Aylar: Nisan 2014

Morel (Kuzugöbeği) Mantarı Avı’na çıktık

Haftalar evvel duyurusunu yapmıştım hatırlarsınız, Morel Mantarı Avına çıkıyoruz diye. Dün gittik, iki sepet doldurduk, geldik. Böylelikle 2014 yılının ilk Gastro Turunu, Kanula Turizm işbirliği ile gerçekleştirdik. Pazar sabahı güneş yeni doğarken 14 kişilik bir grup ve şans meleğimiz ile birlikte yola koyulduk. Yaklaşık 3 saat süren yolculuğumuz sonrası, rotasını önceden belirlediğim Av bölgesine ulaştık. İstanbul’da kapalı olup bizi tedirgen eden hava, Bolu’ya vardığımız anda günlük güneşlik oldu. Araçtan iner inmez, elimizde sepetlerimiz ormana daldık. Ormanda ilk karşımıza çıkan mantar “sahte morel” yani zehirli morel oldu. Yaklaşık yarım saat, morel harici bir sürü mantar gördük. Nehir kenarından devam eden, ikinci yolumuza doğru, bulunduğumuz bölgeden ayrıldık. Nehir kenarına tam gidiyorduk ki ilk morel ile selamlaştık, derken ikincisi, üçüncüsü ve nihayetinde bir sepet dolusu… Nasıl kesilmesi gerektiğini, çok küçükleri ve çok yaşlıları toplamamamız gerektiğini anlattıktan sonra grubun heyecanı 40 yıllık mantar avcılarına taş çıkartır cinstendi. Üç saat süren morel avı sonrası, ısırgan otu,adaçayı ve nane de toplayıp piknik yerine gitmek üzere av bölgesinden ayrıldık. Leziz pikniğimiz sonrası morelleri nasıl temizlemek gerektiğini gösterdim. Hepsini teker teker fırça ile …

Taze Sarımsaklı Çiriş Otlu Bezelye

Yoğun geçen, güzel bir haftayı geride bıraktım. Çok önemli üç davete yemek hazırladım, Mayıs ayı yazılarımı tamamladım, gastro turlarla ilgili haldur huldur çalıştım, toplantıları saymıyorum bile… Neticede yeni tarif yazmakta biraz geciktim, bu hafta da yoğunum ama söz geçen haftayı telafi edeceğim. Zambakgillerden beyaz çiçekli bir bitki olan çiriş otunu buldunuz mu kaçırmayın. Kendi başına yemeğini yapabileceğiniz gibi, yemeklerin içine farklı bir lezzet vermek için de kullanabilirsiniz. Ben bugün, hemen yanı başındaki bezelyeleri görünce bu birlikteliği kutsamaya karar verdim. Taze sarımsaklı, çiriş otlu bezelye yemeği yaptım, oldu bana bir tencere bahar… Öncelikle bezelyeleri ayıkladım, çirişleri temizleyip yaklaşık 4 cm kalınlığında dilimledim. Yarım kuru soğanı fare dişi kesip, az zeytinyağında bezelyelerle birlikte kavurdum. Üzerine su ilave edip, ocağın altını kıstım. Ayrı bir tavada çirişleri 1 dakika kavurdum. Bezelyeler yumuşamaya yakın çirişleri ilave ettim. Tuz,karabiber ve kimyon koyup ocağın altını kapattım. Çirişleri kavurduğum tavada taze sarımsakları kızarttım. Servis tabağına almadan evvel bezelyelere 1 kaşık krema koyup, karıştırdım. Son olarak kıyılmış taze nane, kıyılmış taze dereotu ve kızarttığım sarımsakları ilave edip, pirinç pilavı ile birlikte servis ettim. Malzemeler: …

Morel (Kuzugöbeği) Mantarı Avı

Morel Mantarı Toplama Etkinliğini biraz değiştirdim. Talep üzerine konaklamalı değil günü birlik, sabah gidip akşam dönecek şekilde revize ettim. Daha önce mantar topladıysanız, ne kadar eğlenceli olduğunu zaten biliyorsunuzdur, ama hiç denemediyseniz buyrunuz işte fırsat. Mantar işi şans işi, kilolarca toplamayı garanti etmiyorum ama, tertemiz orman havasında çok eğleneceğiniz kesin. Öncelikle belirtmeliyim ki ben bir mikolog, yani mantar uzmanı değilim, şefim. Uzmanlık alanım şarap. Mantar toplamaya hobi olarak başladım. Okulda (gastronomik açıdan) mantar çeşitleri ile, hem teorik hem pratik olarak çalıştık, ama bilimsel bir inceleme yapmış değilim. Fakat morel dediniz mi akan sular durur, gerçek bir morel avcısıyım. Ormanda morelin peşinden giderken, birçok mantar türüne denk geleceğiz. Hiç birini, değil toplamak dokunmayacağız bile. Sadece ve sadece morel (kuzugöbeği) toplayacağız, bu konuda çok hassas olduğumu açıklamak istedim. Tarih: 27 Nisan Pazar günü Bölge: Bolu, Abant Morel mantarı nedir, nasıl toplanır, nerelerde bulunur, nasıl yenir ve tabiki nasıl yapılır, tarifleri ile birlikte paylaşacağım. Bütün ulaşım ve transferler, araç içi ikramlar, breakfast box sabah kahvaltısı, öğle yemeği (piknik köfte/sucuk ekmek), sürpriz ikramlar ve rehberlik ücrete dahildir. Sunulanların haricindeki …

Sardalyalı İç Bakla Fava

Baharla birlikte en sevdiğim sebze ve meyveler tezgahlarda yerlerini almaya başladı. Çilek, karadut, sakız enginarı, taze soğan, taze nane, taze sarımsak, kuzukulağı, bezelye, kuşkonmaz, bakla, iç bakla…. Hepsini bu aralar bol bol kullanıyorum. Bu hafta iki önemli catering işim var, menüyü değil belki ama, malzemeleri tahmin etmeniz zor değil:) Bugün, İç bakla çıktığından beri ikinci kez yaptığım, favori fava tarifimi paylaşmaya karar verdim. Bol naneli,bol dereotlu, tam iki tek atmalık, bahar tadında bir tarif. Öncelikle iç baklaları ayıkladım, bol tuzlu ve limonlu suda 15 dakika haşladım. Suyunu süzüp, zeytinyağı ile birlikte püre haline getirdim. Soğuması için beklettim. Klasik iç bakla fava yaparken biraz şeker koyar, lezzetini arttırırım, fakat bu tarifte kullanmıyorum, tavsiye etmemekle birlikte zevkinize göre şeker ilavesi yapabilirsiniz. Taze sarımsak, dereotu, nane ve tuzlu sardalyaları çok ince olmayacak şekilde kıydım. İyice harmanlayıp, ılınmış favaya kattım. Sardalyalar zaten tuzlu olduğu için ilave tuz koymadım. Ekşi Maya baget ekmekleri ısıtıp, üzerlerine sardalyalı iç bakla favayı sürüp, bolca zeytinyağı gezdirdim. Gerisi malum…Afiyetler! Malzemeler: 500gr iç bakla 1 adet limon 1/2 demet nane 1/2 demet dereotu 10 dilim …

Patatesli Hamur Kızartma

Sonunda Avusturya Alpleri’nden ilham aldığım yemeği yaptım. Yine çok kolay, ama bu sefer çok sağlıklı olduğunu söyleyemem. O da kırk yılda bir olur, hergün yiyecek halimiz yok elbet. Avusturya mutfağında patatesin önemi büyük, kaldığım Tirol Bölgesi’nin süt ve tereyağı ise dillere destandı. Hal böyle olunca patatesli hamurlar yapıp bol tereyağında kızarttım. Gözlerimi kapatıp yerken, kokular beni Alp’lere geri götürdü. Özellikle kümes hayvanları ya da kuzu etleri yanında yemenizi tavsiye ederim. Öncelikle patateslerin kabuklarını soyup gelişi güzel kestim. Bol tuzlu suda yumuşayana kadar haşladım. Hazır olunca fazla suyunu süzüp, erimiş tereyağı ile birlikte püre haline getirdim. Soğumaya bıraktım. Soğuyunca, yumurta sarılarını, elenmiş un ve irmiği patates püresine katıp, yumuşak bir hamur elde ettim. Tezgahı unlayıp, hamurdan parçalar kopararak, parmağa benzer şekiller verdim. Bol tuzlu kaynar suya attım. Hamurlar suyun üstüne çıkınca sudan alıp kenara koydum. Kuruduktan sonra erimiş tereyağı içinde kızarana kadar çızırdattım. Üzerine karabiber ilavesi ile soğutmadan yedim. Malzemeler: 500gr patates 200gr buğday unu 50gr irmik 3 yumurta sarısı 30gr tereyağ Tuz & Karabiber Kızartmak için tereyağ Not: Kalan Avusturya fotoğraflarını da, orman selfie’si eşliğinde …

Riedel – Bölüm 2

Avusturya’dan döneli 1 hafta olmasına rağmen oturup, yazı yazacak vaktim olmadı. Catering işleriydi, toplantıydı derken bugün fırsat yaratıp, en azından güzel fotoğraflarla gözleriniz bayram etsin istedim. Geçtiğimiz Çarşamba çok özel bir davetin yemeklerini yaptım. Adı üzerinde özel davet olduğu için ne fotoğraf ne de tarif paylaşıyorum, ama çok güzel geçtiğini söyleyebilirim. Bugün de tarif yok ama, yarın Avusturya Alp’lerinden ilham aldığım bir yemek yapacağım, tarifi de pazartesi paylaşmış olurum. Riedel’e gelince, tadımıma gelin hem anlatayım, hem de kendiniz deneyimleyin. Tadımdan ötesini garanti ediyorum, bakış açınız değişecek ve üstelik işin içinde sihir yok. Not: Fotoğrafların devamı (en güzelleri) yarın tarifle birlikte. >