All posts filed under: Reçel & Marmelat & Krema

Karamelize Mürdüm Eriği

Çiğ hali yerine, pişmiş halini daha çok sevdiğim tek meyva mürdüm eriği. Dana yemeklerine de çok yakışan mürdüm eriği, mevsimin gözde lezzetlerinden. Zamanı geçene kadar, tabiri caizse etinden ve sütünden yararlanıp, tadını sonuna kadar çıkarıyorum. Benim gibi mürdüm eriği sevenlere müjde olsun, ilerleyen günlerde bolca tarif paylaşacağım. O zaman tatlı ile başlıyorum. Öncelikle erikleri ortadan ikiye ayırıp çekirdeklerini çıkarttım. Vanilya çubuğunu ortadan ikiye ayırıp, özünü çıkarttım. Erikleri, vanilyaları, çubuk tarçın,kakule, kuru gül, ve karanfili fırın kabına koydum. Üzerine limon kabuğu ve biraz da muskat rendeledim. Muskatı fazla kaçırmamanızı tavsiye ederim zira yaptığınız yemeği acıtır, daha da kötüsü fazlası halüsinojendir, aman dikkat 🙂 Son olarak şeker ve geçen sene yaptığım mürdüm eriği liköründen koydum. (merak edenler için; https://sonmastori.com/2013/09/27/yasakli-murdum-18-hatta-24/ ) Sizde erik likörü olmayabilir, yerine vişne likörü, rom, konyak koyabilirsiniz. Alkolsüz yapmak isterseniz çay ile yapın, çok güzel olur. 200 derecelik fırında 12 dakika pişirdim. Fırınlar farklılık gösterebilir, pelte gibi olmayacak, biraz diri kalıcak şekilde pişirirseniz daha lezzetli olur. Erikler fırından çıkıp soğuduktan sonra, keçi labne peynirini azıcık süt ile çırptım. Keçi labne yerine, inek labne ya …

Yiyen Bir Yemeyen Bin Pişman Kabak

Bilen bilir defalarca yazdım, yapmasını çok sevip de yemesine burun kıvırdığım yegane lezzet reçeldir. Her mevsim sezonun meyvalarından hatta sebzelerinden reçeller yapar kendim yemez, eşe dosta hediye ederim. Meyvayı seçmek, uygun çeşnilendirmeyi hazırlamak, tüm malzemeyi birlikte bekletmek sonra ağır ateşte kaynatmak, üzerinden köpüklerini temizlemek, etrafa yayılan koku, kaynadıkça oluşan renk, tüm bu süreç beni çok mutlu eder. Benim de çok sevdiğim bir reçel var elbet; incir reçeli… Bayılırım, ama onu da sadece ananem (anneannem) yapsın, daha güzelini yemedim… Yalnız şimdilerde yeni keşfim bir kabak reçeli var ki, amanın o ne lezzet öyle. Çıtır mı çıtır, tadı tuzu, kıvamı tam yerinde. Çok şekerli değil, yiyenin içini baymıyor. Damla sakızlı ve cevizli olması da cabası. Ananem (anneannem) duymasın incir reçelini solladı. Bu reçelin yaratıcısı Kilye’nin kabaklarını öper, elleri dert görmesin derim. Kilye zeytinlerini, zeytin ezmelerini, acukasını, salçasını çıktığı günden beri severek kullanıyorum. Ürünlerin doğal, katkısız, yöresel ve mevsimsel olması birinci tercih sebebim. En kısa zamanda denemediğim reçellerini de denemek istiyorum. Tüm ürünler, felsefeleri, nerede vardır vb bilgiler için; http://www.kilye.com.tr adresine bir göz atın derim. Ben tabi bu …

Tereyağlı Elma Püresi

Pazartesi günleri, iş yoğunluğuma göre fırsat yaratıp, Selamiçeşme Özgürlük Parkı’nda kurulan pazara gitmeye çalışıyorum. Çeşit bol oluyor. Hiçbir şey almayacak olsam da ilham almak için gidiyorum. Geçen hafta hiç elma almaya niyetim yokken müthiş bir tezgaha rastgeldim. Tezgaha ütülü kırmızı örtü serilmiş, elmalar teker teker silinmiş,parlatılmış renklerine göre hasır sepetlere koyulmuştu. Sırf bu pos bıyıklı, güler yüzlü elmacının emeği hatırına 1kg kırmızı elma aldım. Birini yedim, kalanıyla da tereyağlı elma püresi yapmaya karar verdim. Öncelikle elmaların kabuklarını soyup, kabaca kestim. Üzerine ½ limon sıkıp iyice harmanladım. Tereyağı ile birlikte tencereye aldım, ocağın altını açtım. Ara ara karıştırarak elmaları karamelize ettim. Bu sırada mutfakta (cafe rio) olmanız gerekirdi, çıkan koku karnımda kelebeklerin uçmasına sebep oldu. Elmaların karamelize olmasıyla birlikte, karanfil,tarçın,misket limonu ve su ilavesi yapıp (elmaların üzerini 1cm geçicek kadar) ocağın altını kıstım. Elmalar yumuşayıp, suyunu çekince ocağın altını kapatıp, püre haline getirdim. Hemen şekeri ilave edip, dinlenmeye bıraktım. Ben çok tatlı sevmediğim, hafif mayhoş sevdiğim için az şeker kullanıyorum, daha tatlı sevenler miktarı arttırabilir. Sıcak kruvasan, az pudra şekeri ve acı kahve ile çok lezzetli …

Kırmızı Acı Çili Biberi Reçeli

Tatlı-ekşi, tatlı-acı sosları seviyorsanız tam size göre bir tarifim var. Adından anlaşıldığı üzere bu bir reçel. Ama sabah kahvaltıda yemeği hayal edeceğiniz türden bir reçel değil. Hem acı hem tatlı bir reçel. Özellikle kabuklu denizmahsulleri ile çok yakışan, hafif uzakdoğu havasında bir lezzet. Tavuk veya buharda pişmiş sebzelerle, peynir çeşitleri ile hatta kıymalı puf böreğiyle de çok iyi uyum sağlayacaktır. Yapımı çok kolay, içinde koruyucu madde olmadığı halde bol şekerli olduğu için buzdolabında uzun süre muhafaza edebilirsiniz. Tam sakla samanı gelir zamanı tadında, sofranızı bir anda çok farklı bir boyuta taşıyacak bir lezzet. Öncelikle biberleri ortadan ikiye bölüp, tohumlarını ayıkladım.Bu aşamada mutfak eldiveni kullanmanızı öneririm. Tecrübeyle sabit,biberler çok acı olduğu için yıkasanız da uzunca süre elinizden geçmiyor. Gözünüze ya da burnunuza elinizi sürdüğünüzde oldukça can yakıcı olabiliyor. Tohumlarını ayırdığım biberleri ince ince dilimledim. Tencereye alıp, üzerine şekeri koydum. Yaklaşık dört saat sonra biberler iyice suyunu saldı. Ocağa alıp, altını kısık ateşte açtım. Sirkesini ilave ettim. Reçel kıvamına gelinceye kadar ara ara karıştırarak pişirdim. Tarifini yarın paylaşacağım, Çıtır Hamsi Köfteleri ile birlikte soğuk servis ettim. Malzemeler: …

Anjelik Marmeladı

Reçel yapmayı çok severim, hatta yemesinden daha çok. Kahvaltı sofralarında, sırf gözümü doyurduğu için bir iki çeşit reçel vazgeçilmezimdir. Nadiren yediğim için de yaptığım reçelleri eşe dosta hediye ederim. Geçen hafta pazarda, senenin son anjeliklerini görünce dayanamadım, azıcık alıp hemen marmeladını yaptım. Öncelikle anjelikleri doğradım, tencereye koydum.Şekerini ilave edip 4 saat meyvenin suyunu çıkartması için oda sıcaklığında beklettim. Az miktar olduğu için 4 saat bekletme yeterli oldu. Reçellerde ve marmelatlarda mayhoş tatları daha çok sevdiğim için, az şeker kullandım. Daha tatlı sevenler şeker miktarını 100gr. arttırabilir. Tarçını, karanfili ve kakuleyi de ekleyip kısık ateşte pişirmeye aldım. Ara ara karıştırıp köpüğünü alarak yaklaşık 1.5 saat kaynattım. Soğuduktan sonra, bu sefer sadece gözümü doyurmak yetmedi. Tam buğday unlu kızarmış köy ekmeği ve taze manda kaymağı ile yedim. Malzemeler: 700gr Anjelik 250gr toz beyaz şeker 1 çubuk tarçın 7 adet karanfil 4 adet kakule Hazırlama süresi: 5 dakika Bekletme süresi: 4 saat Pişirme süresi: 1.5 saat

Yerfıstığı Ezmesi

Bazı yiyecekleri evde yapmak akıllara gelmez. Ya market raflarında bulunduğu için ya da bu kadar kolay yapılabileceği düşünülmediği için. Yerfıstığı ezmesi de bunlardan biridir. Oysa ki sadece 2 malzeme ile, 5 dakikada içinde hiç katkı maddesi bulunmayan nefis bir ezme yapabilirsiniz. Mutfak robotuna kavrulmuş yerfıstıklarını koydum, ikinci kademede fıstıkları un ufak yaptım. İçine fındık yağı ilave edip robotu tekrar çalıştırdım. Yaklaşık 3 dakika sonra fıstık ezmem hazır oldu. Kızarmış tost ekmeği üzerine cömert bir miktar fıstık ezmesi onun da üstüne muz dilimleri yerleştirip yanında günlük süt ile güne bomba gibi başladım. Üniversitede çok sevdiğim Chef’lerimden biri olan, New Orleans’lı şen şakrak, biraz da deli Chef Adrian’dan öğrendiğim bir bilgiyi de yeri gelmişken paylaşmak olmadan olmaz. Köpeğiniz varsa, damağına bir parmak fıstıkezmesi sürün ve izleyin. On dakikalık kahkaha, garanti. Malzemeler: 400gr Kabuksuz Yer Fıstığı 15 gr Yerfıstığı yağı (bulamazsanız fındık yağı kullanın, zeytinyağı çok aromatik olduğu için kesinlikle kullanmayın) Hazırlama ve Olma süresi: 5 dakika

Sürülebilir Çikolata

Dün waffle tarifinde verdiğim sözü tutup, sürülebilir çikolatanın sırrını paylaşıyorum. İçinde hiçbir koruyucu maddesi olmayan bu lezzet, ölçülü olmak kaydı ile, özellikle çocukları çok mutlu edecek. Her fırsatta söylediğim, malzeme tarifin her şeyidir bu tarif için de geçerli .Ana malzeme çikolata olduğu için, ne kadar kaliteli çikolata kullanırsanız sonuç o kadar iyi olacaktır. Çikolata ve çikolatalı tarifler yaparken kuvertür kullanılması gerekir. Kuvertür çikolata, diğerlerine oranla daha fazla kakao yağı içerdiği için daha kalitelidir. Pastahane veya çikolatacılardan bulabilirsiniz. Ben bu sefer, İstanbul’daki en sevdiğim pastahanelerden biri olan Baylan’ın kuvertürlerini tercih ettim. Öncelikle fındıkları yağlı kağıda koyup fırına attım, 5 dakika sonra fırından çıkarıp yağı çıkana kadar robottan geçirdim. Kuvertürleri benmari usulü erittim. Çikolata, direk ateşi sevmez. Muhakkak buhar ısısı ile yavaşça eritilmelidir. Eriyen kuvertüre tereyağı, kakao, süt ve şekerini koyup güzelce karıştırdım. Son olarak benmariden alıp fındıkları ilave ettim. Oda sıcaklığında yarım saat beklettikten sonra sıcak waffle’ların üzerine sürüp afiyetle yedim. Malzemeler 250gr bitter kuvertür 100gr fındık 30gr tereyağı 15gr kakao 15gr şeker 50ml günlük inek sütü