Aylar: Ocak 2016

Hong Kong Adası’nda Tsim Chai Kee Noodle

Sabahın ilk ışıkları ile birlikte uyanıp otelde kahvaltı etmekle vakit kaybetmeyerek, kendimi Hong Kong sokaklarına attım. Üstelik saat 11.00’de açılacak olan, Tsim Chai Kee Noodle Restaurant’ına gideceğim için, biraz daha acıkmam gerekiyordu. Ama öncesinde güne zinde bir başlangıç yapmak üzere, Nathan Yolu üzerinde yer alan Pacific Coffee’ye gidip, Matcha latte aldım. Faydaları saymakla bitmez Matcha; kurutulmuş yeşil çayın, öğütülüp, toz haline gelmiş hali. Gölgede özel olarak yetiştirilen bu çayın klorofil yoğunluğu oldukça fazla… Vücuda enerji, zihne dinginlik verdiği için, Zen rahiplerinin uzun meditasyon çalışmaları öncesinde içtikleri kıymetli bir çay aynı zamanda… http://www.letsgodergi.com/hong-kong-adasinda-bir-lezzet-duragi-tsim-chai-kee-noodle/

Karidesli Körili Erişte

Bir gün önceden erişte yapılmış. Sadece tereyağlı, içinde başka hiçbir malzeme yok. Kalmış erişteden bir koca tabak, hadi bilemedin iki ‘’normal’’ tabak. Fakat bu hali ile emin olun hiçbir şeye benzemez. O zaman bana düşer, her zamanki gibi ufak dokunuşlar ile, bambaşka nefis bir yemek hazırlamak! Hem de sadece beş dakikada. Evinizde kalmış erişte yoksa da bu yemeği yapmamazlık etmeyin. Son Mastori sözü; sonuca bayılacaksınız! Öncelikle karidesleri kabukları ile sadece 1 dakika haşladım. Haşladığım karideslerin kabuklarını soyup, sarımsaklı zeytinyağında 2 dakika pişirdim. Öte yanda hindistan cevizi yağını tavada erittim. Köri ve zerdeçal tozunu ekleyip hafifçe kavurdum. Kavurduğum baharatların üzerine süt ilave ettim. Kıvamı yoğunlaşınca, sosun içine karidesleri koydum. Sosu tuz ve karabiber ile çeşnilendirip, erişteye kattım. 2 dakika eriştenin sosu çekmesini bekleyip üzerine ince kıydığım taze kişnişleri koydum. Bekletmeden sıcak servis ettim. Yaşasın Geri Dönüşüm Tarifler! Not: Hindistan cevizi yağınız yoksa zeytinyağı ya da tereyağı kullanabilirsiniz. Malzemeler: Yaklaşık 150 gr erişte için 150 gr karides 6 çorba kaşığı inek sütü 1 çorba kaşığı toz köri 1 tatlı kaşığı toz zerdeçal 1 tatlı kaşığı hindistan cevizi …

Hong Kong – Temple Sokağı Akşam Pazarı

Otele yerleşmemin ardından, sonunda saat 19.00 civarı kendimi karnım zil çalarak Hong Kong sokaklarına atabildim. İlk durağım kaldığım otele de çok yakın olan meşhur, Temple Sokağı Akşam Pazarı oldu. Temple Akşam Pazarı; Kowloon Bölgesi’nin ana caddelerinden biri olan Nathan Yolu ile Jordan Yolu’nun kesiştiği çok merkezi bir yerde yer alıyor. Buraya metro ile gelecek olanların, Jordan Durağı’nda inip sokak tabelalarını takip etmesi yeterli olacaktır. Temple Sokağı Akşam Pazarı; adından da anlaşılacağı üzere, akşamları kurulan bir sokak pazarı. Pek de kaliteli olmayan her türlü hediyelik eşyanın yanı sıra, kıyafetler, saatler, elektronik eşyalar, ucuz mücevherat, cd’ler gibi satın alınabilecek pek çok şey bulunduruyor. (devamı) http://www.letsgodergi.com/hong-kong-temple-sokagi-aksam-pazari/

Fırında Dil Peynirli Karnabahar

Seveni var sevmeyeni var. Ama bence kışın en güzel sebzelerinden biridir karnabahar. Yeter ki düzgün yapılsın. Güzelim karnabahar çok pişirilirse tadı kaçar, mahvolur. Hep söylerim kötü yemek yoktur, kötü aşçı vardır. Doğru malzemeleri bir araya getirmek, malzemeyi iyi tanıyıp, niteliğine göre işlem yapmak, yemek hazırlamanın altın kuralı. Mesela ben uzun süre hiç dana ve kuzu ciğeri sevemedim, ama neredeyse her gittiğim yeni yerde, ciğer tattım. Hatta hatır için çiğ ciğer yemişliğim bile var. Lübnan’da adet; masaya o gün kesilmiş kuzunun taze ciğeri çiğ gelir. Lavaş arası kuru soğan, tuz karabiber ve kimyon ile yeniliyor. Bu lokma ağzımdayken zaman nasıl yavaşladı anlatamam, yani hiç hoşuma gitmemişti… Fakat bu bile yıldırmadı, ben her yerde ciğer yemeğe devam ettim. Tabi sonunda olan oldu, haklı çıktım; son birkaç senedir ustalıkla yapılmış her türlü ciğere bayılıyorum! Konunun buralara uzama sebebine gelirsem, biliyorum ki birçok kişi karnabahara burun kıvırır. Oysa ki bin bir tarife yakışan, nefis bir lezzettir. Buzdolabında fazladan kalmış bir küçük karnabahar olunca, hemen bu basit ama leziz tarifi yaptım. Öncelikle sirkeli suda yıkadığım karnabaharı, bütün olarak ve yarı …

Uskumru Pilavı

Tazecik uskumruları aldım, temizleyip fırın tepsisine zeytinyağı, taze biberiye, sarımsak, tuz, karabiber ve 1 çorba kaşığı su ile dizdim. 180 derecelik fırında 15 dakika pişirdim. Bu şekilde derisi kızarık, içi sulu, bol aromalı ve çok lezzetli oluyor. Yanında başka yemekler de olunca iki tane uskumru yenmedi, arttı. Artan uskumru ile birlikte esas tarif de şekil buldu. Kalan uskumruları hamsili pilav ile, midye dolma arası bir yere oturtmak geldi aklıma. Hiç durmadım, hemen davrandım. Öncelikle bir gece buzdolabında kalmış uskumruları büyük parçalar olacak halde, kılçıklarından ayıkladım. Tencereye zeytinyağı koyup, fare dişi doğradığım soğanları ilave ettim. Soğanlar hafifçe karamelleşene kadar kavurdum. Daha sonra suda beklettiğim pirinci süzüp soğanlara ilave ettim. İkisini birlikte karamelize olacak şekilde kavurdum. Ayrı bir tavada çam fıstıklarını yakmamaya özen göstererek kavurdum ve tüm baharatlar ile birlikte soğan, pirinç karışımına kattım. 2 dakika daha, baharatların kokusu iyice birbirine geçene kadar kavurdum. Üzerine sıcak su ilave edip, tencerenin kapağını kapattım ve ocağın altını kıstım. Pirinç suyu çekince ocağın altını kapattım. Pilavın üzerine kağıt havlu koyarak on dakika demlenmeye bıraktım. Pilav demlendikten sonra içine uskumruları ilave …

Hamsi Tavadan Hamsi Omlete

İtiraf etmek gerekirse, geri dönüşen tarifler çoğu zaman yemeğin ilk halinden daha lezzetli oluyor. Aynen bu tarifte olduğu gibi… Bilen bilir, deniz mahsullerini her gün yesem bıkmam. Hangi öğünde yediğimin de bir farkı yoktur. Sabah kalkar kalmaz da balık yerim mesela. Özellikle ateşsiz, tuz ve limonla pişirdiğim deniz mahsulleri gibisi yoktur; lakerda, sardalye turşusu, somon gravlax, levrek tartare (liste uzar gider – hepsini eski tariflerimde bulabilirsiniz). Çeşit olarak da hepsini severim. Yeterki dürüst-adil avlanmış ve cinsine göre doğru pişirilmiş olsun. Ama bugünki tarifimin baş rol oyuncusu hamsiyi, listemin baş sıralarına yerleştirebilirim. Pilavı, çıtlaması, ekmeği, ızgarası, buğulaması, turşusu hepsi de birbirinden lezzetli olur. Bu sefer canım çıtır çıtır tava çekti. Fakat kızartma yememeye özen gösteriyorum. Yersem de kırk yılda bir. (patates kızartmalarını saymazsak) Onu da fırında kızartma olarak yapıyorum. Bugün de hamsi kızartmayı, fırında yaptım. Derin yağda kızartmadan da, tavada kızartmadan da çok daha çıtır oldu. Üstelik besin değerini kaybetmeden, hafif ve nefis oldu. Yöntem çok basit. Öncelikle temizlenmiş hamsiyi buğday unu ve mısır unu karışımı ile unladım. Fırın tepsisine yağlı kağıt serip, üzerine ununun fazlasını aldığım …