Aylar: Mayıs 2015

Uzak Doğu Maceraları

Geçen hafta gerçekleştirdiğim Uzak Doğu macerasının ilk durağı olan Hong Kong, yazı ve fotoğrafları ile birlikte http://www.letsgodergi.com / LetsEat adresinde, bir bir yayınlanmaya başladı. Bir iki yazı, üç beş fotoğraf ile bitmez! Çok yazı, bolca fotoğraf, egzotik ve gizemli Uzak Doğu ile ilgili birçok yararlı bilgi ve tabi ki, hatta en önemlisi; ne yenir var! Bu ilki; http://www.letsgodergi.com/uzak-dogu-macerasi-hong-kong-1-gun/ iyi eğlenceler dilerim!

Patates Köri

10 günlük Uzakdoğu macerası sonrası Pazar sabahı 5.30’da İstanbul’a döndüm. Yeni keşifler, yeni kokular, yeni tatlar, yeni fikirleri de beraberimde getirdim. Tüm detayları, bolca fotoğraf ile birlikte http://www.letsgodergi.com / LetsEat ‘de bir bir anlatacağım ama önce ayağımın tozu ile yeni tarifimi vereyim. Bu tarifte Tayland’dan ilham aldığımı söylemeliyim. Bangkok’un bol baharatlı, acı sokak lezzetlerini andıran doyurucu bir patates yemeği yapmaya karar verdim. Singapur’da Çin Mahallesinden aldığım kurutulmuş karidesler yemeğimin Türkiye’de bulunmayan tek malzemesi. Fakat siz, kuru karides yerine taze karides de kullanabilirsiniz. Veya hiç karides kullanmayıp, vejeteryan bir yemek de hazırlayabilirsiniz, nefis olacaktır! Öncelikle toz köriyi az zeytinyağında kavurdum. İçine incecik kestiğim acı çili biberlerini ve taze zencefilleri koyup 1 dakika kadar kavurdum. Kabuklarını soyup, kalın küpler halinde kestiğim kırmızı kabuklu patates ve bir diş sarımsağı da ilave edip, bir dakika daha kavurdum. Kırmızı kabuklu patatesler az nişastalı olup, çabucak pişerler. Özellikle patates salataları için ideal olan bu patatesleri püre yapımında önermem. Kabukları ince ve lezzetli olduğu için kabuklarını soymadan da kullanabilirsiniz. Kırmızı kabuklu patates yerine taze patates ya da biraz daha tatlı bir lezzet …

Böğürtlenli Donmuş Yoğurt

Bu tarifi yapmamak için bahane yok çünkü daha kolayı yok. Dondurma ve donmuş yoğurt tarifi verirken hep çekiniyordum zira herkesin evinde dondurma makinası olmayabilir ve ben de tariflerimi dondurma makinasına göre yapıyorum. Durum böyleyken, şimdiye kadar sanırım bir ya da iki tane dondurma ve donmuş yoğurt tarifi vermişimdir. Oysa ki yaz kış demeden, çok sık yaparım. En çok da taze mevsim meyveleri ile, rafine şeker kullanmadan donmuş yoğurt yaparım. Bugün ise dondurma makinasına gerek duyulmadan yapılan bir tarif vermek istiyorum. Yalnız bu tarif için taze değil donmuş meyveye ihtiyacınız olacak. Ben donmuş böğürtlen ile yaptım ama arzu eden istediği başka bir meyve çeşidini de kullanabilir; vişne ya da ahududu ile de çok güzel olacaktır mesela. Yoğurt ve donuk böğürtlenleri mutfak robotuna koydum. Üzerine bal ilave edip, tüm böğürtlenler yoğurda karışana kadar robotu çalıştırdım. Hiç bekletmeden soğuk kaselere koyup servise hazır hale getirdim. Malzemeler: 250gr yoğurt 200gr donuk meyve 50gr bal ( isteğe göre miktar arttırılabilir, bu oranla mayhoş oluyor Yarışmanın Talihlisi Belli Oldu! Bir önceki yazımda sormuştum; ‘’Bu sefer Perşembe günü nereye gidiyorum’’ diye. Bilene …

Super Mastori

Bu aralar super kahramanlığa kalkıştığım için, kendime Son Mastori değil, Super Mastori demek istiyorum. İki ayağım bir pabuca girdi mi? Girdi! Şikayetim yok, durunca yorulurum ben, böyle iyi. Yakında açıklayacağım güzel sürprizlerim var, bakalım beğenecekmisiniz?.. Özellikle etkinlik, tadım, Son Mastori Pişirsin Biz Yiyelim akşamları tekrar ne zaman olacak diye soranlar için, buyurun size etkinlik diyeceğim bir sürpriz olacak bu 🙂 Hazır etkinlikten söz açılmışken, bidiğiniz gibi geçtiğimiz 2 Mayıs Cumartesi günü morel mantarı toplama turu yapmıştım. Geçen senelerde farklı tur acentaları ile yaptığım bu turu bu sene ETS Tur ile gerçekleştirdik. Kaçıranlara nispet yapmak gibi olmasın (ya da olsun) ama yine orman içinde, gürül gürül akan nehir ve kuş sesleri ile harika bir gün geçirdik, bolca morel topladık, yedik içtik, enerji depoladık ve geri döndük. Merak edenler ne yazık ki bu sene şanslarını kaçırdı, sağlık olsun diyelim, önümüzdeki sene diyelim. Geçtiğimiz haftasonu ise Bodrum, Torba’daydım. Casa dell’Arte Otel’in daveti üzerine gittiğim ve çok memnun kaldığım iki gün geçirdim. Önümüzdeki günlerde burayla ilgili detaylı yazımı, her zamanki gibi çektiğim bolca fotoğraf eşliğinde LetsGoDergi.com / Let’s Eat …