Keşifler
Yorum Yapın

Ela Vre Gastronomi Rotası! Yamas!

Masmavi Ege Denizi, kekik kokulu yamaçlar, ıtır kokulu sokaklar, rengarenk kapılar, çiçekler, candan ada insanları, en taze deniz mahsulleri, tazecik otlar, çeşit çeşit peynirler, en ballı tarçınlı lokma tatlıları, en manzaralı gün batımları ile; dostum bu rota bir harika!

Geçen hafta Tadım Atölyesi (http://www.tadimatolyesi.com ) ve Kalymna Yachting Club (http://kalymna-yachting.gr ) işbirliği ile, Kalymnos ve Leros adalarına düzenlenen nefis bir ‘’Gastronomi Rotası’’na davet edildim. Ama ne rota, öyle böyle değil! Selam olsun Sait Faik Abasıyanık’a! Hani bu hayatta olsa, o bile kıskanır…

Günlerden pazartesi; Bodrum Limanında sabah saatleri, hava sakin. Vakit erken olmasına rağmen, güneş kendini omuzlarımızda hissettiriyor. Teknemiz Neyzen Yachting filosundan, 7 kamaralı Fortuna. ( http://www.neyzenyachting.com/tr-neyzen-luxury-gulet-fleet.php ) Sarı beyaz koltukları ile görür görmez içim açılıyor. Kaptan ve mürettebat ile el sıkışıp, kabinimize yerleşiyoruz. Gümrük çıkış işlemleri sonrası, yelkenler fora! Tam yol ileri, Kalymnos! Kalymnos’a ilk gidişim olacak. Merakım heyecanımı, heyecanım da merakımı perçinliyor. En iyisi ikisini baş başa bırakıp, iki buçuk saat sürecek deniz yolcuğunun keyfini çıkartmak. Mavinin ortasındayız. Bir yandan rüzgar kulaklarımıza birşeyler fısıldıyor, öbür yandan teknenin nağme nağme sallantısı ile üzerimize tatlı bir rehavet çöküyor.

Nasıl geçtiğini anlamadığımız, tenimizi hafifçe kızartan bir yolculuk sonrası Kalymnos görünüyor. Tahminimden daha büyük ve daha yüksek bir görüntüye sahip olan Pothia limanına demirliyoruz. Malum deniz acıktırır, ilk iş limandaki restoranımızda bizim için hazırlanmış özel ada yemeklerini yemeğe gidiyoruz. Deniz kenarında, tahta masa ve sandalyeleri ile tipik bir Yunan Adası tavernası burası. Menü sağlam; ahtapot mücverine benzeyen ahtapot topları, etli dolmalar, yerel peynirler, kuzu tandır, kalamalar kızartma bu nefis yemeklerden sadece bazısı. Hepsi birbirinden lezzetli ama, sanırım en çok bütün ahtapot aklımı başımdan alıyor…

Yemek sonrası Kalymnos’un en güzel yerlerini geziyoruz. Tepede yer alan Saint Savvas Manastırı kaçırılmaması gereken manzarası ile, bu yerler içinde en etkileyici olanlarından biri. Tepeden Kalymnos manzarasına dalarken, Manastır’ın etrafında açmış zakkumların ve dağ kekiklerinin kokusu oh be yaz! dedirtiyor.

Ada turu sonrası akşam yemeğine kadar deniz keyfi! Su serin, cam gibi berrak, tam kıvamında. Gir içine, çıkma; takla at, amuda kalk ya da benim gibi öpe öpe kulaç at. Her ne yaparsan yap, akşam yemeğine kadar acıkmaya bak! Yemek için Ada’nın kuzey batısında yer alan Masouri bölgesine gidiyoruz. Tam gün batımında öyle bir manzara bizi bekliyor ki, nutkumuz tutuluyor adeta. Bu kez tepeden bakıyoruz denize. Tam karşımızda Telendos adası var. Ada o kadar yakın ki, seslensen karşı sahilden cevap veren olur. Zaten öğreniyoruz ki sahilden teknelerle 5 dakikada Telendos’a ulaşmak mümkünmüş. Kendisi nasıldır bilemem ama, bizim olduğumuz yerden görüntüsü muazzam. Manzaranın sarhoşluğu ile yemekler gelmeye başlıyor. Öncelik, ada zeytinleri ile birlite, bütün ve sıcak olarak gelen ekmekte. Ardından, çok özlediğim domates köftelerini görünce keyfim katlanıyor… Derken peşi sıra yerel lezzetlere siga siga (yavaş yavaş) devam ediyoruz. Zaten burada herşey siga siga, tadını çıkara çıkara ilerliyor. Yerel lezzetler demişken, o karides saganakiye sıcak ekmek banmamak ne mümkün… Son olarak ortaya çıtır mı çıtır lokma tatlısı geliyor, hem de ev yapımı dondurmalar eşliğinde… Aman vre! battı balık yan gider, bir iki lokmadan kim ölmüş, hem neşemize neşe katar… Canlı buziki ile de pek yakışıyor baldan tatlı meret, haydi o zaman yamas!

Ertesi sabah Leros’a hareket etmeden önce teknede mükellef bir kahvaltı ediyoruz. Kahve keyfine geçtiğimiz sıralarda denize koyuluyoruz. İki saat kadar rüzgar aldıktan sonra, şirin mi şirin Leros’u görüyoruz. Kendisine ayak basmadan önce, teknenin en yüksek yerinden bırakıyoruz kendimizi denize. Bir kere atlamak yetmez; iki, üç, beş derken yemek saati geliyor. Ada’nın en iyilerinden biri olan, namı dünyaya yayılmış restoranda masamız denizin hemen dibinde, yel değirmenine komşu. Aile işletmesi olan bu restoranda herkes bizim için seferber olmuş durumda. Leziz bir balık çorbası ardından, tuna tartar, deniz kestanesi, ahtapot carpaccio, salata, füme kılıç balığı, barbun ceviche (ah o barbun ceviche), deniz tarağı, yengeç…

Herşey taptaze, ama öyle böyle bir tazelik değil. Kabukluların tümü biz gelmeden bir kaç saat evvel denizden çıkarılmış. Gerçek anlamda mesuduz! Ve yemek sonrası gelen tatlının lezzeti, sanıyorum uzun müddet damağımdan silinmeyecek. Abartısız, sırf bu tatlıyı ve o barbun cevicheyi yemek için bile buraya ben diyeyim beş, siz onlayın onbeş kere daha gelirim.

Gastronomi Rotası’nın güzellikleri bu kadarla sınırlı kalmadı elbet. Gerisini uzun uzun anlatmayacağım, tura katılacaklara sürpriz olsun. İp ucu vermek gerekirse; denize, ahtapota, taptaze deniz mahsullerine, bala, kekiğe, en nefis lokmalara, ev yapımı dondurmalara, lezzete, muhabbete, buzikiye, güneşe, yelkene doyacaksınız… Çantanızda yer varsa deniz gözlüklerinizin yanına beni de almayı unutmayın 🙂


Tur tarihleri:

2 – 4 Temmuz Kalymnos & Leros
5 – 7 Temmuz Leros & Kalymnos
7 – 9 Temmuz Kalymnos olarak yapılacaktır. Bilgi ve rezervasyon için; info@tadimatolyesi.com adresine mail atabilirsiniz.

Not: Kalan fotoğrafları önümüzdeki günlerde Fotoğraflar Bölümünde paylaşacağım.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s