçırılacak ama sonra ‘’ aman canım kırk yılda bir, bugün Bayram’’ denilecek, kahveler bahane, sohbetler şahane, gönüller bir olacak… Hepsi olacak olmasına da, hazırlıklar yapılmaya başlandı mı diye sorsam? Neler pişecek, neler ikram edilecek belli oldu mu? Henüz belli değilse, biraz ilham almak için benim Bayram Sofrası menüme bakmadan geçmeyin. Üstelik bir değil, iki ayrı menü hazırladım. Zevkinize göre istediğiniz gibi karıştırıp kendi menünüzü oluşturabilirsiniz. (devamı için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/bayram-sofrasi-dedigin-boyle-olur.aspx )

Bahanem Var Sayın Sevgili:Çikolata İstiyorum!

Şubat ayının en güzel bahanesi Sevgililer Günü… Bana çikolata yemeye bahane olsun, yoksa elbette Sevgililer Günü’nü tek güne sığdırma gibi bir derdim yok. Deliye her gün bayram misali, kalbi sevgi dolu olan herkese her gün sevgililer günü elbette… Peki ama içi çikolata dolu bir kutuya sevinmeyecek kaç kişi vardır aramızda? Geçtim tadını, bana kokusu bile yeter. Her ne kadar bir Sevgililer Günü’nü daha ardımızda bırakmış olsak da, bahane bu ya, gelin konumuzu çikolataya bağlayalım. Anavatanı Meksika olan Kakao ağacının meyve tohumlarından yapılan çikolata, geçmişi çok eskilere dayanan bir gıdadır… Yazının devamı ve çikolata tarifi için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/bahanem-var-sayin-sevgili-cikolata-istiyorum.aspx    

Limonlu Ilık Çörek

Fırından yeni çıkmış, taze çörek ve etrafı saran o kokusu…Klasiklerden olan, tarçınlı çörek nefistir. Hele bir de hava soğuksa ve çöreğin yanında taze demlenmiş kahve varsa, kimse kimsenin keyfine değmesin… Bu sefer her zaman yaptığım tarçınlığı çöreği daha hafif ve ferah bir hale getirmeye karar verdim ve bu klasik tarifimi limonlu olarak uyarladım. Sonuç daha da güzel kokulu, daha da iştah açıcı oldu! İşe öncelikle hamuru yapmak üzere kolları sıyırarak başladım. Unu eledim, mayayı, şekeri ve tuzu ilave edip karıştırdım. Ufak bir sos tenceresinde tereyağını su ve süt ile birlikte kaynamayacak şekilde erittim. Ilınınca içine bal koyup, azar azar un karışımına ilave ettim. Bu esnada süt karışımını ılınınca ilave etmek çok önemli aksi halde, sıcak koymak mayayı öldürecektir. Soğukken koymak ise, mayanın aktif hale gelmesini engelleyecektir. Yumuşakça bir hamur elde edip yaklaşık 6 dakika elde yoğurdum. Üzerini nemli bez ile kapatıp, oda sıcaklığında mayalanması için 1.5 saat beklettim. Hamur mayalanınca, yapışmasın diye unladığım tezgah üzerinde 2cm kalınlık olacak şekilde açtım. Üzerine oda sıcaklığında krema kıvamına gelmiş tereyağını kalınca sürdüm. Limon kabuğu rendesi, tarçın ve şeker …

Limonlu Tart

Bugün oldukça basit, sadece biraz zaman alan (olsun o kadar), mis kokulu bir tarifim var. Ayrıca bu sefer lafı da fazla uzatmadan tarife geçiyor, sizlere şimdiden afiyetler olsun diyorum. Unu elekten geçirdim, tuz ile birlikte tezgaha yaydım. Yuvarlak bir havuz yaparak, unun ortasını açtım. Oda sıcaklığında yumuşamış tereyağını küp küp kesip, unun ortasına yumurta sarıları ve şeker ile birlikte koydum. Unu, dışarıdan içeriye doğru hareket ederek tüm malzemeye yedirdim. Pürüzsüz bir hamur elde edene kadar bu işleme devam ettim.Elde ettiğim hamuru streç filme sarıp, 3 saat buzdolabında beklettim. Hamur buzdolabında iken tartın iç malzemesini hazırladım: Yumurtaları ve yumurta sarısını şeker ile, krema kıvamına gelinceye kadar çırptım. İyice çırpılmış yumurta ve şeker karışımına krema, limon suyu, limon kabukları ve vanilya özünü ilave ettim. Tüm malzemeyi iyice birbirine yedirdikten sonra, üzerini kapatıp buzdolabına aldım. Tart hamurunu buzdolabından alıp, hafifçe un serpilmiş bir yüzeyde merdane yardımıyla hamuru açtım. Açtığım hamuru dikkatli bir şekilde tart kalıbına yerleştirdim. Hamurun kalıptan taşan kısımlarını kestim. Hamurun üzerine yağlı fırın kağıdı serip, üzerine ağırlık yapması için kuru nohut koydum. Bu şekilde önceden ısıtılmış …

Kakuleli Karamelize Cennet Hurması

Sonbaharın en nefis meyvelerinden biri olan cennet hurması manav tezgahlarında yerini aldı alalı keyfim yerinde. Çok olgunlaşmamış, sert ve sulu olanlarına bayılıyorum. (yumuşak ve bal gibi tatlı olanları başkaları alsın). Kabukları soyup, olduğu gibi yemek de çok güzel ama, bu kısa ömürlü meyve ile değişik tarifler yapmadan duramıyorum açıkcası. Fazla kurcalayıp, meyvenin kendine has tadını kaçırmamak kaydı ile çeşitli denemelerim oluyor. Bunlardan bazılarını peyderpey paylaşıyor olacağım ama önce tatlı yazıp, tatlı konuşalım. En sevdiğim tatlıların başında; kıvamlı bir manda yoğurdu ile karıştırılmış taze meyve ve bal gelir. Cennet hurması da yoğurda çok yakışan bir meyve olduğu için, hiç fırsatını kaçırmadan yoğurtlu yaptım. Öncelikle hurmanın kabuğunu soyup, doğradım. Tereyağ erittiğim bir tavaya, hurmaları ve ince ince kestiğim kakuleleri koydum. Meyveler karamelize olana dek alt-üst pişirdim, üzerine tarçın serptim. Manda yoğurdunu iyice çırpıp servis kasesine aldım. Yoğurdun üzerine karamelize ettiğim hurmaları dizdim. Üzerine ince kestiğim kuru gül yapraklarını, badem ezmesini ve bir kaşık file badem koydum. Son olarak tatlının üzerine bal gezdirerek servise hazır hale getirdim. Not 1: Yoğurt yerine vanilyalı dondurma kullanabilirsiniz. Eğer dondurma ile yapacaksanız, …

Pekmezli İncirli Lor Peyniri

Sıcak yaz günlerinin, uzun kahvaltılarına yaraşır kıymette, çarçabuk hazırlayıp afiyetle yiyebileceğiniz bir tarifim var: Pekmezli İncirli Lor Peyniri. İncirin en bol, en güzel olduğu bu günlerde, kendimi incir yemekten alıkoyamıyorum.Aydın’ı olsun, Kavak’ı olsun fark etmiyor, hepsi birbirinden kokulu ve lezzetli. Başlı başına çok sevdiğim bir meyve olmakla birlikte, farklı malzemeler ile kullanmayı da çok seviyorum. Özellikle de peynirlerle! Hele bir de keçi peyniri ise, of ki ne of… Bu kez peynirlerden en hafifini seçip, kaymak kokulu taze lor peyniri üzerine dilimledim. Üzerine de az miktarda, hiç şeker kullanılmadan yapılmış üzüm pekmezi gezdirdim. Yanında ceviz ve sade kahve. İşte o kadar… Not: Ben bu sefer lor peynirini hazır satın aldım. Ama ara sıra yaptığım çok kolay bir tarifim var; Süte tuz katıp tencereye alıyorum. Ocağın altını yakıp 80 dereceyi geçmeyecek şekilde (termometre kullanmak gerekiyor) ara ara karıştırarak ısıtıyorum. Sütün üzeri ince bir kaymak tabakası tutunca ocaktan alıyorum. İçine elma sirkesi ilave edip, 1 dakika kadar karıştırıyorum. Oda sıcaklığında 2.5 saat bekletiyorum. Daha sonra bir tel süzgeç içine tülbent yerleştirip, kesilen sütün parçalarını bu beze yerleştiriyorum. Bezin …