Aylar: Temmuz 2016

Şeftalili Yoğurt Dondurma

İster yaz olsun, ister kış yoğurttan dondurma yapmayı çok seviyorum. Mevsimine göre kullandığım meyveler, baharatlar ve otlar değişiyor olsa da, yöntemim hep aynı ve çok basit. Mümkün mertebe az malzeme ile kullandığım ana meyvenin tadını ön planda tutmaya çalışıyorum. Ayrıca hiç rafine şeker kullanmıyor, sadece az miktarda bal kullanıyorum. Hatta bazen hiç bal kullanmadığım, yalnızca meyvenin şekeri ile tatlandırdığım da oluyor. Hal böyleyken, dışarıda çok nadir dondurma yiyorum. ‘’Süt tozu mu kullanılmış, glikoz mu, yok içinde palmiye yağı mı var’’ gibi endişeler yaşamadan, gönül rahatlığı ile yiyorum yaptığım dondurmaları. Öncelikle belirtmeliyim ki; böylesi lezzetli ve tam kıvamında bir dondurma yapabilmeniz için, bir dondurma makinesine ihtiyacınız var. Bunun için basit, ev tipi, küçük bir makina yeterli olacaktır. Ben benimkini 5 sene evvel aldım ve çok da memnunum. Makine alamam diyorsanız, hazırlayıp buzluğa attığınız dondurma karışımını her saat başı karıştırmanız gerekli. Aksi halde donma işleminin homojen bir şekilde gerçekleşmesi mümkün olmayacaktır. Ama ben yine de bir makina almanızı tavsiye ederim, zira ne kadar karıştırırsanız karıştırın, makinenin kıvamına dolayısıyla da lezzetine erişmek mümkün değil. Bu seferki yoğurt dondurmamda …

Trüflü Tereyağı ve Trüflü Risotto

Saklı Orman’dan aldığım siyah trüf ile, yapılabilecek en klasik yemeklerden biri olan; Trüflü Risotto yapmasam olmazdı. Bol tereyağlı, kremamsı yapılı bu risotto; trüften gelen eşsiz aromalarla, her kaşıkta yemeğe doyulmaz bir lezzete dönüşüyor. Yapımı oldukça kolay ve zevkli olmakla birlikte, sadece biraz sabır, çok az da kol gücü gerektiriyor. Tarife öncelikle trüflü tereyağı yapmak ile başladım. Risotto yaparken bolca kullandığım tereyağını, bu kez lezzetini daha da güçlendirmek için trüflü olarak kullandım. Öncelikle fırça yardımı ile temizlediğim trüfü, küçük tırnak büyüklüğünde parçalar olacak şekilde doğradım. Oda sıcaklığında yumuşak kıvama gelen tereyağının içine doğradığım trüfleri az miktar tuz ile birlikte ilave edip, güzelce karıştırdım. Tezgaha serdiğim yağlı fırın kağıdının üzerine trüflü tereyağını döktüm. Tereyağına elimle uzun silindir biçimi verdikten sonra, yağlı kağıdı streç film ile sarıp buzluğa kaldırdım. Bu şekilde 6 ay buzlukta kalabilir. Kullanmak istediğiniz zaman, buzluktan çıkarıp halka halka kesmeniz yeterli olacaktır. Makarna, risotto, erişteler ile kullanabileceğiniz gibi, tavada yumurta yaparken ya da ızgara ettiğiniz bonfile üzerine bir parça koyup eritebilirsiniz. Ben hazırladığım trüflü tereyağının bir kısmını başta da belirttiğim gibi, risotto yapımında kullandım. Gelelim …

Ben O Kuzu Pirzolayı Gözüme Kestirdim

İstanbul’un en popüler semtlerinden biri oldu artık Karaköy. Yenilendi, canlandı, çok da güzel oldu bana sorarsanız. Ben ezelden beri severim o ayrı; daha ilkokula bile gitmezken anneannemin elinden tutup, dedeme iş yeri ziyaretine gider, öğle yemeği yerdik. Yemek sonrası bana, paketinde at resmi olduğu için adını atlı koyduğum, çikolata alınırdı. Ne çok severdim! Sonra ta yedi sekiz sene evvel, buralar çok değerlenecek, birşeyler yapmalı dediğimde, az maruz kalmadım ‘’ne saçmalıyor gene’’ bakışlarına… ( Aynı şeyi Moda ve Balat için dediğim de yaşadım ) Karaköy hareketlendi hareketlenmesine ama gittiğim klasik yerleri saymazsak, zaman zaman kalabalığı da bir o kadar kaçırtmaya başladı beni, işin doğrusu. İtiraf etmek gerekirse sırf bu yüzden yeni açılan yerleri özellikle denemez oldum. Bir tozu dumana katsın, ben ondan sonra gideyim… (hala ayakta kalabildiyse ) Dünyaca ünlü Morgans Hotel Group’unun Karaköy’deki oteli olan 10 Karaköy, eski adıyla Büyük Balıklı Han Karaköy’ün göbeğinde olup da keşmekeşten uzak nadir yerlerden biri. 71 odası olan bu Otel’in iki terasından biri olan On10’ a, sonunda gidebildim. Yenilenmiş sade yazlık menüsü, hafif ve leziz yemek seçenekleri sunuyor. Ferah …

Siyah Trüf Mantarlı Erişte

‘’Memleketin Yaban Ormanlarından’’ Siyah Trüflü Poşe Yumurta tarifimi okuyanlar (https://sonmastori.com/2016/06/23/memleketin-yaban-ormanlarindan-siyah-truflu-pose-yumurta/), Saklı Orman ( http://www.sakliorman.com ) ile çoktan tanıştı. Trüf siparişi veren oldu mu bilmiyorum ama, ben 9 günlük Bayram Tatilili rehavetini üzerimden atıp, yeni bir tarif yaptım bile. Üstelik bu sefer, hayatında eli tava tutmamış birinin bile yapabileceği kolaylıkta. Bulmuşum Saklı Orman’ı, sezonu geçmeden bol bol trüflü yemekler yapmaz mıyım?.. Geçen tarifte de söylediğim gibi trüf mantarı; yağlı, kremalı, sert peynirli, hamurlu birliktelikleri seviyor. Ayrıca yumurta, makarna, pirinç ile de çok yakışıyor. Trüf ile yemek yaparken unutulmaması gereken diğer önemli püf noktası ise; mantarın lezzetini bastıracak yoğunlukta malzemeden kaçınmak gerektiğidir. Bunları akılda tuttuktan sonra işiniz kolay; gelsin trüflü ziyafetler! Tabi kullanım alanı bu saydıklarım ile sınırlı değil; sebzelerden özellikle enginar ile, kümes hayvanları ile, tavşan ve keklik gibi av hayvanları ile hatta çikolata ve kakao ile kullanıp, fevkalade lezzetler yaratmak mümkün. Az rastlanır kullanımları ile ilgili daha detaylı bilgiyi, bir sonraki tarifimde bulabileceksiniz. Ama önce gelelim bugünkü Siyah Trüf Mantarlı Erişte tarifime. Geniş bir makarna tenceresini tuzlu su ile doldurup ocağın altını açtım. Su kaynayınca Erişteleri …

Ançuezli Kıtır Patates

Sicilya notlarımı ve fotoğraflarımı karıştırır oldum son günlerde. Sanırım özledim… Nasıl güzeldir; denizi, dağı tepesi, Etna’sı, şarabı, limonu… Fotoğraflara baktıkça tekrar gitmiş gibi oluyor, notlarımı okudukça, sahi ya bak bu da vardı diyorum. Hal böyle olunca, yeni tarifimi Sicilya’dan esinlenerek yaptım. Tarifin anahtar malzemeleri olan ançuez ve şam fıstığı, Sicilya Mutfağı’nın önemli malzemeleri arasında yer alıyor. Etna ve çevresi Ada’nın fıstık bahçesi konumunda. Volkanik toprak yapısının da etkisiyle Etna fıstıklarının oldukça kendine has bir lezzeti var. Ben bu tarifi, Antep Fıstığı kullanarak yaptım. Ançuezler de Gelibolu’dan 🙂 Patateslerin kabuklarını soyup küp küp doğradım. Doğradığım patatesleri az zeytinyağlı tavada, durmadan karıştırarak kızartmaya başladım. Üstleri hafifçe kızarınca ançuezleri ve kuru tarhun otunu ilave ettim. Bu şekilde patatesler iyicece kızarıp, kıtır kıvama gelene kadar devam ettim. Ançuezlerin eriyip, patateslerin içine işlediğini göreceksiniz. Daha sonra nar gibi kızaran patatesleri servis tabağına aktardım. Üzerine bolca toz ve tane Antep Fıstığı koydum. Azıcık da karabiber ilavesi ile yemeğimi tamamladım. Not: Ançuezli Kıtır Patates özellikle kuzu yemekleri ile birlikte nefis olacaktır. Malzemeler: 500gr patates 100gr ançuez 100gr toz Antep Fıstığı 100gr iç …

Kabak ve Keçi Peynirli Açık Börek

Hiç keyfimiz yok… Malum, diken üzerinde yaşar olduk… Yaşanan her katliam sonrası, her şeyin çabucak normale döner olması da ayrı garip geliyor. Yemek ve seyahat yazıları okuduğunuz burada, bu satırları yazmak istemezdim ama, ülkece gündemimiz pek karanlık… Tek isteğimiz huzurla, kendi seçimlerimiz ile, özgürce yaşamak. Gelelim bugünkü Kabak ve Keçi Peynirli Açık Börek tarifime. Aramızda börek sevmeyen olduğunu sanmıyorum. Elde açılmış incecik yufkalar arasına ister kıyma, ister peynir girsin, tereyağı ve kızgın fırın ile buluştu mu değmeyin lezzetine. Hele bir de çıtır çıtır oldu mu bir dilim, iki dilim derken bakmışsın tepsi yarılanmış. Hal böyle olunca, bu sefer tek yufkadan, olabilecek en hafif böreği yaptım. Adına da açık börek dedim. Öncelikle kabakları iyice yıkayıp, kabuklarını soymadan dikey olarak incecik kestim.Kabakları zeytinyağı, tuz ve karabiber ile ovalayıp döküm tavada ızgara yaptım. Öte yanda orta boy bir teflon tavaya zeytinyağı döküp içine yufkayı yerleştirdim. Yufkayı, altı üstü iyice çıtır olacak şekilde, döndüre döndüre pişirdim. Yufka istediğim kıvama gelince kenara aldım. Üzerine keçi labne peyniri sürüp, kabakları yerleştirdim. Dereotu ve frenk soğanı ile lezzetlendirip üzerine zeytinyağı gezdirdim. Son …