All posts filed under: Dana Etleri

Bayram Sofrası Dediğin Böyle Olur!

Zaman göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor… Ramazan hangi gün başlıyor derken bir de baktık ki, şunun şurasında Bayrama kaç gün kaldı… Yemekler pişecek, sofralar kurulacak, çoluk çocuk, torun torba bir araya gelinip, komşular ziyaret edilecek, hamur işleri ile tatlılar belki fazla kaçırılacak ama sonra ‘’ aman canım kırk yılda bir, bugün Bayram’’ denilecek, kahveler bahane, sohbetler şahane, gönüller bir olacak… Hepsi olacak olmasına da, hazırlıklar yapılmaya başlandı mı diye sorsam? Neler pişecek, neler ikram edilecek belli oldu mu? Henüz belli değilse, biraz ilham almak için benim Bayram Sofrası menüme bakmadan geçmeyin. Üstelik bir değil, iki ayrı menü hazırladım. Zevkinize göre istediğiniz gibi karıştırıp kendi menünüzü oluşturabilirsiniz. (devamı için; http://uludagpremium.com/bloggerin-gozunden/inci-ozay-hatipoglu-tum-yazilari/bayram-sofrasi-dedigin-boyle-olur.aspx )

Bal Kabaklı Dana Yahni

Bal kabaklarını büyükçe, küp küp kestim. Kuru soğanı dörde böldüm. Tencereyi ocağa yerleştirip, ocağın altını yaktım. Önce zeytinyağı ve tereyağ girdi, sonra soğanlar tencereye. Güzelce karamelize ettim soğanları. Sıra geldi bal kabaklarına, hoop onlar da tencereye. İyice karıştırdım soğanlarla bal kabaklarını, verdim üzerine bir parmağı geçecek kadar sebze suyunu, tuz ve karabiberi de ilave edip tencerenin kapağını kapattım, altını kıstım. Ne zaman ki suyunu çekecek, o zaman üzerine muskat ilave edilecek. Ama bal kabaklarından önce eti yapmak gerek, o yüzden sar başa… Kuşbaşı dana etini harlı ateşte (az yağlı tavada) iki dakika pişirdim. Diş sarımsakları etlerin içine atıp bir dakika daha çevirdim. Daha sonra et suyu, espresso, soya sosu ve taze biberiye ilave edip, ocağın altını kıstım. Etler ağır ateşte, suyunu çekip lokum gibi olana kadar pişti. Kavuşma anı: Çukur tabağa önce bal kabaklarını, sonra da üzerine eti koyup, sıcakken servis ettim. Malzemeler: Et için; 1 kg. kuşbaşı dana 20 diş sarımsak 1.5 lt. et suyu 50 ml. espresso 50 ml soya sosu 2 dal biberiye Zeytinyağı Tuz & Karabiber Bal Kabağı için; 1 kg. …

Patlıcan İçi Köfte

Bir gün evvelden dört tane köfte kalmış. Baktım bir patlıcan, bir de domates var (ikisinin de tam mevsimi değil ama çok güzel bulunca almıştım). Hadi dedim kendime; köfteleri sekiz, domatesi sos, patlıcanı da yarık yap! Yaptım… Görüntüsü de lezzeti de pek güzel oldu. Patlıcanı yıkayıp, zeytinyağı sürdüğüm fırın tepsisine yerleştirdim. Üzerine bıçak yardımıyla birkaç delik açtım. Tuzlayıp, kara biberleyip önceden ısıttığım 200 derecelik fırına verdim. Domatesin kabuğunu soyup küp küp doğradım. Doğradığım domatesleri zeytinyağı, bir bütün kuru soğan, bir sap taze biberiye, elma sirkesi, tuz, karabiber ve azıcık su ile kısık ateşte ara ara karıştırarak pişmeye bıraktım. Yirmi dakikaya varmadan istediğim kıvama geldi. Öte yanda dört orta boy köfteyi, sekiz minik boy köfte yaptım. Tavada alt üst ederek, bir dakika pişirdim. Üzerine hazırladığım domates sosunu ilave edip pişirmeye devam ettim. Patlıcan iyice pişince fırından çıkarttım. Servis tabağına alıp, ortasını yardım. Yardığım patlıcanın ortasına, sosu ile birlikte köfteleri yerleştirdim. Üzerine Eski Mihaliç peyniri rendeledim. Son olarak biraz zeytinyağı ve karabiber ile, yemeğe hazır hale getirdim. Yaşasın Geri Dönüşüm Tarifler! Malzemeler 1 adet Kemer Patlıcanı 1 adet …

Rokfor Peynirli Mantarlı Bonfile

Tariflere Fransa’dan aldığım peynirlerle devam ediyorum (mecburen). Aldığım rokforun son kullanma tarihini görünce basit, hızlı ve lezzetli bir yemek yapmaya karar verdim. Rokfor peyniri Fransa’nın Güneyinde yer alan Roquefort (Rokfor) kasabasında, koyun sütünden üretilen küflü bir peynir çeşididir. 2000 yıldır üretilen Rokfor peyniri mağaralarda dinlendirilerek yapılmaktadır. Dünyada sadece 7 üreticinin rokfor yaptığını ve bunlardan en büyüğünün Roquefort Société olduğunu da belirtmeden geçmeyeyim. Ben rokfor peynirini en çok yemek sonrası tatlı şaraplara eşlik ederken seviyor olsam da, bu sefer yemek içinde kullandım. Klasik Fransız tariflerinden biri olan Rokfor Soslu Bonfilenin biraz dışında bir tarif uyguladım. Tüm işlem sadece 7 dakika sürdü. Öncelikle taze sarımsakları incecik dilimledim. Kestane mantarlarını fırça ile temizleyip, dilimledim. Tavaya zeytinyağı ve tereyağı koyup mantar ve sarımsakları yüksek ateşte 1 dakika kavurdum. Daha sonra mantarları bir kaba aldım ve aynı tavada bonfileleri alt-üst ettim. Etlerin her iki tarafını da 30 saniye harlı ateşte tutup, tam pişirmeden kesme tahtasına aldım. Daha sonra bonfileleri 3 santim kalınlığında kestim. Üzerine tuz ve karabiber koyup bir parça tereyağı ile birlikte tavaya aktardım. Hemen üzerine yarı pişmiş mantarları …

Hem Çorba Hem Ana Yemek;Pazılı Dana Nuar

Bayılıyorum bir taşla iki kuş işlere. Hoş, uzun uzun piştiğini düşünürsek çok da pratik sayılmaz ama, yine de al sana iki yemek. Tabi nasıl arzu ederseniz; etleri çorbadan çıkartıp ayrıca yiyebilir ya da kocaman bir kase içinde, Uzakdoğu vari hem çorba, hem başlı başlına bir öğün olarak da bitirebilirsiniz. Bana kalırsa ikisini de, ayrı ayrı deneyin derim. Ana malzememiz dana nuar. Haşlamaya uygun, kemiksiz ve yağsız bir et olan nuar, kırmızı etler içinde kimsenin birinci tercihi olduğunu sanmıyorum. İncikten sonraki en sert et olan nuar düşük yağ oranı ve yüksek protein değerleri ile oldukça besleyici bir parçadır. Yağsız olduğu halde nuarı, bir kaç basit püf noktası ile, son derece lezzetli hale getirmek mümkün. Birbirinden farklı nuar tariflerim içinde bu sefer, tam iç ısıtmalık olanını yaptım. Öncelikle nuarı bol kereviz yaprağı, bütün kuru soğan, bütün kırmızı soğan, taze biberiye, taze kekik, taze zencefil ve elma sirkesi ile birlikte yaklaşık 3.5 – 4 saat kısık ateşte haşladım. Haşlanırken arada nuarı ters çevirdim. Et istediğim gibi piştikten sonra, nuarı tencereden çıkartıp kenara koydum. Tencerenin içndeki sebzeleri çıkarttım, suyu …

Narcos Başında Taco Gecesi

Biraz uzun sürdü… En son neler oluyor dedim, tarif yarın dedim, 10 gün sonra yeni tarifle geldim. Bu 10 günde Madrid’e gittim geldim. Daha önce de yazdığım üzere, 18-22 Kasım tarihleri arasında 100 yıllık lezzetler turu kapsamında, rehberliğini benim gerçekleştireceğim Madrid’in 100 yıllık Restoranları Turumuz olacak http://www.etstur.com/Yurtdisi-Tatil-Turlari/Yuzyillik-Restaurantlar-|-Madrid bu turun tanıtımı için değerli basın mensublarından oluşan bir grup ile Madrid’e gittik. Okudunuz mu bilmiyorum ama, ilgili yazılar bir bir yayınlanıyor; http://hayat.sozcu.com.tr/beni-bir-restorana-gotur-100-yillik-olsun-74520/ http://www.milliyet.com.tr/hemingway-asla-burada-yemedi-/magazin/ydetay/2120493/default.htm http://www.haberturk.com/yazarlar/tayfun-topal/1133002-madridde-yemek-tarih-bir-arada Çok yoğun ve lezzetli geçen Madrid’de, ben yine kendimi sakatlayınca Bayram tatili için Gökçeada’da kamp yapma planlarımız suya düştü. Benim de dizime dört dikişlik Madrid hatırası kazınmış oldu. Dikişler önümüzdeki hafta alınacak alınmasına ama, kalıcak olan izle unutulmaz bir seyahat gerçekleştirmiş oldum. Doğrusu hiç dert etmiyorum, olacağı varmış, daha beteri olabilirdi, ne diyeyim çok şükür! Kampa da her zaman gidebiliriz öyle değil mi? Peki ya sizin bayramınız nasıl geçti? Umarım ağız tadıyla, istediğiniz gibi geçmiştir. Hazır sakat, hazır da bayram olunca evden çıkmamak bana iyi geldi. Yeni bir dizi keşfettik bu arada, ona yapıştık kaldık; Narcos! Pablo Escobar’ın hikayesini anlatıyor. Birinci sezonun son …

Patlıcanlı Yumurta

Geçen hafta gittiğim Madrid ve Barcelona seyahatimden dün akşam döndüm. Hayalimdeki eski İstanbul’dan (Boğaz’da toriklerin cirit attığı, tepeleri beton yığını değil de, çam, erguvan, kestane ve ceviz gibi ağaçlarla kaplı, seyyar meyhanelerin hala yaşadığı, beyefendilerin ve hanımefendilerin birbirlerini tanımasalar da günaydın dediği, Fenerbahçe Burnu’ndan ıstakoz ve pavuryaların avlandığı, Küçükyalı Sahil’in meşhur foku Yaşar’ın, Marmara’nın serin sularında mutlulukla yüzdüğü, İnci Pastanesi’nin eski yerinde olduğu, Bebek Gazinosu’nda ‘’Benzemez Kimse Sana’’ diyerek, Müzeyyen Senar’a eşlik edildiği… -liste uzar gider – ) sonra, en sevdiğim şehir Barcelona. Havası, suyu, insanları, evleri, parkları, yemekleri, kültürü ile tam olarak tanımlayamadığım şekilde çok seviyorum orayı. Bu sefer Gurme Turumuz öncesi son düzenlemeler için gittim. Öncesinde ise Madrid’de kaldım. Yine çok harika bir proje için gittiğim Madrid’de eşsiz deneyimler yaşadım. Dünyanın en eski restoranlarını gezip, en eski tariflerden tadıp, kuşaklar boyudur işini sürdüren restorancılarla ve şeflerle tanıştım. İtiraf etmeliyim ki bununla ilgili çalışmamız için çok heyecanlıyım, yakında tüm detayları ile bilgisini paylaşacağım. Öncesinde gelir gelmez yaptığım bu yemeğin tarifini vermek istiyorum. Madrid’de benzeri yapılan bu yemeği kendime göre uyarladım. Yaz boyunca bir iki …