All posts filed under: Deniz Mahsulleri

Kalkanım Beykoz’um

‘’Canım lüferi insanın serin serin tutup öpesi geliyor’’ Aziz Nesin Çoğu İstanbullu gibi benim için de balıkların kralı, hiç şüphesiz ki lüferdir. Oldukça vahşi bir balık olan lüferi tutması zordur, beceri ve ustalık ister. Boğaz’ın soğuk sularından kayığa lüfer çıkarmak acemilerin harcı değildir. Oldu da yakaladınız, işte o zaman akşama ziyafet olacağı garantidir. Hem de ne ziyafet! Yakalaması ne kadar güç olsa da, pişirmesi pek zahmetli değildir. Ne yanına, ne de üstüne bir şey ister. Sadece az miktarda deniz tuzu yeterli olacaktır. Bir de limon sıkanlar vardır güzelim lüferin üzerine… Ah onlar! Limon, lüferin tatlımsı lezzetini bozar, acıtır. Asla sıkılmaz demiyorum elbet, ama yapacağı budur. O yüzden masada lüfer varsa, ben limona elimi sürmem. Şimdilerde fiyat bakımından altınla yarışan lüferi alırken dikkat edilmesi gereken en önemli husus, 24 santimin altındaki yavru lüferleri almamak gerektiğidir. İtiraf etmem gerekirse, bu sebeple uzun zamandır bizim kapıdan içeri buyur edemedik kendisini. Ocak ayında başka hangi balıklar yenir diye soracak olursanız; yazının devamı için: http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/kalkanim-beykozum.aspx Reklamlar

Bir Lokmalık Lezzet: Mezeler

Misafir ağırlamayı çok seven, haliyle de geleni gideni bol olan anneannemlerin evinde, dillere destan sofralar kurulurdu. Dedem, akşam yemeklerinde sadece meze yediğinden olsa gerek, anneannemin yaptığı yemekler içinde benim için mezelerin yeri hep bir başka olmuştur. Ayrıca her ne kadar okullu bir aşçı olsam da, ilk anneannemden el aldığım doğrudur. Bolca meze yapılan bu evde, benim de hayatımda yaptığım ilk yemek bir meze olmuştu. Ne olduğunu hatırlayıp hatırlamadığımı sorduğunuzu duyar gibiyim. İnsan ilk yaptığı yemeği hiç unutur mu? Mümkün mü? Dün gibi hatırlarım. Hatırladıkça mutfağın kokusu bile burnuma gelir… 6 – 7 yaşlarındaydım. Beyaz peyniri bolca zeytinyağında ezmiş, içine yemyeşil Antep fıstığı ile kıpkırmızı Antep ipek pul biberi koymuştum, (dedemlerin ismini hatırlayamadığım Antepli ahbaplarından eve sürekli biber ve fıstık gelirdi). Ayrıca bu mezeye bir iki damla limon suyu ilave ettiğimi de hatırlıyorum. Büyük bir heyecan ile ev halkına tattırdığım bu meze, o günden sonra (muhtemelen benim tatlı hatırıma) masaların vazgeçilmezi olmuştu. Yazının devamı; http://uludag http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/bir-lokmalik-lezzetler-mezeler.aspx

Narenciyeli Somon Tartare

Her çeşit narenciyeyi yemeklerde kullanmayı çok seviyorum. Özellikle de deniz mahsullerinde. Portakal, mandalina ya da limon olsun, tüm narenciye çeşitlerini su ürünlerine çok yakıştırıyorum. Izgara edilmiş balık üzerine limon sıkmaktan söz etmiyorum elbette. Hatta kanımca pişmiş balık üzerine limon sıkmak, güzelim balığa yapılabilecek en kötü muamele olacaktır. Has dokunuş, narenciyeleri pişmeden evvel kullanmaktır. Zira narenciyelerin içindeki meyve asidi, özellikle yağlı deniz mahsulleri ile dengelenecek ve pişme esnasında hoş bir aroma bırakacaktır. Pişirme işlemi için illaki bir ısı kaynağına da ihtiyacınız yok; yalnızca tuz ve meyve asidi ile hem sağlıklı hem de leziz yemekler yapmak mümkün. Tıpkı az sonra paylaşacağım, Narenciyeli Somon Tartare tarifinde olduğu gibi. En yağlı balık çeşitlerinden biri olan somon balığı, neredeyse her türlü tarife yakışan son derece lezzetli bir balıktır. Köftesi, fümesi, basitçe ızgara yapılmış hali mi desem, yoksa fırında portakalla pişmişi mi?.. Hepsinin lezzeti ayrı güzel…Somon pişirirken dikkat edilmesi gereken en önemli kural balığı fazla pişirip, kurutmamaktır. Ben somon balığının en çok tartare halini seviyorum. Son derece basit ama bir o kadar zor yapılmış gibi duran bu yemeği, siz de davetlerinizde …

Evde Yılbaşı Sofrası Hazırlamanın İncelikleri

31 Aralık akşamlarının en sevdiğim tarafı, yakınlarımla birlikte kurduğum sofralar olur. Bu yüzdendir ki, yılbaşı akşamlarını hep evde sevdiklerimle birlikte geçirmek isterim. İsterim ki sofra erkenden kurulsun, herkes masada yerini alsın ve gece geç saatlere kadar tüm eğlence masanın etrafında dönsün. Siz de bu sene yılbaşını evde kutlamaya karar verenlerdenseniz, işinizi kolaylaştırıp biraz da ilham almak adına, yazının devamında yer alacak önerilerime ve tariflerime kulak kabartın derim. Yazının devamı ve tarifler için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/evde-yilbasi-softasi-hazirlamanin-incelikleri.aspx

Ançuezli Kıtır Patates

Sicilya notlarımı ve fotoğraflarımı karıştırır oldum son günlerde. Sanırım özledim… Nasıl güzeldir; denizi, dağı tepesi, Etna’sı, şarabı, limonu… Fotoğraflara baktıkça tekrar gitmiş gibi oluyor, notlarımı okudukça, sahi ya bak bu da vardı diyorum. Hal böyle olunca, yeni tarifimi Sicilya’dan esinlenerek yaptım. Tarifin anahtar malzemeleri olan ançuez ve şam fıstığı, Sicilya Mutfağı’nın önemli malzemeleri arasında yer alıyor. Etna ve çevresi Ada’nın fıstık bahçesi konumunda. Volkanik toprak yapısının da etkisiyle Etna fıstıklarının oldukça kendine has bir lezzeti var. Ben bu tarifi, Antep Fıstığı kullanarak yaptım. Ançuezler de Gelibolu’dan 🙂 Patateslerin kabuklarını soyup küp küp doğradım. Doğradığım patatesleri az zeytinyağlı tavada, durmadan karıştırarak kızartmaya başladım. Üstleri hafifçe kızarınca ançuezleri ve kuru tarhun otunu ilave ettim. Bu şekilde patatesler iyicece kızarıp, kıtır kıvama gelene kadar devam ettim. Ançuezlerin eriyip, patateslerin içine işlediğini göreceksiniz. Daha sonra nar gibi kızaran patatesleri servis tabağına aktardım. Üzerine bolca toz ve tane Antep Fıstığı koydum. Azıcık da karabiber ilavesi ile yemeğimi tamamladım. Not: Ançuezli Kıtır Patates özellikle kuzu yemekleri ile birlikte nefis olacaktır. Malzemeler: 500gr patates 100gr ançuez 100gr toz Antep Fıstığı 100gr iç …

Siyah Pirinçli Bahar Somonu

Canım çok balık çektiğinde, iyisini bulamadığım zamanlar somon alıyorum. Somon malum, çiftlik balığı. Vahşisini bulmak neredeyse imkansız, bu sebepten ancak iyi balık bulamadığım zamanlar alıyorum. Geçen yine baktım istediğim gibi bir balık yok, (biraz da tembel bir günümdü) aldım iki iri parça somon. Balıkçı alıştı artık, derisi kalsın mı diye sormuyor (tabi ki kalsın, derisi en güzel yeri!) Aldığım derisi kalsınlı somonları çabucak, azıcık zeytinyağında içini sulu, ortasını az pişmiş bırakacak şekilde sadece tuz ve karabiber ile döküm tavada pişirdim. Yanında bol naneli marul salatası ile yemek tamam (dedim ama tembel günümdeydim ). Parçalar iri olunca bitiremedik. Üzerini kapa, hop buzdolabına. Ertesi gün buzdolabını aç; açtım. Dün geceden artmış ızgara somon, zeytinyağlı enginar, henüz pişirmediğim iç bakla, soya filizi, zencefil. Hepsini çıkarttım, tezgaha koydum. Baktım az birşey (50 gr ) siyah pirinç kalmış, ızgara somona pek yakışır. Malzemeler tamam! Siyah pirinci sıcak tuzlu suda bir saat beklettim. Bir saatin sonunda suyunu süzüp, 150 ml suda haşladım. Öte yandan iç baklaları limonlu suda haşladım. Pişen baklaları kabuklarından ayırıp zeytinyağı, tuz ve karabiber ile harmanladım. Zeytinyağlı enginarları …

Enginar ve Avokadolu Karides

Zeytinyağlı enginar haftada yedi değil, sekiz gün de olsa bıkmadan yenir ama, kalan üç enginarı bir gün önceden artmış karideslerle baş göz etmeye karar verdim. Karides ve enginarı zaman zaman birlikte kullanırım. Özellikle iç bakladan yaptığım fava ile muhteşem bir üçlü olurlar. Üzerine biraz dereotu, bolca zeytinyağı, limon ve limon kabuğu ile bahara bahar katar bu yemek. Bu sefer biraz daha farklı ve basitçe yaptım. Öncelikle zeytinyağlı pişirdiğim enginarları küp küp doğradım (enginarlar muhakkak diri olmalı). Bir adet avokadoyu ortadan ikiye bölüp, orta çekirdeğini çıkarttım ve içini enginarlarla eşit ölçüde küp küp doğradım. Haşlanmış karidesleri iki parçaya ayırdım. Karidesler küçükse bütün olarak kullanılabilir. enginar, avokado ve karidesleri zeytinyağı, limon, misket limonu, tuz ve karabiber ile güzelce harmanladım. Mini yedi kuleleri yaprak yaprak ayırıp yıkadım. Temizlediğim yedi kule yapraklarını enginarlı karides karışımı ile doldurdum. Üzerine ince kıydığım taze kişnişleri ve limon kabuğunu ilave ettim. Son olarak azıcık acı biber sosu ile yemeği tamamladım. Sonuç; lezzeti adama kaç tane yedirir belli değil! Malzemeler: 2 adet zeytinyağlı enginar 1 adet avokado 15 adet iri karides 1 adet misket …