All posts filed under: Sebze & Baklagil Yemekleri

Dumanı Üstünde Çorbalar İçimizi Isıtsın

Çorba tarihinin, yemek tarihi kadar eskilere dayandığını biliyoruz. Günümüz restoranlarının bile geçmişi çorba ile tanımlanır. Tarihsel olarak bakıldığında ‘’Sağlığa kavuşturmak’’ anlamına gelen restoran, günümüzde yemek yenen yer olmadan evvel, şifalı et suyu idi ve günümüz restoranları işte bu et suyundan doğdu. O tarihlerde açılan ilk restoranlarda yemek değil, et suyu anlamına gelen ‘’restoran’’ servis ediliyordu. Ezelden beridir, atalarımız yalnızca karın doyurmak ya da lezzeti için değil, şifalanmak için de çorba içerlerdi. Günümüzde de durum pek farklı değil, zira havalar biraz soğudu mu, öğünlerin olmazsa olmazı çorbalardır. Hatta bazen tam bir öğün yerine bile geçerler. Mesela Anadolu’da, güne sıcak çorba ile başlamak adettendir. İç Anadolu’da gün ağarırken içilen mis gibi mercimek ve tarhana çorbasının yerini, Gaziantep’te acısı bol Beyran alır. Tarifler ve yazının devamı için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/dumani-ustunde-corbalar-icimizi-isitsin.aspx     Reklamlar

İlkbaharın En Güzel Yemekleri

Günler uzuyor, hava geç kararıyor, her canlıyı sebepsiz bir heyecan sarıyor… Sabahları yataktan kalkmak kolaylaşıyor, etraf gittikçe renkleniyor… Bir yanda çiçekleri patlamış erik ağaçları, diğer yanda ‘’var mı benden güzeli’’ diyen manolyalar… Hele o mor salkımlar yok mu o mor salkımlar… Ah! Güzelim doğa, kış uykusundan kalktı bir kere. Doğa böyleyken manav tezgahları yerinde sayar mı? Onlara da bahar geldi. Tezgahlara bahar gelir de mutfaklara gelmez mi? Çok şükür mutfaklara da, sofralara da geldi. Çok da hoş geldi! Enginar, bezelye, sakız bakla, iç bakla, kuşkonmaz, mis gibi kuzu, rezene, kuzu göbeği mantarı, çağla badem, can erik, çilek, kara dut, beyaz dut hepsi de ağızları sulandıran, tüm kış kendilerini özleten nefis tatlar. Şahsen ben de ilk bahar sofralarını ayrı bir severim. Doğanın sunduğu bunca lezzetli nimet varken, bana da buradan, yapımı basit ve misafir sever yemek tariflerimi paylaşmak düştü. Şimdiden afiyet olsun! (Yazının devamı: http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/ilkbaharin-en-guzel-yemekleri.aspx )

Reyhanlı Kuru Patlıcan Dolması

Klasik tarifleri burada nadiren paylaşıyor olsam da, esasında sıklıkla yapıyorum. Bu klasikler arasında en çok zeytinyağlıları, dolmaları ve sarmaları yapmayı sevdiğimi söyleyebilirim. Bugün tarifini paylaşıyor olduğum etli kuru patlıcan dolması, sadece yapmasını değil, yemesini de çok sevdiğim bir yemektir. Kadıköy Çarşısı içinde yer alan Çiya Sofrası, kuru patlıcan dolmasını nefis yapar! Doğrusunu söylemek gerekirse, ilk açıldığından bu yana lezzeti değişmeyen yegane yemeği de bu kuru patlıcan dolmasıdır. Acısı, ekşisi, yağı, tuzu tamdır. Ben de, bir iki farklılıkla onunkine benzer yaparım. Dikkat edilmesi gereken sadece bir-iki püf noktası, geresi zaten patlıcanın lezzeti… Öncelikle kuru patlıcanları tuzlu, kaynar suda 10 dakika haşladım. Patlıcanları haşlama suyundan çıkarır çıkarmaz, pişmelerini durdurmak için buzlu suya aktardım. O esnada dolmanın içini hazırladım: Kuzu-dana karışık kıymanın içine; incecik dövülmüş sarımsak, kuru nane, biber salçası, sumak, kırmızı pul biber, bulgur (pirinç de koyulabilir), taze reyhan, tuz ve karabiber koyup güzelce yoğurdum. Patlıcanların içini hazırladığım harç ile doldurdum. Patlıcanların ağızlarını iyice birbirine yapıştırıp, sırayla dıştan içe doğru tencereye dizdim. Üzerine zeytinyağı ve domates suyu koyup kısık ateşte bir saat pişirdim. Piştirdikten sonra 5-10 dakika …

Soya Soslu Ballı Brüksel Lahanası

Brüksel lahanasını severim. Brüksel lahanası ile birçok değişik tarif yapmak mümkündür ve özellikle kümes hayvanlarının yanında çok iyi bir eşlikçidir. ‘’Nedense’’ diye sormama gerek yok, kendisi sebze çeşitlerinin en sevilenleri arasında yer almaz. Yer almaz, çünkü genellikle yanlış pişirilir. Düzgün pişirilmemiş brüksel lahanası (sevmeyenlere hak veriyorum) yenmese daha iyidir. Oysa ki basit birkaç püf noktası ile hem vakit almayan, hem de çok leziz tarifler yaratmak oldukça kolaydır. En akılda tutulması gereken püf noktası, bu minyon lahanaların çok pişirilmemesi gerektiğidir. Bunu bildikten sonra işiniz kolay, aklınıza gelen değişik varyasyonları deneyebilirsiniz. Ben bu sefer biraz Uzakdoğu vari bir tat yaptım. Öncelikle iyice temizlediğim brüksel lahanalarını kaynar, tuzlu suda 3 dakika haşladım. Haşladığım lahanaların suyunu süzüp, susam yağı koyduğum tavaya aktardım. Harlı ateşte alt üst 2 dakika pişirdim. Lahanalar pişerken bal ve soya sosunu karıştırdım. Ocağın altını kapatmadan hemen evvel, ballı soya sosunu lahanaların üzerine döktüm. Güzelce karıştırıp, bekletmeden tabaklara aktardım. Son olarak üzerine, önceden kavurduğum yer fıstıklarını koyup yemeği tamamladım. Malzemeler 500gr. Brüksel Lahanası 75 ml Soya Sosu 1 çorba kaşığı Bal 1 çorba kaşığı Susam Yağı …

Mozzarella Peynirli Soslu Patlıcan

Çok değil birkaç saat evvel Kadıköy Çarşı’da dolaşırken, etraf buram buram patlıcan közleme kokuyordu. Nasıl da iştah açan, güzel bir kokudur bu! Orada mutfağa girip, kilolarca patlıcan közleyesim geldi. Sonra düşündüm de, nedense bu yaz çok az patlıcan yaptım. Halbuki ne de çok severim; pilavını, böreğini, kızartmasını, imam bayıldısını say say bitmez, hele bol sarımsaklı turşusu yok mudur? Of ki ne of! O zaman dedim şuradan bir kilo patlıcan, e domatesler şahane Çanakkale, 1 kilo yetmez ver yettiği kadar… En basitinden, en yazlık yemeği yapmak ya amacım, gördüm taptaze reyhanları onlar da tamam. Evde 38- 30 Çiftliğin’in manda sütünden nefis mozzarella peyniri var; aklım zaten sabahtan beri onda… Patlıcanlar da peynirin tuzu biberi olacak işte… Tarifim basit; domatesi soydum, küp küp kestim. Bütün soğan ve ezdiğim sarımsaklarla birlikte küp küp kestiğim domatesleri sos tenceresine aldım. Üzerine zeytinyağı, elma sirkesi, tuz ve karabiber koyup kısık ateşte pişmeye bıraktım. Öte yanda patlıcanları alacalı kesip, acısı gitsin diye yarım saat tuzlu suda beklettim. Daha sonra patlıcanların suyunu süzüp, iyice kuruladım. Patlıcanları kızgın yağda, güzelce kıtır olana kadar kızarttım. …

Zencefilli Bamya Turşusu

Bamya turşusu en sevdiğim turşulardandır. Kütür kütür, ekşimtrak bol lezzetli bu turşuyu yemeye doyamam. Özellikle içki yanında, kavrulmuş badem ile birlikte enfes olur. Bamyaların en güzel zamanları olan şu günlerde bolca alıp, kış için kurmak lazım. Önümüzdeki günlerde bununla ilgili çalışmaya başlayacağım. Ama öncesinde, iki günde hazır olacak yeni bir deneme yaptım. Karamelize soğanlı fırında bamya yemeği (https://sonmastori.com/2014/07/18/karamelize-bamya/ ) yapmak için aldığım bamyalar içinden en iri olanları seçtim.  İyice yıkayıp kenara koydum. Bir kavanoza; deniz tuzu, tane kişniş, rende taze zencefil, bal, elma sirkesi ve ılık su koyup, tuz eriyinceye kadar karıştırdım. İçine seçmiş olduğum iri bamyaları koyup, kavanozun kapağını kapattım. Kavanozu iyice çalkalayıp, 2 gün sonra görüşmek üzere buzdolabına kaldırdım. Malzemeler: 1 tatlı kaşığı tane kişniş 1 tatlı kaşığı taze zencefil (rende) 1 tatlı kaşığı bal 2 tatlı kaşığı tuz 4 tatlı kaşığı elma sirkesi 8 tatlı kaşığı ılık su 1 avuçtan biraz fazla bamya

Ançuezli Kıtır Patates

Sicilya notlarımı ve fotoğraflarımı karıştırır oldum son günlerde. Sanırım özledim… Nasıl güzeldir; denizi, dağı tepesi, Etna’sı, şarabı, limonu… Fotoğraflara baktıkça tekrar gitmiş gibi oluyor, notlarımı okudukça, sahi ya bak bu da vardı diyorum. Hal böyle olunca, yeni tarifimi Sicilya’dan esinlenerek yaptım. Tarifin anahtar malzemeleri olan ançuez ve şam fıstığı, Sicilya Mutfağı’nın önemli malzemeleri arasında yer alıyor. Etna ve çevresi Ada’nın fıstık bahçesi konumunda. Volkanik toprak yapısının da etkisiyle Etna fıstıklarının oldukça kendine has bir lezzeti var. Ben bu tarifi, Antep Fıstığı kullanarak yaptım. Ançuezler de Gelibolu’dan 🙂 Patateslerin kabuklarını soyup küp küp doğradım. Doğradığım patatesleri az zeytinyağlı tavada, durmadan karıştırarak kızartmaya başladım. Üstleri hafifçe kızarınca ançuezleri ve kuru tarhun otunu ilave ettim. Bu şekilde patatesler iyicece kızarıp, kıtır kıvama gelene kadar devam ettim. Ançuezlerin eriyip, patateslerin içine işlediğini göreceksiniz. Daha sonra nar gibi kızaran patatesleri servis tabağına aktardım. Üzerine bolca toz ve tane Antep Fıstığı koydum. Azıcık da karabiber ilavesi ile yemeğimi tamamladım. Not: Ançuezli Kıtır Patates özellikle kuzu yemekleri ile birlikte nefis olacaktır. Malzemeler: 500gr patates 100gr ançuez 100gr toz Antep Fıstığı 100gr iç …