Yıl: 2014

Kapadokya Sonrası İki Yazı Arası

Geçen hafta Konya’dan İstanbul’a döner dönmez – adeta sadece bavulumu değiştirip -Kapadokya’ya gittim. Konya’da olduğu gibi, Kapadokya’ya da Let’sGoDergi için gittim. Üç gün durdurak bilmeden bölge lezzetlerinin peşine düştüm. Neredeyse kaybolup gidicek, tek tük kişinin yaptığı, öyle nefis lezzetler var ki, hepsini birbir yazacağım. Kapadokya büyülü bir yer, her gittiğimde aynı heyecana kapılıyorum. Coğrafyası, kayası bir yanda, renkleri kültürü öbür yanda. Fakat kaç kere gittiysem, hep iş için oldu. Bu kez kendime söz verdim, bir sonraki gidişim tatil için olacak… Ama önce Konya serisi var bitirmem gereken. Sanıyorum bu hafta Edirne yazıları da yayınlanmaya başlar. Tüm bu lezzetler serisi dışında, ben de her zamanki gibi tattıklarımdan, gördüklerimden ilham aldım, yepyeni tarifler geliştirdim aklımda. Çarşamba akşamı Son Mastori Pişirsin Biz Yiyelim’e katılacak olanlar bunlardan birini tadıcak; menüye koydum. Sonrasında her zamanki gibi ben buradan tariflerimi paylaşacağım. Bu arada Çarşamba akşamı için ördeklerim de geldi. O zaman, başlasın yarın hazırlıklar 🙂 Reklamlar

Tanıştırayım; Konya Küflü Peyniri

Bildiğiniz ya da bilmediğiniz üzere, LetsGoDergi için Konya’dayım. Dün sabah erkenden geldim, birazdan İstanbul’a dönüyorum. Evet şu an havalimanından bildiriyorum. Konya’nın altını üstüne getirdim diyebilirim. Sille Köyü, Kilistra, Çatalhöyük, Hacı Şükrü, Somatçı, Kadınlar Pazarı bunlardan sadece bazıları. Tüm detayları, Konya Lezzetleri yazıları olarak, LetsEat köşemde okuyabileceksiniz. Ama Konya’nın bir lezzeti var ki, -bayılırım- Konya Küflü Peyniri; sadece okumakla yetinmeyip tadabilmeniz için yanımda getiriyorum! Haftaya 19 Kasım’da Göztepe Bağdat Caddesi, Vino Steak House’da yapacağım Son Mastori Pişirsin Biz Yiyelim yemeğinde, bu nefis lezzeti tadabileceksiniz. Hala bakmadıysanız, menü için linki tıklayabilirsiniz; https://sonmastori.com/2014/11/05/19-kasim-carsamba-son-mastori-pisirsin-biz-yiyelim/ Bir de az yerim kaldı, hatırlatırım. Sonra okumadım, duymadım demeyin 🙂

Karamelize Soğanlı Poşe Yumurta

Poşe yumurta yapmak bazen zorlayıcı olabilir. Ama benim çok kolay, garanti bir yöntemim var; pratik ve her defasında mükemmel poşe yumurta yapmayı sağlıyor. Karamelize soğanlar, çavdar ekmeği, az tuzlu Manyas peyniri ve biraz da trüflü tuz ile çok basit ama muhteşem bir yemek yaptım kendime. Yanında da daha önceden yaptığım balkabağı çorbası ile geç kahvaltı ile öğle yemeği arası bir öğün oldu. Öncelikle soğanları doğrayıp, zeytinyağlı tavada karamelize ettim. Çavdar ekmeğini doğrayıp üzerine bolca az tuzlu Manyas Peyniri dizdim. Peynirli çavdar ekmeğini soğanları pişirdiğim tavaya koydum. Ekmeğin alt tarafı kızarırken yumurtayı poşe etmek üzere hazırladım. Küçük bir kabı yağlayıp, strech film ile kapladım. Strech filmin içini zeytinyağladım. İçine yumurtayı kırıp strech filmi bohça gibi kapattım. Kaynayan suya içi yumurtalı bohçayı bıraktım, 2.5 dakika sonra çıkarttım. Bu arada yumurta pişerken, diğer yanda ekmeği ters yüz ettim, peyniri hafifçe erittim. Üzerine bolca karamelize soğan yerleştirip son olarak strech filmden çıkarttığım poşe yumurtayı koydum. Üzerine trüf tuzu biraz da karabiberle muhteşem oldu. Malzemeler: 1 adet kuru soğan 1 adet yumurta Az tuzlu Manyas Peyniri Çavdar Ekmeği Zeytinyağı Trüflü …

19 Kasım Çarşamba / Son Mastori Pişirsin Biz Yiyelim

Sonunda, beklenen Son Mastori Pişirsin Biz Yiyelim’e kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu sefer Göztepe Bağdat Caddesi’nde, Vino Steak House’dayım. Tam bir sonbahar menüsü hazırladım. Menü her zamanki gibi eşleşmeli, ama biliyorsunuz eşleşmeyi yazamıyorum fakat şunu söyleyebilirim ki her tabakla farklı bir üzüm gelicek 🙂 Yemek esnasında ben yemekleri yapmakla meşgul olacağım için, sizinle sofraya oturamayacağım. Ama yine, arada yemekleri ve eşleşmeyi anlatıp, en sonunda da tatlı ile beraber sizlerle birlikte olabileceğim. Daha sonra da menüde yediğiniz yemeklerin çoğunu burada tarifleyeceğim. Artık gerisi sizde, umarım gelebilirsiniz ve lezzetli bir akşam geçiririz. Menü Amouse Bouche Yıldız Anasonlu Havuç Çorbası Ördek Pate Çıtır Soğuk Başlangıç Rezeneli Hamsi Gravlax, Kıtır Çavdar Sıcak Başlangıç Konya Küflü Peynirli Perohi Ana Yemek Ördek Tandır, Kestane Püresi ve yanında Armut Sos ile Tatlı Çikolatalı Armut Tatlısı ve Hamur Topları ile Dulce de Leche Saat:20.00 Adres: Tütüncü Mehmet Efendi Cad.(istasyon Cad. Başlangıcı) No:1/1 Göztepe / İstanbul Tarif: Bağdat Cad. Göztepe Işıklar Yapı Kredi’nin arka binasındaki müstakil ev Rezervasyon: inciozayhatipoglu@gmail.com 17 Kasım Pazartesi rezervasyon için son gündür. Fiyat: Kişi Başı 140 TL (eşleşmeler dahildir)

Bir Tabak Sonbahar

Safranbolu’ya gidip yeni bir tarif yaratmamam mümkün değildi. Son yazımda da söylediğim gibi, daha oradayken kafamda oluşturmuş, pişirmiş hatta yemiş yutmuştum. İstanbul’a gelir gelmez, ayağımın tozuyla, tarifimi gerçeğe dönüştürdüm, ve tabiki yedim yuttum. Şimdi sıra sizde, buyurun size, şifa niyetine bir tabak sonbahar. Esasında herşey yol üzerinde, tam olarak Bolu’da gördüğüm, şahane balkabakları ile başladı. Bal kabağının dışı ayrı, içi ayrı güzel. Çorbası,güveci, tatlısı, keki uzun lafın kısası, girdiği herşeyi zenginleştiriyor. Rengiyle, kokusuyla, dokusu ve her haliyle kendisini sonbahar mutfağımda görmeyi çok seviyorum. Evet anladığınız üzere balkabağı cepte… Safranbolu’nun alamet-i farikası malum, dünyanın en pahalı baharatı safran… Safranbolu’nun safranı, genel safran hakkında bilgileri, çektiğim fotoğrafları ile birlikte Let’s Eat köşemde yazdım, buradan okuyabilirsiniz http://www.letsgodergi.com/safranbolunun-gastronomik-hazinesi-safran/ Safran; tavuk, kabuklu deniz mahsulleri, kuzu eti, yumurta,havuç,pirinç,yaz kabağı, bal kabağı, kakule, tarçın gibi malzemelerle çok yakışır. Bu tarifte ana malzemem tavuk. Hazır havalar da soğuyorken nezleden, gripten de korur diyerek organik tavuk suyu hazırladım. Öncelikle organik tavuğu yıkadım, kuru soğanla birlikte tencereye yerleştirdim. Üzerine soğuk su ilave edip, kısık ateşte üzerinde oluşan köpükleri alarak pişirdim. Bu arada safranı hazırladım. Safranı …

Let’s Eat!

İngilizce başlık da nereden çıktı demeyin, zira iki seferdir verdiğim ipuçlarına noktayı koyuyorum, çünkü Let’s Eat benim köşemin adı. Türkiye’nin en büyük turizm ve seyahat acentası olan ETS Tur’un web dergisi, Let’s Go Dergi’deki – http://www.letsgodergi.com – köşem, Let’s Eat. Bol fotoğraflı bir yeme-içme rehberi diyebiliriz. Fotoğraflar her zamanki gibi bendenize ait. Dergiye tıkladığınızda Let’s Eat’i göreceksiniz, oradan da tüm yazılara ulaşabilirsiniz. Gidilen bölgenin yöresel yemeklerinden tutun da, evlerde ne pişer, bölgenin özel ve nitelikli malzemeleri nedir, hatta yöre halkının kullanmadığı gizli malzemeleri bile yazıp fotoğrafladığım bir kaynak. Bildiğiniz gibi bu blogda, özellikle kendime ait olan, genellikle gittiğim yerlerden ilham aldığım, yemek tarifleri veriyorum. Let’s Eat’te yemek tarifleri yok. Haftasonu Let’s Eat için Safranbolu’daydım. Hem de tam safran çiçekleri açmış, kanlıca mantarları bir bir topraktan fırlamışken… Bir iki güne tüm fotoğrafları hazırlamış, yazısını yazmış olurum. Yazı yayınlandığı gibi buradan link paylaşacağım. Safranbolu’ya gidip de ilham almamak mümkün mü? Değil tabi, kafamda bir tarif geliştirdim, yedim yuttum bile. İşte bu tarifimi de gerçeğe dönüştürdüğüm gibi buraya koyacağım. (Bir günlük müsadenizi isterim) Let’s Eat’te şimdiden 10 yazı …

Fırında Cennet Hurması

Tam mevsimi! Palamudun, lüferin en güzel zamanları. Bereket bu ya, bu sene İstanbul güzel palamut, torik, lüfer yaptı. Balık alırken boylarına dikkat etmek gerekiyor. Lüfer mesela, 25cm’in altında oldu mu yumurtlayamıyor… Defne yaprağı, çinekop, sarı kanat bunların hepsi lüferin yavrusu; yumurtlayacak olgunlukta olmayan balıklar, diğer bir deyişle yakalanıp satıldığı müddetçe lüferin soyunu tüketecek balıklar. 4 senedir Fikir Sahibi Damaklar ve Greenpeace’in önderliğinde yürütülen “Seninki kaç santim” kampanyası bu konuda farkındalık yaratan, en başarılı kampanyalardan bir tanesi. Detayları için ikisinin de web sayfasına göz atabilirsiniz. Gelelim günün konusuna, diyelim irice bir palamut aldınız. Nasıl yapacağınıza karar veremiyorsanız, geçen sene yazdığım, Kendi Tutamadığım Palamut tarifine bakıp yardım alabilirsiniz; https://sonmastori.com/2013/10/06/kendi-tutamadigim-palamut/ . Palamutu güzelce pişirip, afiyetle yediniz. Peki ya sonra? İşte sonrası mühim, palamut bu, olduğu yerde durmaz… Öldürmek lazım tabiri caizse. Bu sefer kelli felli, şerbetli tatlıları bir kenara bırakın diyorum, zira cennet hurmasının diğer ismiyle Trabzon hurmasının da tam mevsimi! Eylül sonundan Aralık başına kadar bulunabilen Trabzon Hurması tam bir sonbahar meyvası. Zamanı çok kısa olduğu için, güzelini buldukça yemeli. Tarif çok basit, zaten kendisi başlı başına …