Aylar: Kasım 2013

Tatlı Patates Püresi

Ana vatanı Peru olan, vitamin ve mineral deposu talı patates artık ülkemizde, Akdeniz Bölgesinde de üretiliyor. Süper Gıdalar arasında yer alan tatlı patatesin tam mevseimindeyiz. Tatlı patates adından da anlaşılacağı üzere tatlı.Tadını tarif etmek gerekirse patates, balkabağı, havuç karışımını andırdığını söyleyebilirim. Henüz İstanbul’da pazarlarda bulunmuyor ama marketlerde bulabilirsiniz. Patates olduğuna bakmayın, kilosu 19TL oldukça pahalı. Ama 1 patates iki kişiye fazlasıyla yetecek miktarda garnitür oluyor. Özel günler ve davetlerde fark yaratmak için düşünülebilir zira tatlı patateslerle yapılabilecek onlarca yemek var. Ben bu sefer çok basit, sebzenin tadını derinleştiren bir püre yaptım. Öncelikle patatesi yıkayıp, kurulayıp güzelce zeytinyağladım. Tuz ve taze çekilmiş karabiber ilave edip, alimünyum folyoya sarıp, 200derecelik fırına attım. Yaklaşık yarım saat sonra pişmiş, yumuşamış patatesi fırından çıkarttım. Kabuklarını soyup, zeytinyağı ve kereviz tozu ile karıştırdım. Parmigiano Reggiano (parmesan) rendeledim. Hazır rendelenmiş olanları hem tadı bozulduğu için hem de kuru oldukları için asla alıp, kullanmam. Parmigiano Reggiano yerine Grana Padano (ülkemizde çoğunlukla parmesan olarak bu kullanılıyor) ya da eski Kars Kaşarı da kullanabilirsiniz. Üçünün de lezzeti elbette bambaşka olacaktır. Bir ara peynirlerle ilgili bir …

Karamelize Havuç

Dün paylaştığım, meşakatli tarifimden sonra bugün 5 dakikada yapabileceğiniz, mükemmel bir yemek eşlikçisi, garnitür tarifim var. Özellikle ızgara tavuk, kuzu, hindi ve dana etlerinin yanında hem görsel hem de lezzet olarak çok yakışacağının garantisini verebilirim. Öncelikle havuçların kabuklarını soyup 7cm uzunluğunda 2cm kalınlığında kestim. Zeytinyağını tavaya koyup içine ortadan ikiye kestiğim sarımsakları koydum. Ocağın altını yakıp, sarımsaklar kokusunu çıkarana kadar soteledim. Sarımsakların rengi döndüğünde havuçları ilave edip hafifçe yumuşayana kadar soteledim. Ocağın altını kısıp portakal-havuç suyunu koydum (havuçların üzerini ½ cm geçicek kadar). Tuz ve karabiber ilave edip, havuçlar suyunu çekene kadar pişirdim. Havuçların çok pişmemesine, hafif diri kalmasına dikkat edin. Ocaktan almaya yakın tarhun otlarını ilave ettim. Tarhun otlarını öldürmeden ocağın altını kapattım.Bu aşamada üzerine 1 tatlı kaşığı bal ve tereyağ ilave edebilirsiniz, lezzetlendirecektir ama ben daha sağlıklı olması için bu sefer tercih etmedim. Servis tabağına aldım, ılındırmadan sıcak servis ettim. Malzemeler 4 büyük Havuç 4 büyük diş Sarımsak 100gr Portakal-Havuç Suyu 1 avuç Taze Tarhun Otu Zeytinyağı Tuz & Karabiber 1 tatlı kaşığı Tereyağ (opsiyonel) 1 tatlı kaşığı bal (opsiyonel) Hazırlama Süresi:10 dakika …

Pırasa Dolması

Bugün ki tarifimin biraz sabır, biraz da vakit gerektirdiğini itiraf etmeliyim. Ancak sonucun tüm bunlara değer olduğunu da ayrıca belirtmek isterim ki gözünüz korkmasın. Malum mevsim pırasaları büyüdü, irileşti, etlendi pek de lezzetlendi. Tam içleri doldurmalık, kebabları yapılmalık hale geldi. İşte bu yüzden, ben diyim pırasa dolması siz diyin pırasa kebabı yapmaya karar verdim. Öncelikle pırasaları iyice yıkadım, saplarını kestim. Havuçları gelişi güze kesip, pırasa sapları ve kuru soğan ile birlikte içi su dolu tencereye koyup, yemeğimde kullanmak üzere kaynattım. Öte yandan pırasaları 4-5 cm uzunluğunda kestim. Kaynar suya atıp hafifçe yumuşayana kadar yaklaşık 3 dakika kaynattım. Bu sayede yumuşayan pırasalar birbirinden kolayca ayrıldı. Yalnız ayırırken yırtılmamaları için ekstra dikkat etmek gerekiyor. Teker teker ayırdığım pırasaları kenara alıp, kuzu kol kuşbaşılarını, satır kıyması yaptım. Satır kıymasıyla uğraşamam, alır kıymamı kasaptan yapırım diyorsanız, o da olur ama kebap lezzetini garanti etmem. Etler, irice kıymalar haline gelince tuz,karabiber,kimyon,ince kesilmiş sarımsak, rende kuru soğan ve biber salçası ile ovdum. Sıra pırasaları doldurmaya geldi. Pişerken kıymalar taşmasın diye, uçlarından 1’er santim pay bırakacak şekilde doldurdum. Pişirme tepsisinin tabanını yaprak …

Limonlu Krem Bar

Kabul etmek gerekir ki şeker dostumuz değil. Ne olursa olsun, hasta olmamak için şekerin kanda belli seviyenin üstüne çıkmaması gerekir. Fazlası beyin hücrelerinden tutun da akciğere, böbreğe,damarlara kısacası tüm vücuda saldırır. Mutluluk veren, serotonin hormonu üretmesi ise kendisini en büyük cazibe kaynağı yaratıyor ne yazık ki… Tüm bu olumsuz etkileri şekerden tamamen vazgeçmeme sebep olamıyor, doğrusu ara sıra tatlı yiyorum. Önemli olan dengeyi bozmamak olduğunu düşünüyorum. Şimdi gelelim günün tarifine; öncelikle limonların kabuklarını, rendeledim. Bu aşamada beyaz kısımlarının karışmamasına özen göstermek gerekiyor, aksi halde tatlıya acılık geçicektir. Daha sonra tabanı hazırlamak üzere kolları sıvadım. Tereyağını ve şekeri krema kıvamına gelene kadar, mikser yardımıyla karışırdım. Ayrı bir kapta unu, tuz ve limon kabuklarını karıştırıp, tereyağlı şeker ile birleştirdim. Limon suyunu da ilave edip yumuşak bir hamur elde ettim. Yağlı tepsiye yerleştirip önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 20dakika pişirdim. Üzerinin hafif karamel kahve rengine dönmesi gerekiyor. Fırından çıkartıp, limon kremasını yapmaya koyuldum. Yumurtaları şeker ile çırptım. Limon suyu ve kabuklarını ilave edip çırpmaya devam ettim.Son olarak unu da koyduktan sonra krema kıvamına gelene dek çırptım. Hazır olunca …

Nohut Salatası

Hali hazırda Kuzu Etli Humus tarifinden kalma, haşlanmış ve ayıklanmış nohutlarım varken, yılın son domatesleri ile güzel bir nohut salatası yapmaya karar verdim. Evinizde haşlanmış, ayıklanmış nohutlarınız yoksa, işe öncelikle nohutları bir gece evvelden soğuk suda ıslamakla başlayın. Sonra nohutları haşlayıp, kabuklarını soyun. Haşlarken suyuna tuz koymayın, aksi halde pişmesi saatler sürer. Lezzetini alabilmeniz için nohutlar dişe gelmeli, çok haşlayıp öldürmeyin. Kabuklarını da soyduktan sonra salatanın baş kahramanı olmak üzere, soğumaya bırakabilirsiniz. Öncelikle avokadoyu ortadan ikiye bölüp, ortasındaki çekirdeği çıkarttım. Kabuğundan çıkartıp, küp küp doğradım. Bir kaseye alıp, üzerine kararmaması için limon sıktım. Domatesin çekirdeğini ayırdım, salatalıkla birlikte küp küp kestim. Salatalığı sirkeli suda iyice yıkadıktan sonra kabuğunu soymadan kullandım. Kabuğunun verdiği kıtırtı özellikle bu salataya çok yakışıyor. Taze kişniş, taze maydanoz ve taze soğanı da doğrayıp malzemeleri tamamladım. Nohutları kaseye koyup üzerine misket limonu sıktım. Diğer malzemeleri ve zeytinyağı ilave edip, avokadoları ezmemeye özen göstererek karıştırdım. Tuz, karabiber ve sumak ekşisi koydum. En son üzerine, canım arkadaşlarım Naz ve Tarık’ın Lizbon’dan getirdikleri acılı sardalyayı koyup nohut salatasını tamamladım. Tariflerimde Türkiye’de bulamayacağınız malzemeleri kullanmamaya özellikle …

Kuzu Etli Sıcak Humus

Lübnan’a gitmiş olanlar bilir, yemek için masaya oturdunuz mu önünüze onlarca çeşit birbirinden lezzetli meze gelir.Bol yeşillik, labneh, çeşit çeşit turşular, zeytinler hatta çiğ et çeşitleri. Masa zengin ve bereketli olur. Hepsinin içinde benim favorim, sıcak yenen kuzu etli humus olmuştur. Bu tarifi Lübnan’da yediklerimden biraz farklılaştırarak yaptım. Humusun kıvamını daha yoğun yaptım ve üzerine eritilmiş tereyağ dökmedim. İlave olarak humusa kimyon ve sarımsak koydum. Öncelikle bir gece evvelden soğuk suda ısladığım, nohutları dişe gelir şekilde (bulamaç olmasına müsaade etmeden) haşladım. Bakliyatların haşlama suyuna tuz koyulmaz, aksi halde saatlerce pişmezler, bu yüzden nohutlar istediğim kıvama geldikten sonra tuzunu koydum. Nohutları süzüp kabuklarını ayıkladım. Humusunuzun daha lezzetli olmasını istiyorsanız üşengeçlik etmeyin, siz de kabuklarını ayıklayın ve tavsiyem haşlanmış konserveleri kullanmayın. Blender’a nohutları, zeytinyağını, limon suyunu, kimyon ve tahini koyup püre haline getirdim. Daha akışkan bir kıvam isterseniz, miktarı zevkinize göre ayarlayıp ılık su ilave edebilirsiniz. Ben yoğun ve koyu sevdiğim için hiç su koymadım. Humusu fırına dayanıklı bir kaba alıp, ortasını boş bıraktım. Önceden ısıtılmış fırına koydum. Tavayı hafifçe zeytinyağladım ve kızdırdım. Çam fıstıklarını ve kuzu …

Keçi Peynirli Cips Börek

Sigara böreği,muska böreği gibi küçük ve yağda kızartılan börekler, çok lezzetli ve pratiktir ama aynı zamanda çok sıradandır. Daha farklı, daha çıtır leziz börekler yapma arayışında olanlar için mükemmel bir tarifim var. Yalnız dikkat, bu cips börekler yüksek derecede bağımlılık yaratır. Öncelikle çam fıstıklarını yağsız tavada, renk değiştirinceye kadar kavurdum. Taze tarhun otunu irice kıydım.Tarhun otu Anadolu’da, özellikle yoğurt bazlı çorbalarda sıklıkla kullanılan, çok aromatik, lezzetli bir ottur. Pazarlarda, marketlerde bulabilirsiniz. Tazesini bulamazsanız, aktardan kurusunu da alabilirsiniz. Harç için, Keçi peynirini zeytinyağında ezdim, karabiber, kıyılmış tarhun ve irice kıyılmış çam fıstıklarını ilave ettim. Bir büyük yufkayı dörde katladım. Çember yardımıyla yuvarlaklar kestim. Kestiğim yuvarlaklardan bir parçaya yumurta beyazı sürdüm. Ortasına harç koydum, üzerini bir başka yuvarlak yufka parçası ile kapattım, kenara aldım. Harç ve yufkalar bitene kadar bu işlemi tekrarladım. Hazır olan cips böreklerimi kızgın yağda kızarttım. Soğutmadan, domates salsa ve acı biber ile birlikte sıcak servis ettim. Malzemeler: 1 yufka 60gr keçi peyniri 25gr çam fıstığı Bir tutam taze tarhun otu 1 yumurta akı Zeytinyağı Karabiber Hazırlama Süresi: 15 dakika Pişme Süresi: 2 dakika